1. Ceza Dairesi 2023/7048 E. , 2024/4197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1112 E., 2023/1436 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2.a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir o
**1. Ceza Dairesi 2023/7048 E. , 2024/4197 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1112 E., 2023/1436 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2.a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 inci maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1 inci maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 inci maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 inci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1 inci maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstinaf bozması üzerine Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/74 Esas, 2023/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2023/1112 Esas, 2023/1436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle, hatalı kabul ve delil değerlendirmesine, meşru savunmaya, haksız tahrikin derecesine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, beraat hükmü verilmesi gerektiğine, fazla ceza tayinine ilişkindir. 2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle, hatalı kabule, haksız tahrik hükümlerinin koşulları oluşmadığı halde uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık ile maktulün Ünye ilçesinde yan yana tarım arazilerinin bulunduğu ve sınır hususunda önceye dayalı husumetlerinin geliştiği, sanığın tanık ... ile birlikte Hundai marka araçla gittiği yol üzerinde maktule ait telleri tanık ... ile birlikte kaldırmak istediği esnada maktulün tabanca ile sanığın da araçtan aldığı av tüfeği ile maktule doğru hedef gözeterek ateş etmesi neticesinde maktulün otopsi bulgularına göre; av tüfeği saçma tanesi yaralanmasına bağlı kot kırıkları, el parmak kemik kırıkları ile birlikte iç organ yaralanması ve iç kanama neticesinde hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, meşru savunma şartlarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiği belirlenemediğinden şüphe sanık lehine yorumlanarak haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında ve belirlenen indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan ... vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2023/1112 Esas, 2023/1436 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1 maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitap, İkinci Kısımda, “Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler” başlıklı İkinci Bölümde yer alan "haksız tahrik" 29. maddede; “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir” şeklinde, ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak hüküm altına alınmıştır. Ceza Genel Kurulunun çeşitli kararlarında tartışmasız olarak benimsendiği üzere, tahrik nedeniyle yapılacak indirimin oranı belirlenirken, haksız tahriki oluşturan hareketin işleniş şekli, yeri, niteliği, zamanı, yöresel şartlar ve tahrik eden ile edilenin durumları göz önüne alınıp değerlendirilmelidir. Haksız tahrik indirimi yapılırken kanunun 3. Maddesi uyarınca fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ilkesi gözetilmeli, mağdurdan kaynaklanan haksız tahrik teşkil eden hareketlerin haksızlık boyutuna göre TCK'nın 3. Maddesi uyarınca orantılık ilkesi gözetilerek TCK'nın 29. Maddesi gereğince haksız tahrik indiriminin belirlenmesi gerekmektedir. Yani haksız tahrik oluşturan eylemlerin bir veya birden fazla olup olmadığı, bu hareketlerin tevali edip etmediği dikkate alınarak indirim oranı ona göre belirlenmektedir. Yargıtay haksız tahrik indirimine ilişkin oran belirlenirken olaya ve taraflara ilişkin tüm koşulların gözetilmesi gerektiğini belirtmekle birlikte, Yargıtay Mahkemenin tahrik nedeniyle uyguladığı indirim oranının somut olaya uygun olup olmadığını denetlemektedir. Uyuşmazlık konusu bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; Sanığın "maktul benim anne tarafımdan uzaktan akrabam olur, kendisiyle olay tarihinden öncesine ilişkin olarak hatırladığım kadarıyla 2021 yılının Aralık ayında kendi fındık bahçeme pat pat aracının geçmesi için kepçe kiralayarak yol açtırmıştım, Ünye'de sel felaketi olduğundan dolayı