7. Hukuk Dairesi 2012/8770 E. , 2014/8479 K. "" Mahkemesi : Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Tarihi : 20/06/2012 Numarası : 2009/87-2012/449 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmiş olup, temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü: Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. 1-İddia ve savunmaya,…
**7. Hukuk Dairesi 2012/8770 E. , 2014/8479 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Tarihi : 20/06/2012 Numarası : 2009/87-2012/449 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmiş olup, temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü: Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. 1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere ölen balıklar için belirlenen tazminat miktarının uygun görülmesine, davacı taraf tesisisinde zarar nedeniyle yeniden yapılma gerekmesine göre davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı tarafın zarar gören tesis için hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen uzman bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Bilindiği gibi hukukumuzda zarar konusunda fark teorisi benimsenmiştir. Bu teori gereğince zarar, mal varlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile zarar verici olay meydana gelmese idi bulunacağı durum arasındaki farktan ibarettir. Bu olgu dikkate alındığında hükmedilecek zararın hesaplanmasında zarar verici olayın malvarlığı üzerindeki olumsuz etkileri yanında olumlu etkilerinin de değerlendirilmesi ve yararla zarar denkleştirilmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerekir. Somut olaya gelince; davacı taraf davalı şirket tarafından yapılan kablo hattı döşeme işlemi sırasında balık tesislerine gelen su borusu nakil hattının hasar gördüğünü öne sürerek, hasar bedelini talep etmiştir. Yukarıda açıklanan gerçek zarar ilkesine göre davacı tarafın zarar gören boru hattının eski haline getirilmesi için gereken onarım bedelini isteyebileceği, bu durumda da eski boru hattı ile yeni boru hattı arasındaki eski yeni farkının hesaplanacak bedelden düşülmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Ne var ki mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporunda, zarar gören eski borular ile değişen yeni borular arasında eski-yeni değer farkı hesaplanmamış ve bu yönden denkleştirme yapılmadan zarar bedeli belirlenmiştir. Yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez.