Başvuru, delillerin takdirinde hata yapılması, rızası sorulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve bu karara yönelik itirazının mercii tarafından ret edilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; delillerin takdirinde hata yapılması, rızası sorulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve bu karara yönelik itirazının mercii tarafından ret edilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 8/10/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 8/4/2013 tarihli iddianame ile başvurucu hakkında O.ye karşı hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açmıştır. İstanbul (kapatılan) Anadolu Sulh Ceza Mahkemesi 3/7/2014 tarihli karar ile dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamından başvurucunun tehdit suçundan beraatine ve müştekiye yönelik "Apartmanı soydun hırsız defol" gibi sözler nedeniyle hakaret suçundan 740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme adli para cezasına dair hükmün açıklanmasını geri bırakmıştır. Başvurucu, 5/8/2014 tarihli dilekçesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sorulmadan bu yönde karar verilemeyeceğini belirterek karara itiraz etmiştir. İtiraz mercii İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi 9/9/2014 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin şartlar somut olayda gerçekleştiğinden itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. Nihai karar başvurucuya 29/9/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 8/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Kanun Hükümleri 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır... (...) (4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır." 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.(...) (12) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.''B. Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Dairesinin 19/12/2011 tarihli ve E.2010/1885, K.2011/26560 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:''Hükümden sonra, 5728 sayılı Yasa'nın maddesi ile değişik 5271 sayılı CMUK.nun maddesinin fıkrasına 2010 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasa'nın maddesi ile eklenen cümlede "Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." hükmünün bulunması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının diğer yasal koşullarının varlığı halinde, bu yasal değişiklikğin de dikkate alınması zorunluluğu [bulunduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.]'' Yargıtay Ceza Dairesinin 19/9/2013tarihli ve E.2012/17754, K.2013/22953 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:''İnceleme konusu somut olayda; sanık S. hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 000 TL adli para cezası verildiği, sanığın adli sicil kaydının bulunmadığı ve isnad edilen suç ile ilgili dosyaya yansıyan somut bir zararın olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak hükümden önce 2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun’un maddesi ile değişik, 5271 sayılı CMK'nın maddesinin fıkrası son cümlesinde yer alan, “sanığın kabul etmemesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez” hükmü uyarınca, sanıktan bu kurumun uygulanmasını kabul edip etmediği sorulmadan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve sanık müdafiinin karara bu noktadan itiraz etmesi nedeniyle, itiraz merciince itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.'' Yargıtay Ceza Dairesinin 20/2/2014tarihli ve E.2011/18569, K.2014/2660 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Bunların yanı sıra 25/07/2010 tarihli ve 27652 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun'un maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin fıkrasına eklenen "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." biçimindeki norm ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sanığın kabul etmemiş bulunmaması olumsuz koşuluna da bağlanmıştır. Buna göre Yukarıda anılan koşulların bulunması ve sanığında kabülü halinde mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakmaya karar verebilir.''