su kanalları kapanmıştı, kepçeciye bu kanalların açılmasını söyleyerek açtırmasını sağladım, daha sonra maktul bu durumu takriben Şubat 2022 yılında görmesi üzerine bana "su kanallarını neden açtın bana sordun mu" şeklinde sözler söyledi yine bana hatırlamadığım şekilde galiz bir şekilde hakaret etti, bana su kanallarını kapatıp yolun diğer tarafına açtırmamı istedi ancak bu teklifini kabul etmedim, maktulle aramızdaki husumet bu andan itibaren başladı, maktul benden su kanallarını kapatıp yolun diğer tarafındaki benim arazim üzerinden açtırmamı istedi, bu konuda ısrarcı olunca ben de "git belediyeye müracaatta bulun benim yapabileceğim bir şey yok" şeklinde kendisine yanıt verdim. 2022 Mayıs ayına kadar maktulle aramızda hakaret, tehdit içerikli herhangi bir olay meydana gelmedi, sadece maktul muhtar aracılığıyla yolun diğer tarafından su kanalı yaptırmam yönünde haber gönderiyordu, istediğinin yapılmaması halinde yolu keseceğini bana söylüyordu. Maktul olay tarihinden yaklaşık 4 gün önce bütün mahallenin kullanmış olduğu su borularını kesti, bu konuda ..., ... ve ... ile birlikte Jandarma'ya müracaatta bulunduk, kolluk görevlileri gelerek bu durumu fotoğrafladılar, ifade için 17 Mayıs'ta (suç tarihinden 2 gün sonra) gelmemizi söylediler. Olay tarihinden 1 gün önce yani 14.05.2022 tarihinde halam tanık ...'in evine gittim, daha sonra aşağıya evime gideceğimi söyleyerek halamın evinden ayrıldım, eve geldim, daha sonra eniştem ... beni aradı, pat pat motorunun anahtarını istedi, daha sonra anahtarı ...'e fındık bahçesinde teslim ettiğimde maktul ve yanında ... yolun kenarında oturuyorlardı, daha sonra ben eve geçtim, yaklaşık 15 dakika sonra ... benim evimin yanına geldi, bana sol elinde girebi sağ elinde de tabancası olacak şekilde tabancasını sallamak suretiyle "bu mahalleden git, bir daha gelirsen seni vuracağım" şeklinde sözlerle tehdit etti, ben kendisine karşılık vermedim, daha sonra Ünye'ye doğru gelirken ... beni telefonla aradı, evine davet etti, Tekkiraz'da fındık ekspertizi için sigortacıların geleceğini, bununla ilgilenir misin demesi üzerine kendi aracımla Tekkiraz'a gittim, işlerimi hallettim, daha sonra Ünye'ye geri döndüm. Halam ..., maktulle aynı apartmanda oturduğundan ...'i arayarak eşyalarımı getirmesini söyledim, halam eve davet etti ancak maktulle sorun olur düşüncesiyle evine gitmedim, halam eşyalarını getirdi, daha sonra babamın amcasının oğlu olan tanık ...'in evine 23:30 sıralarında gittim, ...'in eviyle ...'in arasında takriben 700-800 metre mesafe vardır, daha sonra geceyi ...'in evinde geçirdim, sabah uyandığımda olay günü tanık ...'a tırpan yapacağımı, arazime gideceğimi söyledim, bunun üzerine tanık ... benim de abimin evindeki mutfak tereklerini senin kamyonetinle köye götürür müsün dedi, ben de bu durumu kabul ettim, daha sonra tescili ...'ya ait ... marka araçla birlikte arazime doğru yola çıktık, bu şekilde evime yaklaşık 250 metre mesafe kala yolun sağlı sollu olarak takriben 4 metre civarında tellerle çevrili olduğunu ve araç geçişini engellediğini görmemiz üzerine aracı durdurduk, ilk önce ben, daha sonra da ... inerek bu şekilde telleri çözmeye çalıştık, teller birbirine bağlanmıştı, bu şekilde çözmem üzerine 1 el silah sesi duyduk, bunun üzerine tanık ...'i omzundan tutmak suretiyle aracın sağ tarafına çektik, yolcu kapısını açarak av tüfeğimi ve fişeklerimi aldım, 5 adet fişek vardı, bunları namluya sürdüm, daha sonra aracın yan sağ tarafına geçerek havaya 1 el ateş ettim, tanık ...'e kaçmasını söyledim, ... yolun gidiş yönüne, ben de geliş yönüne doğru kaçtım, olay esnasında araçtan indikten sonra aracı hareket ettirmedim, daha sonra tanık ...'in maktul ... ile tartıştığını gördüm, aramızda takriben 30 metre mesafe vardı, ..., maktul ...'e yönelik olarak "amca napıyorsun, bizi mi öldürmeye çalışıyorsun" dediğini duydum ve geri döndüm, maktul ...'in dizleri üzerine çömelmiş vaziyette tanık ...'a 1 el ateş ettiğini gördüm, daha sonra maktul fındık ocaklarının arka kısmından ayağa kalkmak suretiyle beni gördü ve bana silah doğrultarak bana 1 el ateş etti ancak bana isabet etmedi, ben de kendisine karşılık vererek 1 el ateş ettim, daha sonra açısını değiştirerek 1 el daha ateş etti, ben