8. Hukuk Dairesi 2013/10230 E. , 2013/18143 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Alacaklı, ilamlı tak…
**8. Hukuk Dairesi 2013/10230 E. , 2013/18143 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Alacaklı, ilamlı takibin dayanağı İş Mahkemesi ilamında, 531,10 TL yargı gideri kalemi dışındaki alacakların, davalılardan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği halde, tüm alacak kalemlerinin, her iki borçludan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Borçlu, asıl alacak kalemlerinin brüt olarak istenilmesinin, faizin fahiş talep edilmesinin ve yargı giderleri dışındaki alacakların ½'sinden sorumlu oldukları halde, tümünün kendilerinden talep edilmesinin, ilama aykırılık teşkil ettiğini belirtip icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi vasıtasıyla istenilebilecek alacak kalemlerinin net miktarı ve işlemiş faizlerinin miktarları tesbit edilmiş, ancak müteselsil tahsil talebi konusunda, iki borçlu arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan, bu tazminat alacaklarında kanun gereği müteselsilen sorumluluk söz konusu olacağından bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm, borçlu vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce; takip dayanağı ilamda yargı gideri dışındaki alacakların müteselsilen tahsil edileceğine dair bir ifade bulunmadığı, ilamda iki davalı olduğu herbirinin bu alacak kalemlerinin ½ 'sinden sorumlu oldukları, ilam hükmünün aynen uygulanacağı, yorumlanamayacağı kuralı nazara alınarak, borçlunun müteselsilen tahsil istemine ilişkin şikayetinin incelenenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, her bir davalıdan borcun ½' si oranında talepte bulunulmadığından, ilama aykırı icra emrinin iptaline denildikten sonra, önceki kararda tesbit edilen şekliyle alacak kalemlerin belirlenmesine karar verilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.