Başvuru, ceza davasında delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza davasında delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bilardo salonu önünde iki grup arasında çıkan kavga neticesinde bir kişi ölmüş, iki kişi de yaralanmıştır. Başvurucunun da aralarında yer aldığı bir kısım şüpheliler hakkında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma aşamasında başvurucunun elinde ıstaka tabir edilen sopayla olay yerinde olduğuna dair 21/4/2013 tarihli müşteki Me.Y.nin teşhis tutanağı dosyaya girmiştir. Soruşturma neticesinde başvurucunun müşteki Me.Y.yi yaralamaya teşebbüs ettiği, ayrıca olay yerinde aktif olarak bulunmak suretiyle F.Y.nin öldürülme olayının gerçekleşmesinden önce ve gerçekleşmesi sırasında maddi ve manevi yardımda bulunduğu, suç işleme kararını kuvvetlendirdiği, öldürme eylemine yardım etmek suretiyle katıldığı gerekçesiyle hakkında kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülen yargılamanın 10/7/2013 tarihli ilk celsesinde alınan savunmasında başvurucu, sesler gelmeye başlayınca korkudan eline sopa aldığını ancak kimseye vurmadığını beyan etmiştir. Bu celsede katılan Me.Y. beyanında; bilardo salonunun önünde arbede olduğunu, başvurucunun da dâhil olduğu kalabalık grubun maktul F.Y.nin ve kendisinin üzerine yürüyüp dövdüğünü, bir süre sonra tekrar aynı yere beş altı kişi toplanıp gittiklerinde ellerinde bıçak ve ıstaka olan kişiler tarafından kovalandığını ve nihayetinde bıçaklandığını, bu sırada Ma.Y. ve F.Y.nin de bıçaklanmış olduğunu ancak olayı görmediğini ifade etmiştir. Katılan Ma.Y. ise Me.Y. ile F.Y.nin ilk olayda dayak yediklerini görünce beş altı kişi toplanıp tekrar bilardo salonunun önüne gittiklerini, burada 20-30 kişinin kendilerini beklediğini, sanıklardan ikisinin (S.T. ve A.N.Ş.) kendisini beş yerinden bıçakladığını, bu sırada Me.Y. ile F.Y.ye kaçmalarını söylediğini, elinde bıçak olan üç sanığın (S.T., A.N.Ş. ve S.S.) onları kovaladığını, Me.Y.yi yaralayanları görmediğini, F.Y.yi ise elinde bıçak olan aynı üç sanığın kovaladığını ancak hangisinin bıçakla vurduğunu görmediğini belirterek "[Me.Y.] kaçarken [F.Y.] biraz koşup duruyordu, huzurdaki sanıklar dışında daha fazla kişiler de vardı onlarla boğuşuyorduk." şeklinde beyanda bulunmuştur. Başvurucunun yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilen diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ve üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle Mahkemece tüm suçlar yönünden beraatine karar verilmiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi (Daire) tarafından yapılan incelemede başvurucunun katılan Me.Y.yi bilardo salonu önüne ilk geldiği sırada darp ettiği, maktul F.Y.nin öldürülmesi öncesinde ve sırasında elinde sopa ile kavgaya katılarak öldürme eylemine yardım etmek suretiyle iştirak ettiği şeklinde belirlemelere yer verilmiştir. Bu suretle başvurucunun kasten yaralama ve kasten öldürmeye yardım suçlarından cezalandırılması gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraatine karar verilmesi Dairece bozma nedeni yapılmıştır. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkeme, başvurucunun Me.Y.yi kasten yaralama ve maktul F.Y.yi kasten öldürmeye yardım suçlarını işlediğinden bahisle hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucu, temyiz dilekçesinde; katılanın soruşturma aşamasında verdiği herhangi bir beyanda adı geçmemesine rağmen iddianamede maddi hata yapılarak hakkında dava açıldığını, yargılamanın devamında da ne katılan ne de tanık beyanlarında adının yer aldığını, Mahkemece bu hata fark edilmediği hâlde delil durumuna göre beraatine karar verildiğini belirtmiştir. Aynı dilekçede başvurucu, Yargıtayın da iddianamedeki hatayı devam ettirerek hakkında bozma kararı verdiğini ve bu bozmaya uyularak Mahkemece haksız olarak cezalandırıldığını ileri sürmüştür. Daire; başvurucunun Me.Y.ye karşı işediği kasten yaralama suçu yönünden zamanaşımı süresini gözönüne alarak kamu davasının düşürülmesine, maktul F.Y.yi kasten öldürmeye yardım suçu yönünden ise "sübuta, delil yetersizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle" hükmün onanmasına karar vermiştir. Başvurucu, nihai hükmü 16/11/2021 tarihinde öğrendikten sonra 18/11/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne ve adil yargılanma hakkı dışındaki şikâyetlerinin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetlerinin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.