11. Hukuk Dairesi 2024/852 E. , 2024/8668 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1641 Esas, 2023/1486 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/375 E., 2021/274 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar…
**11. Hukuk Dairesi 2024/852 E. , 2024/8668 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1641 Esas, 2023/1486 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/375 E., 2021/274 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ilk olarak 1973 tarihinde üretime başladığını, hububat, bakliyat, tohum ve yağlı tohum ailesinde yer alan kuru sebzelerin hasat esnasında ve hemen sonrasında ürüne karışan toz, taş, toprak, saman, cam ve bunun gibi ürün harici maddeleri ile ortalama üründen küçük, az yetişmiş, kırılmış, yabani tohum, zedelenmiş tohum veya başka mahsul tohumu gibi maddeleri ayıran makinelerin üretimini gerçekleştirdiğini, TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2019/547540, 2017/48866, 2017/48865, 2017/48863, 2017/48857, 2016/03958, 2015/88557, 2015/111615, 2014/106592, 2014/106586, 2010/47415, 2007/15248, 2003/1572 sayılı markalarının bulunduğunu, davalı şahsın 2019/54740 sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusuna müvekkili şirket tarafından benzerlik, karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, eskiye dayalı kullanım ve kötü niyet gerekçeleriyle itiraz edildiğini, itirazın YİDK'nun 15.10.2020 tarih ve 2020-M-8450 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, ancak müvekkili şirketin “...” ibareli kullanımlarını tescilli bir şekilde "... TECNOLOGY+ŞEKİL" logosu ile gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin "www.akyurekltd.com" ibareli alan adı üzerinden de 24.09.2004 tarihinden bu yana ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, davalı şahsın müvekkili şirketin eski hissedarlarından Sabahattin ...’in kızı ve müvekkili şirketin eski çalışanı Gökmen ...’in kardeşi olduğunu, davalının babasının şirkette bulunan hisselerini devrederek şirket bünyesinden ayrıldığını, davalının kardeşi ve babasının ... Teknoloji Makine Reklamcılık Sanayi Ticaret ve Ltd. Şti.’ni kurarak faaliyetlerini gerçekleştirdiğini, davalının ağabeyi Gökmen ... ile müvekkili şirket arasında şirketin ticaret unvanına, tescilli alan adına ve tescilli markalarına tecavüz teşkil eder kullanımlarda bulunulduğuna yönelik açılmış birçok dava dosyası olduğunu, ayrıca müvekkili firma markaları ile iltibas teşkil eden birçok marka başvurusu ve savcılık soruşturması gibi hukuki ihtilafların bulunduğunu, davalı şahsın bahsedilen husumetten haberdar olmasına rağmen, dava konusu marka başvurusunda bulunulmasının kötü niyetli olduğunu, dava konusu marka başvurusu ile müvekkili şirkete ait markaların aynı sınıfları kapsadığını, davalı şahsın müvekkili şirkete ait markadaki hakim unsurun ilk üç harfi olan “...” ibaresini, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği emtia ve hizmetler bakımından müracaata konu ettiğini, “...” ve “...” ibarelerinin nihai tüketici nezdinde müvekkili şirket kullanımları neticesinde meşhur ve maruf hale geldiğini, müvekkili şirkete ait logoda “...” ibaresinin altının çizili olduğunu ve markada dikkat çektiğini, davalı şahsın babası ile müvekkili şirket arasında imzalanan centilmenlik anlaşmasında, davalı tarafın markaları ve benzerlerini kullanma ihtimalinin olmadığının açıkça bildirildiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’nın 2020-M-8450 sayılı kararının iptaline, tescili halinde 2019/54740 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı gerçek kişi vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait “...” ibareli marka ile davacının itiraza gerekçe gösterdiği “...” ibareli markaların görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından hiçbir benzerlik içermediğini, dolayısıyla markalar arasında iltibastan bahsedilemeyeceğini, “...” harf grubunun dava dışı bir firmaya ait marka ve ayrıca ticaret unvanı olduğunu, davacının “...” harf grubunun kendilerine ait olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın sunulan İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/268 E. sayılı dosyasında “...” markası ile “...” ibaresinin