Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumludur. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, belirtilen azamî miktarla sınırlı olmak üzere, aşağıdakilerden sorumludur: 1. Asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçları. 2. Alacaklının, kefile, onun borcu ödeyerek yapılmalarını önleyebileceği uygun bir zaman önce bildirmesi koşuluyla, borçluya karşı yönelttiği takip ve davaların masrafları ile gerektiğinde rehinlerin kefile tesliminin ve rehin ha
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ... adına kayıtlı bulunan ..., ..., ... paşaMah. C Blok ... Kat; ... nolu bağımsız bölümün ... Bank ... Şubesi tarafından üçüncü kişi olan ... Dalın' ın bankadan kullandığı kredi borcunun kefaleti olarak tapuda ipotek işlemi yapıldığını, davacı müvekkili ... hakkında ....İcra Müdürlüğü' nün 2017/... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte icra emri gönderildiğini, takibe konu icra dosyasından dolayı müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, takibin iptalinin gerektiğini, davacılardan ... ...' nun, diğer davacı ...’nun eşi olduğunu, ... ...' nun ... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2017/345 E ve 761 K Sayılı dosyasında kısıtlandığını, kendisine ...' nun vasi olarak atandığını, taraflarınca huzurdaki davayı açmak üzere mahkemeye müracaat edildiğini ve 30.06.2017 tarihli ek karar ile dava açılması konusunda husumete izin kararı alındığını, müvekkili ... hakkındaki ....İcra Müdürlüğü' ndeki İcra takibinin, davaya konu gayrimenkul üzerine konulan ipoteğin yasal şartları taşımaması nedeni ile hem ipoteğin fekki, hem de icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti gerektiğini, dilekçe ekinde bulunan ipoteğe ilişkin resmi senedin son sayfasında ipoteği alan davalı Banka tarafından “Kefalet ya da kişisel güvence sağlayan diğer sözleşmelere ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 589 ve 603. Maddeleri kapsamında belirtilen hususların taraflarınca yerine getirildiğini, söz konusu hususlara ilişkin tüm hukuki sorumluluğun taraflarına ait olduğu şeklinde taahhütte bulunduğunu, bilindiği üzere BK’nun 589 ve 603. Maddeleri üçüncü kişi lehine kefalet veren eşin, diğer eşinden muvafakat alınması hükmünü içerdiğini, yani davalı banka tarafından müvekkilinden ipotek alınır iken diğer davalı eşin muvafakati alınmasının zorunlu olup, bu hususları yerine getirdiğini bankaca taahhüt edilmesi halinde tapu müdürlüklerince ipotek işlemi tahsisi edileceğini, davalı bankanın bu taahhütte bulunduğunu, bankacılık ilkelerine aykırı şekilde diğer davacı ... ...’ndan da davacı eşi için dilekçeleri ekindeki muvafakat belgesi alındığını, davacı ... ...’nun, eşi için alındığı iddia edilen muvafakat belgesinin geçersiz olup bu nedenle şekil şartlarını taşımayan ipotek belgesinin de geçersiz olduğunu, zira ... ... muvafakate alındığı 13.01.2017 tarihi itibarı ile hukuki haklarını kullanma ehliyeti bulunmadığını, davacı ... ... 