Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9383 E. , 2024/3491 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9383 Karar No : 2024/3491 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Av. ... 3- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: Bakanlar Kurulu tarafından 16/06/2016 tarihinde kabul edilen ve 28/06/2016 tarih ve 29756 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2016/8972 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki "
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9383 E. , 2024/3491 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9383 Karar No : 2024/3491 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Av. ... 3- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: Bakanlar Kurulu tarafından 16/06/2016 tarihinde kabul edilen ve 28/06/2016 tarih ve 29756 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2016/8972 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki "3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ın 1. maddesinin ve 2. maddesi eki olan "Bandrole Tabi Cihazlar ve Bandrol Oranları" başlıklı listenin 7 numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentlerinin iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İşbu davada, Danıştay Onuncu Dairesince verilen 24/06/2021 tarih ve E:2016/12690, K:2021/3645 sayılı karar ile dava konusu 2016/8972 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ın 1. maddesinin iptaline, aynı Kararın 2. maddesinin eki olan "Bandrole Tabi Cihazlar ve Bandrol Oranları" başlıklı listenin 7 numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentlerinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı idarelerce; anılan kararın iptale ilişkin kısmının temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/06/2022 tarih ve E:2021/3519, K:2022/2097 sayılı kararı ile "...Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının eki kararın 1. maddesiyle, gümrük idarelerince tahsil edilen bandrol ücretlerinin %2'sinin Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından Gümrük ve Ticaret Bakanlığının bütçesine aktarılması hükme bağlanmaktadır. Bu çerçevede, bandrol ücreti mükelleflerinden tahsil edilen bandrol ücretlerinde değişiklik getirmemesi ve dolayısıyla vatandaşlara yansıtılacak bandrol ücretinde artışa neden olmaması karşısında, sadece gümrük idarelerince kesilen bandrol ücretlerinin bir kısmının Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bütçesine aktarılmasını öngören düzenlemenin, sırf vatandaş sıfatı nedeniyle davacının doğrudan doğruya meşru, güncel ve somut menfaatini etkilemediği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş ve yeniden bir karar verilmek üzere dosya Dairemize gönderilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 3093 sayılı Kanun'da, cep telefonlarının bandrole tabi cihazlar arasında sayılmadığı halde asıl işlevi haberleşme olan bu cihazlardan bandrol alınmasına dair dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı eki Karar ile kanuni dayanağı olmaksızın hüküm getirildiği, Bakanlar Kuruluna, Kanunla bandrol oranlarını artırma yetkisi verilmiş olduğu ancak yeni cihazların bandrole tabi hale getirilmesine dair kanuni yetki verilmediği, ayrıca Kanunla tahsil yetkisi Türkiye Radyo Televizyon Kurumuna tanınan bir gelirin, belirli bir oranının protokolle gümrük ya da bir başka idareye nakdi ve/veya ayni olarak aktarılması sonucunu doğuracak dava konusu düzenlemenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ayrıca aksi düşünülse bile cihazın tamamı üzerinden değil yalnızca radyo ve televizyon yayını almaya yarayan kısmı üzerinden bandrol ücreti hesaplanması gerekirken tamamının değeri üzerinden hesaplanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu düzenlemelerin iptallerinin gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMALARI: Cumhurbaşkanlığı tarafından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği, Bakanlar Kurulunun 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu ve 6682 sayılı 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'ndan kaynaklanan yetkisini kullandığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacının menfaat yokluğu nedeniyle dava ehliyetinin bulunmadığı, dava konusu düzenlemelerin 3093 sayılı Kanun çerçevesinde gerçekleştirildiği, dava konusu düzenleme ile gümrük idarelerince tahsil edilen bandrol ücretlerinin %2'si TRT tarafından Bakanlıklarının bütçesine aktarılmasının kararlaştırıldığı, üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine uygun şekilde hazırlanarak yürürlüğe konulan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından, Bakanlar Kurulunca kendisine verilen yetkinin yasal sınırları içinde kullanıldığı, teknolojik gelişmeler sonucunda yeni üretilen cihazların bandrole tabi olmasını sağlamak amacıyla verilen yetkinin kamu yararı amacını gerçekleştirmek üzere söz konusu düzenlemelerin yapıldığı, alınan uzman görüşlerinde, cep telefonlarının radyo ve televizyon yayını almaya yarayan bölümünün maliyetinin ayrıştırılmasının mümkün olmadığının tespit edildiği, haksız ve hukuki dayanağı olmayan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararlarının temyizi üzerine verilen bozma kararlarına ısrar edilemeyeceği kuralına yer verildiğinden, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ : 16/06/2016 tarih ve 2016/8972 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ın 1. maddesinin ve 2. maddesinin atıfta bulunduğu "Bandrole Tabi Cihazlar ve Bandrol Oranları" başlıklı listenin 7 numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentlerinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu Kararın 1. maddesinin iptaline, aynı kararın 2. maddesinin eki olan "Bandrole Tabi Cihazlar ve Bandrol Oranları" başlıklı listenin 7 numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentleri yönünden davanın reddi yolunda verilen Danıştay Onuncu Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2016/12690, K:2021/3645 sayılı kararın davalı idarelerce temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 08/06/2022 günlü, E:2021/3519, K:2022/2097 sayılı kararıyla iptale ilişkin kısmının bozulduğu anlaşıldığından, bozma kararı uyarınca dava konusu "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ın 1. maddesi yönünden