11. Hukuk Dairesi 2024/608 E. , 2024/8804 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1263 Esas, 2023/1804 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/322 E., 2021/323 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi t…
**11. Hukuk Dairesi 2024/608 E. , 2024/8804 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1263 Esas, 2023/1804 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/322 E., 2021/323 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in, geçirdiği beyin kanaması sonucu bilincini yitirmesi üzerine, TMK'nın 405 inci madde gereğince, Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/109 E., 2018/211 K. sayılı ilamı ile kısıtlandığını ve eşi ...'in vasi olarak atandığını, bu yetkiye istinaden müvekkili ...'i temsilen ... Asfalt ve Yalıtım Ürünleri AŞ'nin 2018 yılı olağan genel kurul toplantısına katılan vasi ...'in yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini ve Kartal 20. Noterliğinin 29.03.2019 tarih 7985 yevmiye numarası ile tasdikli, 2018 yılı olağan genel kurul kararının tescili istemiyle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, 23.05.2019 tarihli karar ile tescil talebinin reddedildiğini, ret kararının e-imzalı bir örneği aynı gün eki tescil başvuru evrakı ile birlikte elden teslim alındığını, tescil talebine konu genel kurul toplantı tutanağında belirtildiği üzere, toplantının şirket'in yönetim kurulu başkanı ... tarafından açıldığını, ayrıca diğer iki yönetim kurulu üyesinin de toplantıda hazır bulunduklarını, yönetim kurulunun hamiline yazılı pay senetlerine zilyet olduklarını ispat edemeyen kişileri genel kurul toplantısına katılacaklar listesine dâhil ederek görevi kötüye kullandığını ve vasisi bulunduğu ...'in pay sahipliği haklarını gasbetmeye kalkıştıklarını, toplantı başkanınca bu hukuksuz uygulamaya geçit verilmeyerek yasaya uygun bir şekilde tanzim edilen hazirun listesi esas alınarak genel kurul toplantısına devam olunması üzerine, yönetim kurulu üyelerinin bu noktada toplantıyı terk ettiklerini, kaldı ki TTK'nın 408/3 fıkrası uyarınca, tek pay sahipli anonim şirketlerde bu pay sahibinin genel kurulun tüm yetkilerine sahip olup tek pay sahibi sıfatıyla genel kurula katılabileceğini ve oy kullanabileceğini, buna uygun şekilde bir hazirun listesi düzenlendiğini, toplantının devamında da bu listeyi esas alarak müzakere ve oylamaların yürütüldüğünü, toplantı tutanağı metninden açıkça anlaşıldığı üzere, payların türünün değiştirilerek hamiline yazılı payların nama yazılı hâle getirilmesine yönelik hiçbir irade beyanı bulunmadığını, hamiline yazılı pay senetlerinin müvekkili kısıtlının zilyetliğinde olduğunu, pay senetlerinde yönetim kurulu başkanı ...'in ve yönetim kurulu üyesi ...'in imzalarının bulunduğunu, ne genel kurul ne de yönetim kurulunda hamiline yazılı payların nama yazılı paylara dönüştürülmesine dair bir iradenin bulunmadığını, hâl böyle iken tescil talebinin reddi kararında şirketin pay sahipliğine ilişkin sözde tereddütlü noktayı bertaraf edecek bir belgenin başvuruya eklenmediği gerekçesine yer verildiğini, müvekkili kısıtlı, şirketin tüm paylarına sahip olup tek ortak olarak alınan kararın geçerli olmasına rağmen davalı tarafından tescil talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, sicil müdürlüğünün tescil başvurusunun reddine dair kararının iptaline, başvuru konusu genel kurul kararının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini, TTK'nın 32 nci maddesi uyarınca tescil talebinin kanuna uygunluğunu denetlemekle yükümlü olduğunu, TTK'nın 407/2 maddesi ve bu hükme ilişkin ikincil mevzuat kapsamında, 28.11.2012’de 28481 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan anonim şirketlerin genel kurul toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı temsilcileri hakkında yönetmeliğin 17 nci maddesinde yönetim kurulu üyelerinden birinin, genel kurul toplantısında hazır bulunmasının şart olduğu ve yine, genel kurul toplantı tutanağının da 16 ncı maddesi gereğince, yönetim kurulu tarafından hazırlandıktan sonra, toplantıda hazır bulunan yönetim kurulu üyelerinden biri tarafından imzalanması gerektiği düzenlemesine yer verildiğini, tescil talebine konu genel kurulun, yönetim kurulu üyelerinden birinin katılımı olmadan yapıldığını ve dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinden herhangi birinin imzası genel kurula ilişkin hazirun cetvelinde bulunmadığı gibi, hazirun cetvelinin de yönetim kurulu tarafından hazırlanmadığını, bu aykırılıklar nedeniyle davacının tescil talebinin reddine karar verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK 407/2 md. göre " Muahhas üyelerle en az bir yönetim kurul üyesinin genel kurul toplantısında hazır bulunması şarttır" hükmünü ihtiva etmesine rağmen yönetim kurulu üyelerinin kendilerine kanunen yüklenen görevi yerine getirmeyerek toplantıyı terk etmek suretiyle hakkın kötüye kullanımına yol açtıkları, şirketin organsız kalma halinin mevcut olup genel kurul toplantısının hayati öneme sahip olmasına rağmen görevin yerine getirilmemesinin genel kurul kararlarının geçerliliğine etki etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle sicil müdürlüğü ret kararının gerekçesinin yerinde olmadığı, düzeltilebilecek tescil engellerinin de daha sonradan ikmalinin mümkün olup ve dahi sonradan yargılama devam ederken şirketin 16.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısını da gerçekleştirdiği dikkate alındığında açıklanan gerekçeler doğrultusunda davanın kabulüne, ...'nün 23.05.2019 tarihli 113894 sayılı red kararının kaldırılarak 13929-0 sicil nosunda kayıtlı ... Asfalt ve Yalıtım Ürünleri A.Ş.'nin, 2018 yılına ait genel kurul toplantısında alınan kararların tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket genel kurulu yasal usule uygun şekilde yapılmış olup ortaklar arasındaki pay sahipliğinden kaynaklanan ihtilaflar ayrı bir davanın konusu olduğu, genel kurul kararının kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığını iddia edenler elbette yasal süresi içinde iptal davası açabileceği, pay sahipliği iddiasında bulunanlar, pay sahipliğinin tespiti talepli dava açabileceği, ancak bu sebepler, genel kurul kararının tescil ve ilanını engellememesi gerektiği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin esasa ilişkin değerlendirmeleri isabetli olup davalı kurumun, davacının tescil talebini haksız olarak reddettiği kanaatine varıldığından, davalının yargılama giderlerinden ve bu kapsamda avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kararına itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 32, 407/2, 408/3, 497/2 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.