'nun manik depresif psikotik bozukluk ve ağır psikolojik rahatsızlıkları bi polar mizaç bozukluğu bulunduğunu, davacı ...' in uzun yıllar öncesinden olan bu rahatsızlığı nedeniyle zaman zaman evden ayrılıp gittiğini, evini ailesini hatırlamadığını, bu rahatsızlığının yaklaşık olarak 10 yıldır devam ettiğini, rahatsızlığı nedeniyle davacı ... ...’nun ... TCN sundan faydanılarak kullandığı ilaçların dökümü ve tarihi ile ...’nun ... Ruh Sağlığında yatışı ve tedavi gördüğü evrakların tarihleri ve uygulanan tedavi ile evraklar istenmesi gerekeceğini ve bu konuda rapor alınması durumunda ...’nun muvafakat tarihinde hukuki ehliyetin olmadığı tespit edilebileceğini, davalı banka tarafından usul ve uygulamaya aykırı bir şekilde müvekkili ...’nun hastalık durumunu bilmelerine rağmen planlı bir şekilde ipotek tesisi için muvafakati alındığını, muvafakat beyanı dikkatlice incelendiğinde evrakın maktu olduğunun müvekkili ...’nun sadece ad soyadı ve imzasının alındığını yazının içeriğinin banka yetkilisi tarafından tartışılmadığının ve müvekkili ... ’in muvafakat nameyi okuduğuna ve anladığına ve açık onayına dair hiçbir ibarenin olmadığının, matbu evrakın boş kısımları banka memuru tarafından doldurulduğunun görüldüğünü, bununla birlikte TMK 194. Madde ve yönetmelik gereğince açıkça kendi el yazısı ile “Eşim adına kayıtlı bulunan ………Taşınmaz üzerine ipotek konulmasını arz ediyorum. İpoteğin tüm sonuçlarını anladım. ” şeklinde açık el yazılı beyanı alınması gerekirken böyle bir ibare ve belge bulunmadığını, bu imzalanan evrakların banka şubesi bünyesinde değil banka memurlarının müvekkillerin evine gelip öyle imza attırdığını, müvekkili ...’nun eşi ...’nun adının bile muvafakatnamede geçmediğini, bu durumda evrakın müvekkilinin iradesini tam anlamıyla yansıtmadığının göstergesi olduğunu, baştan sona şekil ve esasa aykırılık nedeniyle ...’ndan alınan muvafakat yasal ve geçerli bir muvafakat olmadığını, öncelikle bu nedenle menfi tespit davasının kabulü ve ipoteğin fekki gerektiğini, davacı müvekkili ...' nun hile ile kandırılmak sureti ile gerçekte yapmak istediği işlemin dışında işlem yapılarak kendisinden ipotek alındığını, müvekkili tapu sahibi ...' nun gerek Banka Şubesi ve gerekse üçüncü kişilerin birlikte çalışması neticesinde kandırıldığını, gerçek iradesinin dışında tapuda yapılacak işlem konusunda yanıltılarak sahibi bulunduğu gayrimenkul üzerine ipotek konulduğunu, akabinde ise üçüncü kişi ... ... isimli kişiye kredi kullandırıldığını ve kredi kartı kartı tahsis edildiğini ayrıca çek yaprakları verildiğini ve bu kredi kartı sözleşmesinin ve çek yapraklarının teminatı olarak davaya konu ipotek işleminin tahsis edildiğini, banka tarafından müvekkilinden alınan ipoteğin yasal olmayıp fekki gerekmekte olup bu hususta ... Bank A.Ş ye taraflarınca ... Noterliği' nin 13 Temmuz 2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihbarnamesi gönderildiğini, ihtarnamenin 18.07.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak bu güne kadar müvekkilinin gayrimenkulünün üzerindeki ipotek fek edilmediğini akabinde ise ... ... Şubesi tarafından .... Noterliği' nin 12 Eylül 2017 tarih ve ... sayılı ihtarname ile müvekkili ...’ndan banka ... Dalın borcunu ödemek üzere müvekkiline ihtarname gönderildiğini, müvekkili ...' nun yaşlı bir kişi olup, yaptığı işlemlerin ne anlama geldiğini anlama yeteneği bulunmadığını, kendisi Parkinson demens şeker ve ağır böbrek hastası olup vücut fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediğini, şu anda da diyaliz makinasına girdiğini, müvekkilinin sahibi bulunduğu dairesini satmak istediğini, bunun için şüphelilerden müvekkilinin oğlu Mehmet İlhan ... ile daha önceden çalıştığı iş yerinin sahibi olan ve müvekkilini de şahsen tanıyan ... ...' ın evi satın almak istediğini müvekkil ...’na söylediğini, ...' in kredi başvurusunda