dosyanın esası incelendi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi hükmünde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına Danıştay dava dairelerince ısrar etme olanağı tanınmamıştır. Bu nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararında yer alan gerekçelerle; dava konusu Bakanlar Kurulu Kararına ekli kararın 1. maddesi yönünden davanın ehliyet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, davanın görüldüğü Danıştay Onuncu Dairesince verilen 24/06/2021 tarih ve E:2016/12690, K:2021/3645 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/06/2022 tarih ve E:2021/3519, K:2022/2097 sayılı kararıyla iptale ilişkin kısmının bozulması ve Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 tarih ve 2023/33 sayılı işbölümüne ilişkin kararı uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, ilk kararın bozulan kısmına münhasıran incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 3093 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (d) fıkrasında verilen yetkiye dayanılarak, 28/06/2016 tarih ve 29756 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 16/06/2016 tarih ve 2016/8972 sayılı kararının 1. maddesi ve 2. maddesinin eki olan listenin 7 numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentlerinin iptalinin istenildiği davada, Danıştay Onuncu Dairesince yapılan yargılama üzerine, dava konusu 2016/8972 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki, "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar"ın 1. maddesinin iptaline, aynı Kararın 2. maddesinin eki olan "Bandrole Tabi Cihazlar ve Bandrol Oranları" başlıklı listenin 7 numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentlerinin iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin kararının redde ilişkin kısmı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, iptale ilişkin hüküm fıkrası yönünden ise Davalı Cumhurbaşkanlığı ve Ticaret Bakanlığı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdare Dava Dairelerinin anılan kararı ile bozularak temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi üzerine dava dosyası bozma kararı kısmına yönelik olarak yeniden incelenmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığında davaların reddine karar verileceği kurallarına yer verilmiştir. Dava konusu edilecek işlem ile dava açmak isteyen kişi arasında belli ölçüler içerisinde menfaat ilişkisi bulunması gerektiğini öngören kanun koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin; ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu Bakanlar Kurulu Kararına ekli kararın 1. maddesiyle, 15/06/2015 tarih ve 2015/7757 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 3093 sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanunu Uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine İlişkin Kararın 7. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Gümrük İdarelerince tahsil edilerek Kuruma intikal ettirilen bandrol ücretlerinin %2'si Bakanlığın talebi üzerine, Bakanlık ile Kurum arasında yapılacak protokol çerçevesinde Bakanlık ihtiyaçlarının ayni ve/veya nakdi olarak karşılanması amacıyla kullanılır. Ayni ihtiyaçlar, Bakanlığın talebi üzerine Kurum tarafından karşılanır." hükmünün "Gümrük idarelerince tahsil edilen bandrol ücretlerinin %2'si Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından Bakanlık bütçesine aktarılır. Söz konusu tutarın aktarılması ve harcanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelik ile belirlenir." şeklinde değiştirildiği, davacının dava açıldığı tarihte milletvekili olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, tüm toplumu etkilediği belirtilerek, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararına ekli kararın 1. maddesinin iptali istemine ilişkin olarak hem milletvekili hem de vatandaş sıfatıyla dava açmada menfaati bulunduğu ileri sürülmektedir. Anayasa'nın 85. ve 150. maddelerinde düzenlenen "milletvekilliği" sıfatı, hukuksal bir statü niteliğinde olup, bu sıfatla dava açılabilecek haller Anayasada düzenlenmiştir. Buna göre; Milletvekilliğinin düşürülmesine, yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına karşı ve kanunların, Meclis İçtüzüğünün, kanun hükmünde kararnamelerin, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin iptali için iptal davası açılması halleri milletvekilliği sıfatına dayalı olarak doğrudan dava açılabilecek haller olarak sayılmıştır. Bunlar dışında milletvekillerine, milletin temsilcisi olma sıfatıyla kamu yararını ilgilendiren idari işlemlere karşı doğrudan dava açma hakkı tanınmamıştır. Milletvekillerinin Anayasa'nın 80. maddesinde belirtildiği üzere seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün milleti temsil ettiklerine ilişkin kural ise, milletin siyasi anlamdaki temsili anlamına gelmekte olup, dava açma konusundaki temsil ilişkisini içermediğinden, dava açıldığı tarihte milletvekili olan davacının, milletvekili sıfatıyla dava açmada menfaati bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının davacının menfaatini etkileyip etkilemediğine yönelik olarak, davacının vatandaş sıfatıyla dava açıp açamayacağı yönünden de incelenmesi gerekmektedir. Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının eki kararın 1. maddesiyle, gümrük idarelerince tahsil edilen bandrol ücretlerinin %2'sinin Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından doğrudan Gümrük ve Ticaret Bakanlığının bütçesine aktarılması hükme bağlanmaktadır. Bu çerçevede, bandrol ücreti mükelleflerinden tahsil edilen bandrol ücretlerinde değişiklik getirmemesi ve dolayısıyla vatandaşlara yansıtılacak bandrol ücretinde artışa neden olmaması karşısında, sadece gümrük idarelerince kesilen bandrol ücretlerinin bir kısmının Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bütçesine aktarılmasını öngören düzenlemenin, sırf vatandaş sıfatı nedeniyle davacının doğrudan doğruya meşru, güncel ve somut menfaatini etkilemediği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararına ekli kararın 1. maddesi yönünden davacının dava açmakta ehliyeti bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücreti ile daha önce davalılardan tahsil edilerek davacıya verilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 29/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.