1. Hukuk Dairesi 2025/5960 E. , 2026/2117 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/407 E., 2024/583 K. Dava; tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Davacı; 23.07.2010 tarihli protokol gereği dava konusu 10 19... parsel sayılı taşınmazda bulunan 57 nolu bağımsız bölümdeki ½ payını davalı ...’ye satış yoluyla temlik ettiğini ancak protokol gereği devri gereken kulüp işletmesi ruhsatının davalı tarafça devrinin yapılmadığını, davalı tarafça bonoya…
1. Hukuk Dairesi 2025/5960 E. , 2026/2117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/407 E., 2024/583 K. Dava; tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Davacı; 23.07.2010 tarihli protokol gereği dava konusu 10 19... parsel sayılı taşınmazda bulunan 57 nolu bağımsız bölümdeki ½ payını davalı ...’ye satış yoluyla temlik ettiğini ancak protokol gereği devri gereken kulüp işletmesi ruhsatının davalı tarafça devrinin yapılmadığını, davalı tarafça bonoya dayalı icra takibi, haciz ve muhafaza işlemleri yapılması üzerine ıztırar hali içerisinde hacizden bir gün sonra anılan protokolü yapmak zorunda kaldığını, davalı ...’nin temlik aldığı taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalılara devrettiğini, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu, davalı ...’un davalı ...'nin avukatı ve davalı ... Şirketinin sahibi olduğunu, davalı ...’in ise davalı ...’un müvekkili ve aynı zamanda davalı ...’nin eşi ...’nin iş yaptığı bir kişi olduğunu, davalı ...’ın da davalı ... ve davalı ... ile ticari ilişkisi olduğunu ileri sürerek dava konusu 10 19... parsel sayılı taşınmazda bulunan 57 nolu bağımsız bölümün çekişmeli ½ payının tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen faiziyle birlikte tahsilini istemiş; alacak isteğinin tefrikine karar verilmiştir. Davalılar; hak düşürücü sürenin geçtiğini, ıztırar halinden söz edilemeyeceğini, iddiaların yerinde olmadığını, iyiniyetli 3. kişiler olduklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, resmi senetlerde taraf olmayan davalı ... bakımından davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... bakımından iddianın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile iptal-tescile ve davalılar ..., ..., ... ve ... Tic. Ltd. Şti'nin tarafı olduğu resmi senetlerin iptaline karar verilmiş, kararın davalılar ..., ..., ... ve ... Ticaret Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "....ön inceleme duruşmasında mahkemece, tarafların anlaşamadıkları hususlar, dayanılan hukuki sebep ya da sebeplerin nelerden ibaret olduğu, isteğin ne olduğu saptanmamış; gerekçeli kararda da hukuki niteleme yapılmayarak davanın kabulü ile iptal-tescile karar verilmiştir. İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimine göre, yukarda anılan ilke ve düzenlemeler ışığında davadaki uyuşmazlık konusunun, dayanılan hukuki sebep ya da sebeplerin neler olduğunun açık bir şekilde belirlenmesi, buna göre hukuki nitelemenin yapılarak uygulanacak yasa hükmünün tespit edilip uygulanması suretiyle bir inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kabule göre de, iptal tescille yetinilmesi gerekirken ayrıca resmi senetlerin iptaline karar verilmesi de isabetsizdir..." gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazın davacı tarafından 23.07.2010 tarihli protokol gereğince davalı ...'a, ... tarafından davalı ... Limited Şirketine (şirket yetkilisi davalı ...), anılan Şirket tarafından davalı ...'e, ... tarafından da davalı ...'a satış yoluyla devredildiği, 23.07.2010 tarihli protokolün dayanağının ise adi yazılı şekilde düzenlenen limited şirket hisse devrine ilişkin 17.03.2010 tarihli protokol ve satış sözleşmesi olduğu, ancak limited şirket hisse devirlerinin noterde yapılması zorunlu olup adi yazılı şekilde yapılan hisse devrine ilişkin 17.03.2010 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğu, geçerli olduğu varsayılsa dahi sözleşmede belirtilen beach club olarak işletilen işyerinin yeşil alanda kaldığından bahisle yıkımına karar verildiği, dolayısıyla dava konusu taşınmazın devrine esas 23.07.2010 tarihli protokolün 3. maddesindeki işyerinin ruhsatının bulunduğunun devir edenler(davalılar) tarafından taahhüt edildiğine yönelik şartın da yerine getirilmediği, taşınmazı ilk el ...'den edinen diğer davalıların ise edinimlerinde iyiniyetli olmadıkları, tüm davalıların arasında bağlantı bulunduğu ve muvazaalı olarak devirlerin sağlandığı gerekçesiyle kayıt maliki olan davalı ... yönünden davanın kabulü ile tapu iptal-tescile, kayıt maliki olmayan diğer davalılar yönünden ise pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 12.141,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.