bulunacağını ancak hepsine kredi kullanamayacağını kalan miktarı için senet vermeyi taahhüt ettiğini ve ... ve eşi ... ...' ın davacı müvekkiline senet verdiklerini ayrıca davacı müvekkilinden ... ...' ın tapu fotokopisini istediğini, kendisine tapu fotokopisi verildiğini, bahsettikleri görüşmelere ... ... ve ...’nun çalıştığı iş yerinde çalışan ... ile Halime Kalkan' ın da tanık olduğunu hatta Kalan miktar için öngörülen senetleri şüpheli ...' in evine giderek bizzat Hakan isimli tanığın imzalandığını, müvekkilinin yapılan işlemin üçüncü kişinin borcu nedeni ile ipotek vermek olduğunun değil, evini ...’e satıp bankadan kullandırılacak kredi parasının kendisine ödenecek olarak bildiğini, tapuda ipotek işleminden sonra kullandırılacak kredinin evin satış bedeli olarak müvekkilinin kendisine verilmesini beklerken paranın kendisine ödenmediğini, parası gelmeyince bu kez ...’e parasının neden gelmediği sorulduğunda ...' in cep telefonuyla banka müdürünü aradığını söyleyip telefonu müvekkiline verdiğini, müvekkili ile telefonda görüşen ve kendini banka müdürü olarak tanıtan kişinin şu an bankada para olmadığını para geldiğinde ...’e verip kendisine göndereceğini söylediğini, ancak daha sonradan anlaşıldığına göre kendini banka müdürü olarak tanıtan kişinin bu dolandırıcılığı organize eden ve bankada çalışanlar ile iş birliğini gerçekleştiren ... Ölker olduğunu, mevcut durum karşısında müvekkili bankaya banka müdürünün yanına görüşmeye gittiğini, banka müdürünün müvekkili ile görüşmeyi kabul dahi etmeden müvekkili ... Keten isimli banka personeli bayana yönlendirdiğini, ... Keten'in müvekkiline ... ... garibandır ben şahsen tanırım kendisiyle görüşüp bu sorunu çözeceğim şeklinde beyanda bulunduğunu, ... ...'ın müvekkilinin oğlu ...’nu cep telefonundan arayıp bankaya neden şikayette bulunduğunu sorduğunu ve Mehmet İlhan' ın beyanında dolandırıldığımızı anladıkları için sizi şikayet ettik denildiğini, müvekkilinin oğlu Mehmet İlhan' ın ... ...’a yapılan işlemi düzeltmez iseniz hukuki işlem başlatacağız dediğini, bunun üzerine ... ...' ın ... Ölker ile görüşüp durumu anlattığını, daha sonra ertesi gün ... ...' ın çekilen parayı geri ödeyeceğini söyleyip ...’nu da yanına alarak ... Ölkerin iş yerine gittiğini, hukuki işlem başlatmayın paranın geri kalanının tamamını en kısa zamanda ödeyeceğiz denildiğini, mevcut durumu müvekkilinin oğlu Mehmet İlhan'ın müvekkilini arayarak durumu bildirdiğini, aynı günün akşamında ise ... Ölker'in yanında üç kişi ile birlikte müvekkilinin evine gidip kapıyı çalıp müvekkilİ ile görüşmek istediğini söyleyerek müvekkiline siz bizi Bankaya şikayet etmişsiniz sizinle görüşmemiz lazım dediğini ancak gerek müvekkili gerekse eşinin yaşlı olması nedeni ile müvekkilinin kapıyı açamadığını ve oğlu İlhan' ın telefonunu verip şüpheli ... Ölker’in müvekkilinin oğlu Mehmet İlhan ile görüşmesinin söylendiğini, bu arada ... Ölker' in müvekkilinin evini banka aracılığı ile sattırmakla tehdit ettiğini, ... Ölker'in müvekkilinin oğlu Mehmet İlhan’ı arayarak görüşmek istemesi üzerine Mehmet İlhan ...' ın Ölker’in işyeri adresi yazılı kartvizitindeki adrese gittiğini, belirtilen adreste takım elbiseli 5 adam bulunduğunu, ... Ölker 'in neden bizi bankaya şikayet ettiniz demesi üzerine Mehmet İlhan' ın da siz kimsiniz ki sizi şikayet edelim demesi üzerine ... Ölker'in kendilerinin paraya ihtiyacı olanlarla ipotek verebilecekleri bir araya getirip kredi işleri yapıp kendi komisyonlarını ve bankadakilerin de komisyonlarını aldıklarını söylediğini, bu arada müvekkillerinin dolandıranlar banka şubesinde çalışanlar ile de işbirliği içerisine girdiklerini, müvekkilinin kendisine karşı planlanan bu hususlardan habersiz olarak tapuya götürüldüğünü, kendisine gösterilen yeri imzalamasının istenmiş olup yapılan işlem sonucunda müvekkili ... banka yetkilisi olan ... Keten' den imzaladığı evrakların fotokopisini istediğini fakat ... Keten' in tüm fotokopileri ... ...' a verdiğini beyan ettiğini, ayrıca ... Bank personelinin ...' nun müvekkilinin ikamet ettiği eve giderek tek başına iken bankacılık ilkelerine aykırı bir şekilde müvekkilinin kısıtlı olan eşine ipoteğe ilişkin muvafakatname veya bilmediği bazı evraklar imzalatıldığını, müvekkilinin gerçekte yaptığı işlemin üçüncü kişi lehine ipotek olduğunu bilmeden evrakları imzaladığını, akabinde ... ...'ın paranın geleceği bahanesiyle müşteki müvekkilini tam iki saat oyalayarak beklettiğini, daha sonra tapu müdürlüğünde şüpheli ... ...' ın müvekkiline paranın hemen ödenmeyeceğini söylemesi üzerine müvekkilinin durumu çocuklarına bildirdiğini ve çocuklarının yaptığı araştırma sonucunda gerçekte yapılan işlemin müvekkilinin hayatı boyunca hiç görmediği halen de görse tanıyamayacağı belirli işi dahi olmayan ... ... isimli şahsın kullandığı kredinin teminatı olan ipotek olduğunun tespit edildiğini, kullandırılan kredi parasının ... ...' ın vekâlet verdiği Bora Bahçe isimli şahsa banka aracılığı ile ödendiğini, müvekkili ...' nun eşi ... ve çocuğu ... ile ... ... arasında hiçbir ekonomik ve sosyal bir bağ veya ilişki olmadığı gibi tarafların birbirini tanımadığını, banka çalışanları ile birlikte krediyi kullanan kişilerin müvekkilini yanıltarak müvekkilinin hiç tanımadığı üçüncü bir kişi lehine ipotek tesisi şeklinde işlemi müvekkiline yaptırdığını, müvekkilinin eşi ...’ndan eşinin verdiği ipotek nedeni ile muvafakat alındığına dair imza attırdığını, ...' nun ... 6.Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2017/345 esas sayılı dosyasında kısıtlanmasına karar verilmiş olup ipotek tesis ve muvafakat işleminin yapıldığı tarih itibariyle de hukuki ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin hayatında tanımadığı ve görmediği ne iş yaptığını ve kim olduğunu dahi bilmediği ... ... isimli kişinin kullandığı kredinin teminatı olarak kendi evini ipotek olarak vermesini gerektirir hiçbir somut durum söz konusu olmadığını belirterek açıklanan nedenler ile ....İcra Müdürlüğü' nün 2017/... Esas sayılı dosyasına İİK 150. Maddesi yollaması ile İİK 72 maddesi gereğince yatan paranın veya teminat mektubunun alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda ise davanın kabulü ile müvekkili ...’nun ....İcra Müdürlüğü' nün 2017/... esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ... ... ... Paşa Mahallesi 2704 Ada 1 Parsel C blok 2. Kat 4nolu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin kaldırımasına davalıya ihtarname ile belirtmiş oldukları hususların bildirilmesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibi başlatması nedeni ile takip miktarının %20' si oranında icra tazminatına mahkûm edilmesine, ücreti vekâlet ve yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle, “…müvekkilinin sahibi olduğu daireyi satma niyetindeyken banka çalışanları ve üçüncü kişiler tarafından yanıltılarak gayrimenkulü üzerine hiç tanımadığı bir kişi lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin eşinin kısıtlı olduğunu bu nedenle ipotek tesisine verdiği muvaffakatin geçersiz olduğunu iddia ederek müvekkilinin bankaya borçlu olmadığının tespiti ile taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edilmesini ….” talep ettiğini, davacı tarafın soyut ve hiçbir dayanağı olmayan iddialarının reddi gerektiğini, müvekkili banka ile dava dışı ... ... arasında 06.01.2017 tarihinde 750.