5. Hukuk Dairesi 2011/11949 E. , 2011/20003 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: hak düşürücü süre dolduğundan davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili ve davalılardan ... yönü
**5. Hukuk Dairesi 2011/11949 E. , 2011/20003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: hak düşürücü süre dolduğundan davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili ve davalılardan ... yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı idare ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile ekilebilir ürün gelirine göre m2 bedelinin tespiti yöntem itibariyle doğrudur. Ancak; 1) Paydaş Ayşe ve Asiye YAKICI hakkında da dava açıldığından, bu davalılara da dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilip, davaya katılımları sağlanarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2) Taşınmazın özellikleri ve bilirkişi raporlarında belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda; objektif değer artırıcı unsur oranının % 425 den az olamayacağı gözetilmeden resen daha az artış oranı uygulanmak suretiyle eksik bedele hükmedilmesi, 3) Dava konusu taşınmaz üzerinde olup, davacılara ait yapının tamamının bedeline hükmedilmesi gerekirken, yapının bir kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından bahisle sadece kıyı kenar çizgisi dışında kalan bölümünün bedeline karar verilmesi, 4) Dava konusu taşınmazın 41,32 m²'lik bölümünün kıyı kenar çizgisi içersinde kaldığı ve bu yönden tapu iptal davası açıldığı, verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Tapu iptal davası kesinleşmiş ise bedeline hükmedilmemesi isabetlidir. Ancak, karar kesinleşmiş ise, bu kısmın da bedelinin bloke ettirilerek, bankaya 3'er aylık vadeli hesaba yatırtılması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davalılardan ...'nın temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.