11. Hukuk Dairesi 2009/5575 E. , 2010/11529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/30 - 2008/517 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2009/5575 E. , 2010/11529 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/30 - 2008/517 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait trene bindikten sonra kapılar kapanmadan trenin hareket etmesi sonucu düşerek yaralandığını ileri sürerek, 7.000 YTL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının yaralanmasının trenden düşerek meydana geldiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacının davalıya ait trene bindiği sırada trenin hareket etmesi sonucu düşerek yaralandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı taraf 27.10.2002 tarihinde davalıya ait trene bindikten sonra trenin hareket etmesi sonucu açık olan kapıdan düşerek yaralandığını ileri sürmüş ve buna ilişkin olarak tanık beyanlarına ve hastane kayıtlarına delil olarak dayanmıştır. Taraflar arasında davacının kalçasında kırık olduğu ve bu nedenle tedavi gördüğü konularında ihtilaf yoktur. İhtilaf, yaralanmanın trenden düşme sonucu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, yazılı şekilde davacının trenden düşerek yaralandığını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içinde mevcut kayıtlarda kaza sonrası davacının tedavi amaçlı gittiği hastanede trenden düşerek yaralandığını beyan etmesi, bu beyanın olayın hemen sonrasında sıcağı sıcağına olması ve tanık beyanlarının da davacının bu beyanını destekler mahiyette bulunması ile olay tarihinde henüz 12 yaşında olduğu göz önüne alındığında davacının yalan beyanda bulunduğunun kabul edilmesi hayatın olağan akışına ters düşmektedir. Bu itibarla, mahkemece, davacının trenden düşmek suretiyle yaralandığının kabulü ile işin esasına girilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.