Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2806 E. , 2024/793 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2806 Karar No : 2024/793 TEMYİZ EDEN (DAVACI): … VEKİLİ: Av. …-Av. … KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü-… İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/2806 E. , 2024/793 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2022/2806 Karar No : 2024/793 TEMYİZ EDEN (DAVACI): … VEKİLİ: Av. …-Av. … KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü-… İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 2016/Nisan,Ekim,Kasım dönemleri katma değer vergisi, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından 2005 yılında satın alınan arsa üzerinde yine davacı tarafından inşa edilen binada bulunan dört adet ofisin satışının ticari faaliyet kapsamında değerlendirilmek suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı, davacı adına ödeme emri düzenlenmesine neden olan söz konusu binada yer alan satışların ve önceden yatırım amacıyla alınmış birkaç arsa-tarla satışının haricinde başka suretle gayrimenkul alım satımı ve inşası gerçekleştirdiği yönünde herhangi bir inceleme ve tespit bulunmadığının görüldüğü, davacının ticari kazanç elde etmek amacıyla risk üstlenerek, iş yeri, çalışan, donanım ve kayıtlara ilişkin tespitlerle ortaya konulabilecek bir ticari organizasyon dahilinde gayrimenkul alım-satımı yaptığı yönünde bir inceleme ve tespitin bulunmadığı somut uyuşmazlıkta, davacının kendine ait dört adet taşınmaz satışı dışında satışlarının ve gayrimenkul alım-satımı faaliyetini devamlı surette sürdürebilmesi için varlığı zorunlu olan başkaca alımının bulunduğu yönünde, devamlı surette yürütülen bir ticari faaliyete ve ticari kazanç elde etme gayesine karine ve ticari faaliyetin devamlılık unsuruna dayanak teşkil edecek başkaca tespitin bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu gayrimenkullerin satışından elde edilen kazancın ticari kazanç olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı, yapılan tespitlerin bu haliyle dava konusu işleme dayanak alınması için yetersiz olduğu, nitekim söz konusu dört adet gayrimenkul satışının ticari kazanç kapsamında değerlendirilmesinin işlemin sayısı ve söz konusu gayrimenkullerin davacı tarafından 2005 yılında alınan arsa üzerinde inşa edilen binada yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda yasal olmadığı sonucuna ulaşıldığından, bu hususun 6183 sayılı Yasa'nın 58. maddesinde belirtilen ''borcum yoktur'' iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda, ticari kazanç kapsamında olmayan gayrimenkul satışları nedeniyle, davacı adına ticari kazanç elde edildiğinden bahisle re'sen tarh olunan vergilerin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin dava edilen kısmının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacı adına düzenlenen ödeme emrinin içeriğinde yer alan ve uyuşmazlık konusu edilen 2016/Nisan,Ekim,Kasım dönemleri katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasına ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin e-tebligat usulüyle 24/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, itirazsız kesinleşmesi ve ödenmemesi üzerine mezkur tutarların ödeme emrine bağlandığı, ödeme emrinin de yine e-tebligat usulüyle 30/03/2021 tarihinde tebliği sonrasında bakılan davanın açıldığı, ödeme emirlerinin kesinleşmiş amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenmesi nedeniyle itiraz sebeplerinin yasa koyucu tarafından sınırlandırılmış olduğu, uyuşmazlıkta, vergi ve cezalara ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin davacıya tebliğiyle birlikte usulüne uygun olarak kesinleştiği görüldüğünden ve davacı iddialarının yasada sayma usulüyle belirlenmiş iddialardan olmadığı, ancak tarhiyat aşamasında açılacak davalarda değerlendirilebilecek nitelikteki iddialar olduğu anlaşıldığından, usul ve yasaya uygun olarak kesinleşen amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin dava konusu edilen kısmında hukuka aykırılık, davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emrinin dava konusu edilen kısma ilişkin olarak düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin e-tebligat yoluyla tebliğ edildiğinin sübuta erdirilmediği, yalnızca sms mesajı ile gönderilen bilgi mesajının yasal tebligat olarak kabul edilemeyeceği, birden fazla alım satım işleminin tek başına ticari faaliyete karine teşkil etmediği, alım ve satım faaliyetinin aynı dönemde olması gerektiği, itirazlarının borcum yoktur itirazı kapsamında bulunduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacının 2015,2016,2017 yılları işlemlerinin incelenmesi üzerine düzenlenen 24/09/2020 tarihli vergi inceleme tutanağının incelenmesinden, davacı tarafından aynı yılda birden fazla sayıda taşınmaz satıldığı ve takip eden yılda da taşınmaz alım ve satım işlemlerinin yinelendiği dikkate alındığında elde edilen gelir yönünden, devamlılık koşulunun gerçekleştiği dolayısıyla kazancın ticari nitelik taşıdığı sonucuna varılmaktadır. Diğer taraftan, borcun olmadığı itirazı, bir borcun doğmadığının veya sona erdiğinin ileri sürülmesidir. Uyuşmazlıkta, davacının anılan ticari faaliyetinden kaynaklanan vergi ve vergi cezasının usul ve yasaya uygun olarak tahakkuku sağlanarak muacceliyet kazandırıldığı, muaccel hale gelen borcun ferileri ile birlikte davacı tarafından vadesinde ödenmediği, vadesinde ödenmeyen borcun tahsili için davacı adına ödeme emri düzenlendiği görüldüğünden, usul ve yasaya uygun olarak doğan ve vadesinde ödenmeyen borcun tahsili için ödeme emri düzenlenmesinde ve Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin, açıklanan nedenlerle reddi gerektiği gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.