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve davacı tarafından ... ili, ... ilçesi, ... Mah., 2704 ada, 1 parsel’de tapuya kayıtlı C Blok 4 numaralı bağımsız bölüm üzerine müvekkili banka lehine dava dışı ... ... tarafından kullanılacak her türlü kredinin teminatı olarak 13.01.2017 tarihinde 960.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, kredi borcu ödenmeyince müvekkili banka tarafından dava dışı ... ...’a ve davacıya .... Noterliği' nin 12.09.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek borcun 1 gün içinde ödenmesi, aksi halde kanuni takip işlemlerine başlanacağının bildirildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi sebebi ile ....İcra Müdürlüğü' nün 2017/... E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığını, icra emrinin davacıya 18.10.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının takibe herhangi bir itirazda bulunmadığını, icra müdürlüğü tarafından yaptırılan gayrimenkul kıymet takdir raporuna davacı tarafın itiraz ettiğini ve ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi' nin ... E...K. Sayılı ilamı ile gayrimenkulün değerinin 601.989,67 TL olarak tespit edildiğini, davacının aleyhine yapılan icra takibinden haberdar olup, icra dosyası satış aşamasına gelinceye kadar herhangi bir dava açmadığını, davacı tarafından açılan işbu davanın müvekkili bankanın alacağını tahsil etmesini geciktirmek amacı ile kötü niyetli olarak açıldığını, davacı tarafın davacının eşinin kısıtlı olduğunu bu nedenle ipotek tesisi işlemine vermiş olduğu muvaffakatin geçersiz olduğunun iddia edildiğini, oysa ki davacıya ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği tarih olan 13.01.2017 olduğunu, bu tarihte davacının eşi için verilmiş kısıtlılık kararı bulunmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen kısıtlılık kararının 23.06.2017 tarihinde verilmiş olup, davacı tarafından maddi vakıaların çarptırıldığını, davacı tarafın, banka çalışanlarının iş birliği ile dolandırıldığı iddiasının tamamen gerçek dışı olup zaten savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verilerek işbu kararın kesinleşmiş olduğunu, ipotek tesisi işleminin tapu Müdürünün huzurunda atılan imzalar neticesinde yapılan bir işlem olup, Tapu Müdürü tarafından yapılan işlemle ilgili tarafların açıkça bilgilendirilmediğini, davacı tarafın gayrimenkulü üzerine iradesinin aksine ipotek tesis edilmesinin mümkün olmadığını, tapuda geçerli olarak tesis edilmiş bir ipotek işlemi mevcut olup, aksinin tanıkla ispat edilemeyeceğini, davacı tarafın bu konuda tanık dinletmesine muvakkatleri bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının abartılı, tamamen gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırı olup, maddi gerçeklerle de çeliştiğini belirterek açıklanan nedenler ile haksız açılan davanın reddine, davacının %20 oranında tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.