DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1060 E. , 2024/950 K. T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1060 Karar No : 2024/950 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Vakfı ... İşletmesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YAR…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1060 E. , 2024/950 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1060 Karar No : 2024/950 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Vakfı ... İşletmesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışından ticari kazanç elde ettiği ve bu kazancını beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen matrahlar üzerinden re'sen tarh edilen 2011 yılının Mart ve Ekim dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının "ç" bendinde dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu, aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında, kurum kazancının gelir vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluştuğu öngörülmüştür. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinin (5) numaralı fıkrasında, dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler "Dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler, dernek veya vakıfların iktisadî işletmeleridir." olarak tanımlanmıştır. Aynı maddenin (6) numaralı fıkrasında "İktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerini etkilemez. Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadî niteliğini değiştirmez." hükmüne yer verilmiştir. Olayda, Türkiye Ekonomik ve Kültürel Dayanışma Vakfı (TEKDAV) adına 2010 ila 2014 yıllarında toplam on altı adet taşınmaz satışı yapıldığı tespit edilmiştir. Bunun üzerine devamlı olarak gayrimenkul alım-satım faaliyetiyle uğraşıldığından bahisle önceden mükellefiyet kaydı bulunan TEKDAV İktisadi İşletmesi adına takdir komisyonu kararlarına istinaden dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı on altı adet satışın on beşi, Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan taşınmazlara dair olup bunların dördü ... Ada/Parsel; dokuzu ... Ada/Parsel; biri de ... Ada/Parsel'de kain binalardaki bağımsız bölümlere ilişkindir. Değinilen satışların biri ise aynı mahallede bulunan ... Ada/Parsel'de kayıtlı arsaya diğeri de ... Mahallesi ... Ada/Parsel'de kayıtlı arsaya ilişkin bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, on altı adet satışın on dördünü oluşturan ..., ..., ... Ada/Parsel'deki bağımsız bölümlerin kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edinildiği ve sözleşmelere konu arsaların ise bağış yoluyla vakfın mülkiyetine geçtiği görülmektedir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkraları uyarınca vakıf adına yapılan satışlardan dolayı vakıf iktisadi işletmesi hakkında tarhiyat yapılması mümkün olmakla birlikte, bağış yoluyla elde edilen arsalarda kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan bağımsız bölümlerin satılmasından ibaret olan faaliyetin, ticari organizasyon dahilinde ve kâr elde etmek amacıyla yapıldığının kabulü mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda değinilen satışlar nedeniyle beyanname verme yükümlülüğü bulunmayan davacının ticari kazanç elde ettiğinden bahisle takdire sevkinde ve takdir komisyonunca belirlenen matrahlar üzerinden yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda yasal isabet görülmemiştir. Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatları kaldırmıştır. Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2019/2581, K:2022/6354 sayılı kararı: Davacı tarafından 1982 ve 1983 yıllarında bağış yoluyla edinilen tarla mahiyetindeki gayrimenkulün, arsa vasfı kazanması üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu edilerek Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ... Ada/Parsellerde on yedi mesken, 1/2 paylı bir mesken, bir dükkan ile 50.000 TL tutarında para iktisap edilmiştir. Edinilen meskenlerden 2010 yılında bir, 2011 yılında bir adedi 1/2 paylı olmak üzere üç, 2012 yılında beş, 2013 yılında iki, 2014 yılında bir, 2015 yılında bir adedi satılmıştır. Değinilen satışlar dışında Gelir İdaresi Başkanlığı Yönetim Bilişim Sistemi ve Tapu Sicil Müdürlüğü kayıtlarında alış bedeli 0,00 TL olarak yer alan 2005 ve 2007 yılında edinilen iki adet arsanın 2013 ve 2014 yıllarında satıldığı, bununla birlikte 2012 yılında bedeli karşılığı satın alınan iki adet meskenden bir adedinin 2015 yılında satıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen tespitler bir arada değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusu dönemde yapılan taşınmaz satışlarının ticari nitelikte olduğu sonucuna varılmakla birlikte değinilen satışlara ilişkin düzenlenen 10/05/2015 tarihli tutanakta alıcı ve satıcıların tapuda beyan ettiği tutarlara ilişkin bilgiler ile değinilen satışların bir kısmının arsa, bir kısmının da mesken satışına ilişkin olduğu belirtilmesine rağmen davalı idarece tüm satışlar nedeniyle %18 oranında katma değer vergisi hesaplandığı anlaşılmaktadır. Bu halde, Vergi Dava Dairesince 2577 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan re'sen araştırma ilkesi uyarınca taşınmazların niteliğine ve konut niteliğinde olanların net alanlarına ilişkin ilgili belediyelerden bilgi ve belgeler istenerek ve davacı beyanları da dikkate alınarak yeniden karar verilmesi gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu vergi ve cezaların hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.