18. Ceza Dairesi 2019/6270 E. , 2019/11977 K. "" KARAR Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 17/04/2017 tarihli ve 2017/3430 soruşturma, 2017/2173 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Silivri Sulh Ceza Hâkimliği'nin 13/11/2017 tarihli ve 2017/1519 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzeri…
**18. Ceza Dairesi 2019/6270 E. , 2019/11977 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 17/04/2017 tarihli ve 2017/3430 soruşturma, 2017/2173 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Silivri Sulh Ceza Hâkimliği'nin 13/11/2017 tarihli ve 2017/1519 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18/04/2019 gün ve 41104 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında: “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 04/03/2013 tarihli ve 2011/25587 esas, 2013/4337 karar sayılı ilâmında "...yayınlanan basın açıklamasında, katılan hakkında ifade edilen “tetikçi, zavallı, onu kullanan irin dolu kafalar” şeklindeki ifadelerin katılanın şeref ve saygınlığını küçük düşürücü, eleştiri sınırlarını aşan nitelikte olduğu gözetilerek mahkumiyet yerine beraat karar verilmesi..." şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda, sanığın facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde bir yoruma cevaben "... ben o zavallıyı okumuyorum, insan ziyanlığına ayıracak vaktim yok." şeklindeki yorumunu paylaşarak müştekiye karsı hakaret suçunu işlediği, şüpheli hakkında delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme; CMK'nın 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet Savcısı'nın kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise;