(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5129 E. , 2010/6354 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı taraflara ait araç sürücülerinin kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada yol kenarında beklemekte olan…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5129 E. , 2010/6354 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı taraflara ait araç sürücülerinin kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada yol kenarında beklemekte olan davacının yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatı kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı ... şirketleri sadece maddi tazminattan sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; ispatlanamayan maddi tazminat talebinin reddine , Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , 15.000 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ...’tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HUMK.'nun 389 ncu maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara uygun olarak gerekçeli kararın yazılması zorunludur.Somut olayda davacı lehine kısa karar ile 16.000 TL, gerekçeli karar ile ise çelişki oluşturacak şekilde 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Mahkemece 10.4.1982 gün ve 1991/7 Esas ve 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi kısa kararla bağlı kalmaksızın ancak gerekçe ile hükümün uyumlu olacağı şekilde karar verilmesi gerekir. Aksi halde yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. 2-Bozma kapsamına göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma kapsamına göre aynı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 5.7.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.