11. Hukuk Dairesi 2023/4078 E. , 2024/7253 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/773 Esas, 2023/804 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/397 E., 2023/37 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapıl…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4078 E. , 2024/7253 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/773 Esas, 2023/804 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/397 E., 2023/37 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.10.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt içinde ve yurt dışında taşımacılık alanında faaliyet gösteren bir lojistik firması olduğunu, davalılardan ... Yatırım Gıda Medikal Loj. İç ve Dış. Tic. San. Ltd. Şti.’nin yükleteni, diğer davalı ... İş Makinaları İnş. Tar. Gıda ve Oto Yed. Par. San. Dış Tic. Ltd. Şti.’nin de taşıtanı olduğu 10 adet konteynerin İstanbul’dan Mısrata/Libya’ya taşıma organizasyonunun müvekkili şirketçe organize edildiğini, yükün Libya mevzuatına aykırı olması sebebi ile yük uzun süre boşaltma limanında teslim alınmak üzere beklemesine rağmen alıcısınca teslim alınamadığını ve 01.12.2018 tarihinde sadece 5 konteyner alıcısı tarafından teslim alındığını, geri kalan 5 konteynerın ise teslim alınmadığını ve Türkiye’ye geri getirildiğini, teslim alınan 5 konteyner için teslim tarihi olan 01.12.2018 tarihine kadar ve iade taşınan 5 konteyner için de geri taşımanın gerçekleştiği 07.02.2019 tarihine kadar demuraj tahakkuk ettiğini, müvekkili şirketin konşimentosunun incelenmesi halinde ilk 10 gün serbest süre olmakla birlikte, 11. gün sonrasında günlük konteyner başına 8,00 ABD Doları olarak, 21. gün sonrasında günlük konteyner başına 16,00 ABD Doları olarak demuraj tahakkukuna ilişkin tarife görülebileceğini, 30. gün sonrasında tahakkuk etmesi gereken demuraj miktarı basım hatası sebebi ile şerh düşülememiş olmakla birlikte, fiili taşıyan konşimentosu uyarınca 30. gün sonrası 30,00 ABD Doları demuraj tahakkukunu kabul etmekte olduğunu ileri sürerek her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalı yanlardan olan toplam 76.806,00 ABD Doları tutarındaki alacağın faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının taşıma konusu eşyayı yurt dışına taşıma işini gerçekleştirdiğini ancak defaatle uyarıda bulunulmasına rağmen eşyayı yurt dışı alıcısına teslim etmediğini, ürünlerin kalitesinin, miktarının, paketlemesinin faturaya uygun olduğu tespitine yer verildiğini, tüm bu denetim raporlarına ve uygunluk belgelerine rağmen davacı taraf, taşıma konusu eşyanın yurt dışı alıcısı tarafından teslim alınmadığını, ürünler üzerinde yer alan etiketlerde sahtecilik yapıldığını ileri sürerek, ürün tesliminden kaçındığını, müvekkili şirketler açısından maddi kayıplara ve zararlara neden olduğunu savunarak haksız davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşımayı üstlendiği ancak fiili taşıyanın davadışı şirket olduğu, rücu davası niteliğinde olan işbu davada davacının öncelikle davalılardan tahsilini istediği demuraj ücretini davadan önce fiili taşıyana ödediğini ispatlaması gerektiği, dava konusu yükün demurajına özgülenmiş bir ödemenin olmadığı, demuraj ödemesinin fiili taşıyan ile aralarındaki ticari teamüle göre mahsuplaşma yöntemi ile ödendiğini beyan ettiği, 25.12.2020 tarihli demuraj ödeme bildirimi başlıklı belgenin de fiili taşıyan tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğinden davacı açısından delil kuvvetine haiz olmadığı, iddia edilen demuraj ödemesinin belgesinin sunularak aynı zamanda ticari defterlerine de işlenmiş olması gerektiği, ancak davaya konu demuraj bedelleri için fiili taşıyan tarafından davacı adına her hangi bir fatura tanzim edilmediği gibi demuraj bedellerine ilişkin olarak da, tarafların ticari defterlerinde herhangi bir fatura ve ödeme kaydının yer almadığı, dolayısıyla cari hesaba mahsuben bir ödemenin de tespit edilemediği, bu durumda davacının işbu davada aktif husumet ehliyetine haiz olmadığı gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşımanın yapıldığı konteynerlerin dava dışı fiili taşıyan ... Line Şirketi'ne ait olduğu, dolayısıyla demuraj ücretinin bu şirket tarafından talep edilebileceği, davacı şirket dava dışı ... Line Şirketi'ne demuraj ücretini mahsuplaşma suretiyle ödediğini iddia etmiş ise de, İlk Derece Mahkemesi'nce de kabul edildiği üzere, bu iddiasını ispat vasıtası olarak sunduğu 25.12.2020 tarihli, demuraj ödeme bildirimi başlıklı belgenin tacir olan davacı yönünden ödemeyi ispata elverişli bir belge olmadığı, dava dışı ... Line Şirketi tarafından davacı adına düzenlenmiş bir faturanın, davacı tarafından ise adı geçen şirkete ödeme yapıldığına dair bir belgenin sunulmadığı, davacı ile dava dışı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, cari hesap ilişkisinde mahsuplaşmanın da tespit edilemediği, bu minvalde davacının fiili taşıyan konteyner ilgilisi dava dışı ... Line Şirketi'ne ödeme yaptığını ve rücuan tahsil talebinde bulunma hakkına sahip olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, akdi taşıyan tarafından fiili taşıyana ödendiği iddia olunan konteyner demuraj ücretinin yükleten ve taşıtandan rücuan tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1203 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.