2. Hukuk Dairesi 2024/10360 E. , 2025/6595 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2014 E., 2024/1971 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/263 E., 2024/750 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının reddi, kadının davasının kabulü, …
**2. Hukuk Dairesi 2024/10360 E. , 2025/6595 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2014 E., 2024/1971 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/263 E., 2024/750 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının reddi, kadının davasının kabulü, hükmedilen tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının reddi, kadının davasının kabulü yönünden istinaf yoluna başvurulmuş, istinaf edilmeyen yönler kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı aleyhine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden istinaf yoluna başvurmayan erkeğin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı aleyhine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı-davacı erkek vekilinin aleyhine hükmedilen tazminat ve nafakalar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı-davacı erkek vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle davalı erkeğe İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda kusur olarak yüklenen "müşterek çocuklara şiddet uyguladığı, erkeğin düzenli çalışmadığı, eve harçlık bırakmadığı, erkeğin psikolojik sorunları olduğu" vakıaları yönünden, İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2020 tarihli ilk kararı davacı-davalı kadın tarafından istinaf edilmediğinden erkek yararına kusur belirlemesi yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu ve İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2024 tarihli kararı ile davalı-davacı erkeğe yukarıda sayılan vakıaların kusur olarak yüklenemeyeceği, ancak davalı-davacı erkeğin gerçekleşen ve kabul edilen diğer kusurlu davranışlarına göre yine de birliğin sarsılmasında tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı erkek vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı- davacı erkek vekilinin hükmedilen tazminatlara ve nafakalara yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Davalı- davacı erkek vekilinin diğer hususlara yönelik temyizinin incelenmesine gelince; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.