11. Ceza Dairesi 2024/35 E. , 2024/9618 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4742 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2023 tarihli ve 2023/4486 Soruşturma, 2023/15323 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merc…
**11. Ceza Dairesi 2024/35 E. , 2024/9618 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4742 Değişik iş SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2023 tarihli ve 2023/4486 Soruşturma, 2023/15323 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.06.2023 tarihli ve 2023/4742 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.06.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 2023/20390 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124463 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124463 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüphelinin 01/09/2019-23/11/2022 tarihleri arasında müşteki ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde satın alma işinde ve sekreter pozisyonunda çalıştığı, şüphelinin farklı tarihlerde müşteki şirkete yatırılması gereken ücretleri kendi şahsi hesabına yatırarak haksız menfaat temin ettiği, şirketi zarara uğrattığı, bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğu iddia edilen olay nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, şüphelinin hesabına yatan para ile ilgili dekont ve delil sunduğu, üzerlerine atılı suçu işlediğine dair müştekinin soyut iddiası dışında başka bir delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, Şüphelinin, şirket adına müşterilerden gelen paraların, müşteki firma sahibi ...'ın bilgisi dahilinde kendisi ve diğer çalışanlar ... ve ...'nün hesaplarına herhangi bir açıklama olmaksızın geldiğini, bu paraları birbirlerinin hesabına aktardıktan sonra çekerek firma sahibine elden ödediklerini ifade etmesi karşısında, ... ve ...'nün tanık olarak ifadelerinin alınması ile şüphelinin ve bahsi geçen diğer çalışanların banka hesap hareketlerinin incelenmesi ve bu şekilde müşteki şirketin zararına olacak şekilde menfaat temin etmek gibi bir durumun söz konusu olup olmadığının tespitine esas olmak üzere bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. “ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 04.09.2019-25.11.2022 tarihleri arasında şikayetçi şirketin satın alma bölümünde çalışan şüphelinin, şirkete ait bir kısım ürünleri müşterilere sattıktan sonra, bedelini şirkete teslim etmek yerine şahsi olarak aldığının, bu kapsamda; müşterilerden ... ve diğer müşterilere sattığı ürünün bedelinin kendi banka hesabına yatırılmasını sağladığının, belirtilen ücretlerin İş Bankası ve Garanti Bankasındaki hesaplarına yattığının iddia olunması ile şüphelinin alınan ifadesinde; şirket sahibi olan ...'ın talimatıyla ücretlerin gayri resmi olarak kendisinin ve diğer çalışanlar ..., ... ve ...'ün hesaplarına geldiğini, kendi aralarında parayı aktardıktan sonra nakit olarak çekip elden verdiklerini söylemesi karşısında; ... ve diğer müşteriler ile ..., ..., ... ve ...'ün beyanlarına başvurulması, tüm banka hesap hareketlerinin incelenmesi, ödemelere ilişkin evrakların, defter, belge ve kayıtların getirtilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması, şüphelinin uhdesinde kalan para olup olmadığının varsa miktarının kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde ortaya konulması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.06.2023 tarihli ve 2023/4742 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.