4. Ceza Dairesi 2021/16742 E. , 2023/24108 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/214 E., 2016/2 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un 231…
**4. Ceza Dairesi 2021/16742 E. , 2023/24108 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/214 E., 2016/2 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. Sanık ...'nın dilekçesinin, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz niteliğinde olduğu ve itiraz merciine hitaben yazıldığı, temyiz mahiyeti taşımadığı belirlenmiştir. Sanık ve katılan sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına, ayrıca kasten yaralama suçundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan sanık müdafiinin temyizinin, katılan sanığın hakaret eylemine ilişkin delil bulunmadığına, sanığın hakaretinin ise sabit olduğuna, katılan sanık hakkında beraat kararı, sanık hakkında ise mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, ayrıca kasten yaralama suçundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine karşın müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Tarafların evli oldukları, aralarında ailevi meseleler nedeniyle bir takım anlaşmazlıkların bulunduğu, suç tarihinde çıkan tartışma esnasında birbirlerini yaraladıkları, ayrıca katılan sanığın "Kalın kafalı mısın sen anlamıyor musun, al bunları g...sok." şeklinde, sanığın da "Allah seni bildiği gibi yapsın gavur tohumu." şeklinde sözler sarf ederek karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri iddia edilmiş; Yerel Mahkemece hakaretin karşılıklı olduğu kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hüküm Yönünden Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; tüm dosya kapsamı ve tarafların anlatımları karşısında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar açısından Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. C. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.10.2015 tarihli sanığın sorgusunun yapılması olduğu ve bu tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin kanun yolu başvurusunun itiraz merciince incelendiği anlaşıldığından, esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2023 tarihinde karar verildi.