Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/18426 E. , 2024/4731 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/18426 Karar No : 2024/4731 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde iş
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/18426 E. , 2024/4731 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/18426 Karar No : 2024/4731 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde işçi kadrosunda görev yapmakta iken 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derecee Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden, hukuka uygun elde edilen delillerle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından yapılan tespitlerde; Van Valiliğince Komisyona intikal ettirilen davacıya ait personel bilgi dosyasında, Van Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı yazısında davacının PKK/KCK terör örgütü ile bağlantısı olduğu yönünde değerlendirmenin bulunduğunun bildirildiği, UYAP'tan temin edilen bilgilere göre; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan beraat kararı verildiği, bahse konu kararda özetle; PKK/KCK terör örgütüne yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında Van Büyükşehir Belediye Başkanının gözaltına alınmasını protesto eden davacının da içinde bulunduğu grubun güvenlik güçlerinin ikazlarına rağmen dağılmadığı yönünde tespit ve olgulara yer verildiği, ayrıca davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü propagandası yapma suçlamasıyla Van Cumhuriyet Başsavcılığındaki ... sayılı soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bahse konu kararda özetle; davacının sosyal paylaşım sitesi hesabında PKK/KCK terör örgütü propagandası yapan paylaşımları beğendiği, terör örgütüne yönelik sempatisini "beğenme" yoluyla gösterdiği yönünde tespit ve olgulara yer verildiği, kurumunca Komisyona intikal ettirilen davacıya ait personel bilgi dosyasında, davacının PKK/KCK bölücü terör örgütü adına "teröristbaşı Abdullah Öcalan'a özgürlük" eylemlerine katıldığı yönünde değerlendirme bulunduğunun bildirildiğinin tespit edildiği, bunun yanında söz konusu tespitleri mesnetsiz bırakacak somut herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşıldığından, Mahkemelerinin 18/06/2020 tarihli ara kararı üzerine dava dosyasına gönderilen bilgi ve belgelerde; davacının oğlunun PKK/KCK bölücü terör örgütü şehir yapılanması içerisinde faaliyette bulunduğu ve yasa dışı eylemlere katıldığı, bunların yanı sıra iki kardeşinin PKK/KCK bölücü terör örgütü yapılanması içinde faaliyette bulunduğu yönünde bilgi verildiği, anılan bilgi ve tespitler hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ile davacı hakkındaki diğer tespitler dikkate alındığında, davacının PKK/KCK terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu anlaşıldığından; dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem Mahkemelerince hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi talebinin kabulüne olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare ve Bölge İdare Mahkemesince istihbari nitelikteki soyut bilgiler dayanak alınarak hukuka aykırı karar verildiği, İdare Mahkemesinin ceza mahkemesi gibi değerlendirme yaptığı, PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönündeki değerlendirmenin olgular ile somut bilgi ve belgelere dayanmadığı, bu hususa ilişkin hakkında idari ve adli soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı, Van Valiliği İdari Kurul Kararının hiçbir somut ve hukuki dayanağı bulunmamasına rağmen, isnat edilen fiillerin ispat edilmiş gibi değerlendirildiği, İdare Mahkemesi tarafından aleyhe değerlendirilen soyut ve haksız delillerin istinaf aşamasında tartışılmadığı, ilgili kurum ve kuruluşlara soyut bilgilerin somut bir dayanağı olup olmadığının ara kararı ile sorulması üzerine aleyhine delil olacak somut veriye dayanan bir cevap verilmediği halde gerekçesiz bir şekilde karar verildiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde işçi olarak görev yapan davacı, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurusu Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacının "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçundan hakkında açılan ceza davası sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve Dairemizce temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla anılan kararın Yargıtay incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü propagandası yapma suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... sayılı soruşturma sonucunda ... tarih ve K:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği, anılan kararın itiraz edilmeden 16/10/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından kararlaştırılan ve 14/07/2017 tarih ve 30124 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan KHK, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7089 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmış olup, anılan Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasındaki “…üyeliği, mensubiyeti veya…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 30/11/2022 tarih ve E:2018/83, K:2022/144 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Yukarıda da belirtildiği üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler kapsamında, yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı silahlanmış bir terör örgütü olan PKK/KCK'ya yönelik olarak da tedbir alınmasının ve bu bağlamda kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılmasının, yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı idarece OHAL Komisyonuna intikal ettirilen davacıya ait personel bilgi dosyasında: davacının PKK/KCK bölücü terör örgütü adına "teröristbaşı Abdullah Öcalan'a özgürlük" eylemlerine katıldığı yönündeki kurum kanaatinin ve dava dosyası içeriğinde yer alan 31/10/2017 tarihli "saha ve sosyal çevre araştırma tutanağı" başlıklı yazıda "oğlunun PKK/KCK bölücü terör örgütü şehir yapılanması içerisinde faaliyette bulunduğu ve yasadışı eylemlere katıldığı, bunların yanı sıra iki kardeşinin PKK/KCK bölücü terör örgütü yapılanması içinde faaliyette bulunduğu" yönündeki bilginin İdare Mahkemesince değerlendirildiği ve davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı açısından hükme esas alındığı görülmüştür. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçu isnadıyla düzenlenen Van Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarihli ... esas sayılı iddianamesinde; davacı ile birlikte diğer sanıkların 17/11/2016 tarihinde başka bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan Van Büyükşehir Belediye Başkanı B.K.'nın gözaltına alınmasını protesto etmek için ... üzerinde bulunan Van Büyükşehir Belediyesi önünde toplanarak kolluk güçlerince gruba yönelik ses yükseltici cihazlarla dağılmaları yönünde üç kez ikazda bulunulmasına rağmen sanıkların dağılmadıkları ve kolluk güçlerince müdahalede bulunulduğundan bahisle 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkındaki Kanun'a muhalefet ettiklerinden bahisle aynı kanunun 32/1. maddesi ile Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle açılan dava sonucunda, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; (...) dosya içerisinde yer alan bilirkişi tarafından düzenlenen CD inceleme raporunda belirtildiği üzere yapılan uyarılara, ikazlara ve uzlaşma çabalarına rağmen dağılmayan gruba gaz ve su sıkılmak suretiyle dağıtıldığı, dağılan grubun çoğunun belediye binasına girdikleri, başka bir ifade ile kolluk kuvvetlerinin gaz ve su sıkmak suretiyle zor kullanması neticesinde sanıkların yer aldığı grubun dağılarak büyük kesiminin belediye binasına girdiği ve bir daha da toplanmadıkları yani dağılmamakta ısrar etmedikleri, bu haliyle sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-a maddesi gereğince davacı ile birlikte diğer sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, yine davacı hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda, facebook isimli sosyal paylaşım sitesi hesabının incelenmesi sonucu düzenlenen açık kaynak araştırma tutanağında; PKK/KCK terör örgütü propagandasının yapıldığı suç unsuru içeren herhangi bir paylaşımın tespit edilemediği, kaldı ki açık kaynak araştırma tutanağında gösterilen fotoğrafların şüpheliler tarafından paylaşılmadığı, salt propaganda içeren bu paylaşımların beğenilmesinin 'düşüncelerin kitlelere ve kamuoyuna yayılarak benimsetilmesi' amacıyla gerçekleştirilen propaganda fiillerinin şüpheliler tarafından işlendiğinin kabule yeterli olmadığı, bu kapsamda terör örgütüne yönelik sempatisini 'beğenme' yoluyla gösterdiği eylemler bakımından ilgili suçun oluşmayacağı, davacı tarafından paylaşım yapılmaması nedeni ile üzerlerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı gerekçesiyle Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte İdare Mahkemesince davalı idareye, Van Valiliğine, Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına ara kararı gönderilerek; davacıya ait personel bilgi dosyasında, Van Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı yazısında davacının PKK/KCK terör örgütü ile bağlantısı olduğu yönünde değerlendirmenin dayanağı olan tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine karar verildiği, ara kararına verilen cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinden; Emniyet Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, "PKK/KCK terör örgütüyle ilgili herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının" belirtildiği, davacı hakkında davalı idare tarafından düzenlenen 31/10/2017 tarihli Saha ve Sosyal Çevre Araştırma Tutanağında; "... PKK/KCK bölücü terör örgütü adına terörist başı Abdullah Öcalan'a özgürlük eylemine katıldığı, ayrıca oğlunun PKK/KCK bölücü terör örgütü şehir yapılanması içerisinde faaliyette bulunduğu ve yasadışı eylemlere katıldığı, bunların yanı sıra iki kardeşinin PKK/KCK bölücü terör örgütü yapılanması içerisinde faaliyette bulunduğu değerlendirilmektedir." şeklinde bilgiye yer verildiği, yine Van Valiliği'nin 18/10/2017 tarihli yazısı ekinde sunulan bilgi notunda ; " ... ABI (TCKN: ...........) isimli şahsın 17/11/2016 tarihinde Van Güvenlik Şube Müdürlüğünce 2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet suçlarından hakkında işlem yapıldığı ve serbest bırakıldığı anlaşılmıştır." ... ABI (TCKN: ...........)'nin kardeşi ... ABI ( TCKN:...........) isimli şahsın 12/09/2010 tarihinde İl Emniyet Müdürlüğümüzce PKK/ KONGRA-GEL terör örgütü üyesi olma - referandumda oy kullanılmasını engellemek amacıyla halkı tehdit etme suçlarından göz altına alınarak hakkında işlem yapıldığı anlaşılmaktadır." şeklinde istihbari bilginin belirtildiği, davacının kardeşi ve oğlu ile ilgili tespitlerin davacının PKK/KCK terör örgütüne iltisak ve irtibatını ortaya koyan hususlar içermediği, diğer idarelerce verilen cevabi yazılarda da, davacının adı geçen örgüt ile irtibat ve iltisakının açık ve somut gerekçelerle ortaya konulmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle, davacı hakkında ceza yargılaması neticesinde, gösteri yürüyüşü sırasında kolluk kuvvetlerinin uyarısı üzerine dağılma ve mukavemet göstermeme şeklindeki söz konusu fiilinin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilen, yine terör örgütü propagandası yapma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda; üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ve somut tespitlere dayanmayan istihbari bilgiler ve kurum kanaati dışında PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı ve iltisakına dair başkaca bir delil bulunmayan davacının, PKK/KCK terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmasına da hukuken imkân bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin temyize konu kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 04/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğu gerekçesi İle 692 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddi kararının iptalinin talep edildiği anlaşılmakla; Beşinci Daire kararının Hukuki Değerlendirme başlıklı bölümünde de belirtildiği üzere, kanun hükmünde kararname uyarınca terör örgütüne ve Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı oluşumu veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin konular adli suç veya disiplin suçu oluşturacak eylemlerin değerlendirmelerinden farklı olmakla, bu örgütlere veya gruplarla aradaki bağın veya fiilin sübut derecesinde ortaya konulmasının aranmadığı bu yapı, oluşum gruplar ile irtibat veya iltisakın yeterli görüldüğü bu değerlendirmenin de ilgilinin ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak idare bünyesinde kalmasının uygunluğu yönünden yapıldığı, bu uygunluğun ve takdir yetkisinin kullanılmasında her türlü verinin (sosyal medya, sosyal çevre, kurum kanaati, soruşturma kovuşturma, dosyasındaki deliller vs.) kullanılacağı tabi olmakla; İlk derece mahkemesince yapılan tespit ve değerlendirmeler hukuka ve mevzuata uygun olup Bölge İdare Mahkemesi karanının onanmasına karar verilmesi görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.