8. Hukuk Dairesi 2010/4194 E. , 2011/860 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına dair Besni Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.01.2002 gün ve 179/37 sayılı hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş ise de, duruşma talebinin gider olmadığından ve değer yönü…
**8. Hukuk Dairesi 2010/4194 E. , 2011/860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının açılmamış sayılmasına dair Besni Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.01.2002 gün ve 179/37 sayılı hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş ise de, duruşma talebinin gider olmadığından ve değer yönünden reddine karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak davalı ... adına kayıtlı 60 ada 97 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. ... davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine; davacı vekili hükmün esası yönünden, davalı ... vekili vekalet ücreti yönünden temyiz isteğinde bulunmuşlardır. Davacı, yargılama sırasında duruşma gününü bildirir davetiyelerin 7201 sayılı Tebligat Kanununa aykırı biçimde, yıllardır görüşmediği oğlu olduğunu bildirdiği Ramazan Alaman’a yapıldığı için yargılama oturumlarına katılamadığından davasından haberdar olamadığını ve gıyabında verilen kararla davanın neticelendiğini ileri sürerek temyiz isteğinde bulunmuştur. Dosya arasında yer alan tüm tebligat parçalarında 7201 sayılı Kanuna uygun şekilde davacıya yapılan tebliğin birlikte sakin olduğu açıklanmak suretiyle oğlu olan Ramazan Alaman’a yapıldığı, davacının da tebliğ edilen duruşma tarihlerinde yargılama oturumlarına katıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, hüküm de yine aynı biçimde, adresinde birlikte sakin oğlu Ramazan Alaman’a tebliğ edilmiş, davacı süresinde temyiz isteğinde bulunmuştur. Son olarak 19.07.2001 tarihli yargılama oturumunda davacı hazır bulunmuş, bu oturumda kararlaştırılan bir sonraki duruşma günü olan 24.10.2001 tarihindeki celseye mazeret bildirmeksizin katılmamış, mahkemece HUMK.nun 409.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, yasal süresi içerisinde yenilenmediğinden yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Şu halde davacının 24.10.2001 tarihli yargılama oturumundan haberdar olduğu, buna rağmen geçerli mazeret bildirmeksizin katılmadığı, HUMK.nun 409/5 fıkrasında belirtilen yasal 3 aylık süre içerisinde de davayı harç yatırmak suretiyle yenilemediği anlaşılmakla, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasına yönelik bölümünün ONANMASINA,