de hedef gözetmeksizin tekrar 1 el ateş ettim, daha sonra arabanın sağ arka kısmına kaçtım " şeklindeki savunması, Tanık ...'in" köye doğru geldiğimiz esnada yol 3.5 metre genişliğinde tellerle çevrilmiş olarak kesilmişti, bunun üzerine sanık araçtan indi, yola paralel üst üste 2 teli açmaya çalışıyordu, Türker 4-5 dakika tellerle uğraşırken ben yardım için sanığın yanına indim, o esnada 1 el silah sesi duyduk, bunun üzerine siper aldık, ben sağa doğru sanık da sola doğru kaçıştık, daha sonra maktul ...'i gördüm, bana silah doğrulttu, tetiğe dokunacağı esnada ben kendimi yere attım, maktul bana 1 el ateş etti, ancak isabet etmedi, bu esnada sanık da araçtan tüfeğini almıştı, aldığını tam olarak göremedim, daha sonra maktul sanığın bulunduğu yere doğru 2 el üst üste ateş etti, yeğenim olan sanık da kendini korumak maksadıyla 2 el tüfekle ateş etti, ancak sanığın maktulü görüp görmediğini bilmiyorum, maktul yanına gittiğimde maktulün çene kısmında yaralandığını gördüm" seklinde beyanda bulunması, Tanık ...'in "Türker'in arabasının geldiğini gördüm, takriben benimle söz konusu araba arasında 50 metre mesafe vardı, daha sonra 2 el silah sesi duydum, peşinden otomatik tüfekle atış yapıldığını duydum." seklinde beyanda bulunması, Tanık ...'in "olay tarihinde evdeydim, eşim ... bahçeye çalışmaya gitmişti, saat 13:00 sıralarında yemek yemek için eve geldi, ben bu esnada evin içerisinde olduğumdan belirttiğim gibi kimin kime ateş ettiğini görmedim, ancak ilk önce 2 el tabanca sesi duydum, bunun akabinde peş peşe 2 el tüfek sesi duydum hatta tüfeğin saçmalarından bir kaç tane benim balkonuma da gelmişti." seklinde beyanda bulunması, Tanık ...'in; " olaydan 1 gün önce benim babadan kalma arazim olduğundan dolayı oraya doğru giderken dört yol ağzında maktul elinde girebiyle üzerime yürüyerek "buraya iniş yok, daha kimse buraya giremez" şeklinde tehdit içerikli sözler söyledi, bu esnada Bagi Aslan da yanımdaydı, Bagi Aslan araya girerek beni maktulden kurtardı, daha sonra Jandarma'yı aradım, şikayet etmek istediğimi söyledim, Jandarma'ya aynı gün ifade vermek suretiyle maktulden şikayetçi oldum. Tarihini hatırlamadığım bir zaman diliminde maktul zaman zaman mahallemizin su borularını da kesiyordu." şeklinde beyanda bulunması, Tanık ... 'in; "Ben Güzelyalı Mahallesi muhtarıyım, olay yerinde gördüğüm kadarıyla yolun kenarında kazığa sarılı vaziyette dikenli teller olduğunu gördüm, kanaatimce söz konusu teller yolun kesilmesi maksadıyla konulmuştu, yolu açmak için kazığa sarılmak suretiyle yol kenarına bırakıldığını düşünüyorum, Olay tarihinden takriben hatırladığım kadarıyla 1 ay önce bir kaç kez sanığın mahallenin su borularını kestiğini mahalleliden duydum hatta bununla ilgili olarak jandarmaya müracaatta bulunulduğunu biliyorum, Olay tarihinden yaklaşık 1 ay önce arazide yol açılması meselesinden dolayı sanıkla maktul arasında tartışma yaşanmıştı, maktul bana bir takım koşullar ileri sürdü, bu koşulların gerçekleşmemesi halinde ben yapacağımı biliyorum dedi, takriben olay tarihinden 1 hafta önce maktul benim iş yerime gelerek ben yolu kapatacağım, sanığın kendisine küfür ettiğini, kendisine yapacağını biliyorum şeklinde sözler söyleyerek yanımdan ayrıldı." şeklinde beyanda bulunması, Tanık ...'ın " Olay tarihinden 1 gün önce maktul beni 18:30 sıralarında aradı, Asarma mevkinde yol var mı diye sordu, ben de düzgün bir yolun olduğunu kendisine belirtmiştim, " şeklinde beyanda bulunması, Tanık ...'ın " Olay tarihinde ben saat 09:30 civarında komşum olan Hüseyin Şen'in arazisinde ücret karşılığında fasulye, çangal kesmeye pat patlı araçla gidecektim ancak yol birbirine paralel aralarında takriben 20 cm olacak şekilde ikili olarak dikenli tellerle kesilmişti, tellerin boyu takriben 4 metre civarındaydı, maktul ... de yol kenarındaydı, bana buradan geçemezsin, yolu kapattım dedi, maktulün kardeşiyle aralarındaki ceza davasından dolayı ben tanık olarak ifade verdiğim için maktulle konuşmadığımdan dolayı herhangi bir şey yapmadan geri döndüm," şeklinde beyanda bulunmasına karşılık, Her ne kadar mahkemece tanık ... dışında olayı gören başkaca tanık da bulunmadığı Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi Başkanlığı'nın bozma