12. Hukuk Dairesi 2025/2090 E. , 2025/4012 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İlamlı icra takibinin kesinleşmesi üze
**12. Hukuk Dairesi 2025/2090 E. , 2025/4012 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İlamlı icra takibinin kesinleşmesi üzerine tapunun 15995 parselinde kayıtlı 9 bağımsız bölüm numaralı taşınmaza haciz uygulanması nedeniyle borçlunun meskeniyet iddiası ile icra mahkemesine başvurarak söz konusu haczin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile taşınmazın 360.000,00 TL’den az olmamak üzere satılmasına karar verildiği, borçlunun kararı istinaf etmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi nedeniyle Dairemizce; mahkemece alınan bilirkişi raporunun, hale münasip ev değerinin belirlenmesinde pazarlık payı düşülerek hesaplama yapılması ve şikayete konu taşınmaz ile hale münasip ev değerlerinin haciz tarihi itibariyle belirlenmemesi nedenleriyle hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ayrıca borçlunun sosyal ve ekonomik durumunun usulüne uygun şekilde saptanmadığı gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen son kararla şikayetin kısmen kabul kısmen reddi ile taşınmazın 342.000,00 TL’den az olmamak üzere satılmasına karar verildiği, kararın şikayetçi borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür. Dairemizin 19.03.2024 tarih ve 2023/5638 E.-2024/2654 K. sayılı bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına dair bir ara karar oluşturulmamış ise de; mahkemece, söz konusu bozma ilamı gereğince usuli işlemlere başlanılarak, bilirkişi raporu da alınmak suretiyle bozma kararına fiilen uyulduğu anlaşılmıştır. Öncelikle; Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi halinde, (HMK 363 ve devamı maddeleri) mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozmaya uyma kararı, lehine bozma yapılan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğurur (HGK 2010/9-71 E., 2010/87 K.). O halde; mahkemece fiilen uyulan bozma ilamında işaret edildiği üzere, şikayete konu taşınmazın ve haline münasip ev değerinin haciz tarihi itibariyle tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin şikayet tarihine göre belirlenmesi ve mahkemece bu rapor esas alınarak, usuli kazanılmış hak ilkesine de aykırı olacak şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Öte yandan; İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu ESAS NO : 2025/2090 nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir. Somut uyuşmazlıkta; takibin kesinleşmesini müteakiben taşınmazın tapu kaydına 12.07.2021 tarihinde haciz şerhi işlendiği görülmüştür. 13.10.2021 olan şikayet tarihi itibariyle henüz satış isteme süresi dolmadığından haczin ayakta ve geçerli olduğu görülmekle birlikte, alacaklı tarafından 28.07.2021 tarihinde yapılan satış talebi nedeniyle haciz tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde satış avansının yatırıldığına dair bir bilgi ve belgeye mevcut dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Hal böyle olunca; dosyanın geçirdiği safahat da dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, alacaklının satış talebi üzerine yasal süre içerisinde satış avansını yatırıp yatırmadığı araştırılarak, şikayete konu haczin ayakta olup olmadığı tespit edildikten sonra, haczin geçerli olduğunun anlaşılması halinde, borçlunun usuli kazanılmış hakkı da nazara alınmak suretiyle hükmüne fiilen uyulan Dairemizin 19.03.2024 tarih ve 2023/5638 E.-2024/2654 K. sayılı bozma ilamının gereklerine uygun bilirkişi raporu alındıktan sonra, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Büyükçekmece 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.01.2025 tarih ve 2024/47 E.-2025/45 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 364/2. ve HMK’nın 373/4. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.