benzer olmadığından iltibasa sebebiyet vermeyeceğine, “...” markasının esas ve ayırt edici unsurunun “...” olmadığına hükmedildiğini, müvekkili ile davacı şirket arasında derdest hiçbir dava ve husumetin bulunmadığını, müvekkilinin “...” marka başvurusunun 07. sınıftaki emtialarda tescil müracaatının tamamen iştigal alanını genişletmeye yönelik olduğunu ve davacıya ait “...” markalarının varlığı ile ilintili olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markanın kapsamında yer alan 07. Sınıf emtianın tamamının, davacıya ait önceki tarihli markalarda (2014/106592 sayılı marka hariç) aynen yer aldığı, dolayısıyla dava konusu mal ve hizmetlerin tamamı yönünden “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı, dava konusu markanın herhangi bir şekil ya da renk unsuru barındırmayan 6 harften oluşan siyah renk ile yazılmış, sadece ilk harfi büyük diğer harfleri küçük olarak oluşturulmuş "..." ibaresini içeren bir kelime markası olduğu, "..." ibaresinin herhangi bir anlam içermediği, markanın “a-ki-tek" ya da “a-ke-ye-tek" şeklinde okunacağı, dava konusu markanın esaslı ve tek unsurunun bir bütün olarak “...” ibaresi olduğu, davacıya ait tüm markalarda “...” ibaresinin, büyük harflerle ve siyah renk ile yazıldığı, davacıya ait bir kısım markalarda, “...” kelimesinin altında bir çizgi ve çizginin sonunda “tobacco”, “technology” gibi ibarelerin yer aldığı, davacı tarafın bu çizginin “...” markasının başında yer alan “...” harflerine vurgu yaptığını ifade etmiş olsa da, altında çizgi yer alan markaları incelendiğinde, bu çizginin sadece “...” harflerinin altında olmadığı, "...” ibaresindeki harfleri vurgulamaktan ziyade, kelimenin başında yer alan “çark/dişli” şeklinin altından başladığı, “Ü” harfinin altına kadar ve çizginin sonunda yer alan “tobacco”, “technology” ibarelerine kadar devam ettiğinin tespit edildiği, bu nedenle davacı markalarında “...” ibaresine vurgu yapan herhangi bir detayın bulunmadığı, dava konusu markada yer alan 7. sınıf emtianın, davacıya ait gerekçe olarak gösterilen markalarda yer alan 7. sınıf mallar ile ayniyet taşıdığı, fakat taraf markalarının görsel, işitsel, kavramsal ve bütünsel değerlendirmede benzer olmadığı, taraf markalarında ortak olarak bulunan emtiaların bilinçli tüketiciye hitap ettiği, ilgili tüketicinin taraf markalarını dava konusu edilen 7. sınıf emtia üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olduğu, davacı vekilinin kötü niyet iddiası bakımından inceleme yapıldığında, davacı şirketin, dava dışı ... ... ve ... Teknoloji Makine Reklamcılık Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi ile arasında uyuşmazlık bulunduğu aşikâr ise de işbu davanın davalısı olan ... ile aralarında herhangi bir uyuşmazlık olmadığı, davalı marka sahibinin babası veya ağabeyi ile davacı şirket arasında yaşanan uyuşmazlıkların, davalı ...'in kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği, kötü niyet iddiası yönünden kanaat oluşturmaya yeterli olacak bilgi ve belgelerin, gerek marka işlem dosyasında gerek dava dosyasında mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının başvurusuna konu “...” ibaresi ile davacının "..." ibareli itirazına mesnet markaları arasında işitsel, görsel, kavramsal ve genel izlenim itibariyle bir benzerlik olmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bağlantı kurma ihtimali dahil iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalının marka kullanımının başvuru şeklinden farklı olduğu iddiasının iş bu davanın konusunu oluşturmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığının kanıtlanamadığı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ... Kardeşler Tarım Ltd. Şti. ile ... Teknoloji Mak. Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında görülen benzer bir davada verdiği 2021/7239 E., 2023/1372 K. ve 07.03.2023 tarihli kararı ile 2020/1835 E., 2021/1721 K. ve 25.02.2021 tarihli kararının da aynı yönde olduğu,mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalının 2019/54740 sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının ... asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TürkPatent YİDK'nın 2020-M-8450 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.