(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/12489 E. , 2013/13320 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın, 25.06.2011 tarihinde…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/12489 E. , 2013/13320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigorta şirketi oldukları aracın, 25.06.2011 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda, müvekkillerinin oğlu Süleyman'ın ağır derecede yaralandığını ve 07.07.2011 tarihinde de yaşamını yitirdiğini, davalı sürücünün kusurlu olduğunu ve ceza davasının derdest olduğunu belirterek, davacı anne ve baba için 5.000,00 er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir davacı için 10.000,00 ar TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur. Davacılar vekili tarafından, 16.10.2012 tarihli ıslah dilekçesi verilerek, maddi tazminat istemi, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmıştır. Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, maddi tazminat isteminin ıslah edilmiş hali ile kabulüne, davacı baba için 5.085,09 TL maddi tazminata, davacı anne için 6.599,14 TL maddi tazminata; manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile anne ve baba için 2.500,00 er TL manevi tazminata karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı ...'ın yerinde görülmeyen tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsımı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. BK.nun 47.maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülüklerde değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktadır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. 22.6.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlarda açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, ölenin anne ve babası olan davacılar yararına takdir olunan 2.500,00 er TL miktarındaki manevi tazminatın çok düşük olduğu görülmüş ve daha üst düzeyde, hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 3-Mahkemece, davalı ... Japan Sigorta A.Ş. lehine manevi tazminatın reddedilen bölümü için vekalet ücreti taktir edilmiş ise de, davacıların davalı ... Japan Sigorta A.Ş. aleyhine manevi tazminat talebinin bulunmadığı dava dilekçesi içeriğinden anlaşılmakta olup, davalı ... leline vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı ...'ın tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 939,69 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.