ilamından sonraki yargılamada sanık müdafi tarafından bildirilen tanıklar ... ve ...'in beyanlarında ilk olarak tabanca sesini duyduklarını belirtmiş iseler de, söz konusu tanıkların sıcağı sıcağına herhangi bir anlatımlarının olmadığı, kolluk görevlileri tarafından yapılan araştırmada söz konusu tanıklarla ilgili olarak beyanlarının alınması yönünde herhangi bir tespitin yapılamadığı, tanıkların sanığın uzaktan akrabaları oluşu da dikkate alındığında tanık beyanlarına itibar edilmediği, ilk atışın kim tarafından ne şekilde yapıldığının tespit edilemediği, gerek sanığın aşamalarda alınan savunmalarının kendi içerisinde gerekse de tanık ...'ın anlatımlarının kendi içerisinde ve birbiriyle çelişkili olduğu (...olayın oluş şekli, atışların yapıldığı yer, sanık, maktul ve tanığın bulundukları konum, atış sayısı bakımından...) hususu da nazar alındığında sanığın TCK'nın 25 ve 27. madde kapsamında yaptığı savunmalarına itibar edilmemekle birlikte olay anında ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiğinin net olarak belirlenemediğinden bahisle sanık hakkında TCK'nın 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılmış ise de; Maktulün olay tarihinden önce bütün mahallenin kullanmış olduğu su borularını kestiği hususundaki savunmayı doğrulayan Tanıklar ... ve ...'in beyanları, Sanığın olaydan önceki gün maktulün sol elinde girebi sağ elinde de tabancası olacak şekilde tabancasını sallamak suretiyle "bu mahalleden git, bir daha gelirsen seni vuracağım" şeklinde sözlerle tehdit ettiğini savunması, yine Şubat 2022 yılında görmesi üzerine bana "su kanallarını neden açtın bana sordun mu" şeklinde sözler söyledi yine bana hatırlamadığım şekilde galiz bir şekilde hakaret etti şeklindeki sanığın aksi sabit olmayan bu savunması, Maktulün sanık ve diğer köylülerin yararlandığı yolu tel örgü ile kapatması (tanıklar ..., ... ve ...'ın beyanları, sanığın olayla ilgili maktulün önce ...'a daha sonra kendisine silahla ateş ettiği ne ilişkin savunmasını destekleyen tanık ...'ın beyanları dışında dinlenen tanıkların sanık lehine beyanda bulundukları, tanıkların her aşamada dinlenebilecekleri, soruşturma aşamasında dinlenmeyen tanıkların yargılama safhasında verdikleri beyanların yanlış olduğu veya sanığı koruyucu nitelikte beyanlar olduğu hususunun göreceli bir değerlendirme olduğu, önemli olan hususun sanığın ileri sürdüğü savunmanın aksinin kanıtlanması olduğu, dolayısıyla dava konusu olayla ilgili olarak maktulün sanık ve yanındaki tanık ...'a yönelik silahı ile ateş etmiş olduğu, sanığın maktulden önce ateş etmesi durumunda maktulün ateş edemeyebileceği, maktulün yapmış olduğu atışların mutlak suretle sanık veya tanık ...'a veya yanlarındaki araca isabet etmiş olmamasının sanık ve tanık ...'ın ileri sürdükleri maktulün sanıktan önce kendilerine atış yapmış olduğu şeklindeki beyanlarının aksini kanıtladığının kabul edilemeyeceği, Bu itibarla dava konusu olayda olay anında ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiğinin net olarak belirlenemediğinden bahisle sanık hakkında TCK'nın 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması biçimdeki uygulama koşullarının bulunmadığı, Aksine 1-Sanığın maktulün olaydan önce kendisine ayrı zamanlarda iki kez hakaret ettiği 2-ve bir kez silahla tehditte bulunması (aksi kanıtlamayan bu savunmadaki fiiller şüpheden sanık yararlanır kuralı uyarınca reddedilemez) 3-Maktulün sanık ve diğer köylülerin yararlandığı yolu tel örgü ile kapatması, 4-Maktulün olay tarihinden önce bütün mahallenin ve kendisinin kullanmış olduğu su borularını kesmesi, 5- en önemlisi meşru müdafaa kabilindeki kabul edilmeyen ancak maktulün silahından sanıktan önce attığı belirlenen 2 adet mermi de dikkate alındığında dolayısıyla dosya kapsamından yukarıda belirtilen maktulden sadır olan davranışlarının sayısı, nitelikleri ve özellikle silah kullanmasının ağırlığı da dikkate alındığında TCK'nın 29 uncu maddesi kapsamında 12 ila 18 yıl arasındaki seçeneklerden asgari düzeyde 18 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi yerine makul düzeyde belirlenmesinin adalet ve hakkaniyete daha uygun olacağı ve kararın tahrik indirimi yönünden sanık lehine bozulması gerektiği görüşündeyim. 05.06.2024