4. Hukuk Dairesi 2021/10204 E. , 2023/11020 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2017/1976 E., 2019/2059 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı istinafının kısmen kabulü/yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1113 E., 2017/929 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar veril…
**4. Hukuk Dairesi 2021/10204 E. , 2023/11020 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2017/1976 E., 2019/2059 K. HÜKÜM/KARAR : Davacı istinafının kısmen kabulü/yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1113 E., 2017/929 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin eksik incelemeye ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar murisi ...'in Akbank Eskişehir Köprübaşı şubesinden kredi çektiğini ve kredi çektiği sırada 15.04.2013 tarihli uzun süreli kredili hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, davacılar murisinin 12.02.2014 tarihinde vefat ettiğini, beyan yükümlülüğü ihlal iddiası ile davalı sigorta şirketine başvurularının haksız olarak reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 105.000,00 TL'nin vefat tarihinden itibaren reeskont (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; talep kabul edilmediği takdirde lehdar banka tarafından kredi borcu için yapılan icra takibine konu bedelin tüm ferileri ile kapatılarak bankaya ödenmesine, kalan miktarın da faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta ettiren müteveffanın kasıtlı olarak hastalıklarını gizlediğini, hatalı bir risk değerlendirmesine sebep olduğunu, müvekkili şirketin kanun ve sözleşme hükümleri çerçevesinde cayma hakkını kullandığını ve hükümsüz olan poliçeye istinaden davacı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı murisinin ölümüne neden olan pnömoni ve konjestif kalp yetmezliği bulunduğu, bu itibarla davacının murisinin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davacı murisinin ölüm sebebi ile poliçe tanzim tarihi olan 15.04.2013 tarihinden önce kendisinde mevcut kalp yetmezliği arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının murisinin bu rahatsızlığı nedeni ile uzun süre tetkik ve tedavi görmüş olduğundan bu rahatsızlığı ve beyan etmediği diğer rahatsızlıklarını bilmesi gerektiği ve bu nedenlerle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığı anlaşılmakla davacıların davalarının sübut bulmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; murisin ölüm nedeninin pnömoni yani zatürre olduğunu, bu yüzden murisin ölüm nedeni olan hastalık ile sözleşme öncesinde muriste bulunan hastalık arasında illiyet bağının bulunmadığını, yerel mahkemenin dosyayı Adli Tıp Kurumu'na göndermeden karar verdiğini, murisin düzenli olarak kredi taksitlerini ve sigorta primlerini ödediğini, sigorta şirketinin ne banka kredisine ne de müvekkiline ödeme yapmadığını, yerel mahkemenin ise sigorta primi olarak toplam kaç TL tahsil ettiğini ve sigorta şirketi hesabına aktardığını araştırmadan dosyayı bilirkişiye gönderdiğini, banka ve sigorta şirketinin tedbirli bir tacir gibi davranıp, murisin hasta olup olmadığını araştırması ve murisi bu konularda ikaz etmesi gerektiğini, ancak murise poliçe doldurulurken hiçbir uyarıda bulunulmayıp, bilgisayardan çıkartılan matbu sigorta formunun acelece "formalite" denilerek imzalatıldığını, Akbank'a olan borcun müvekkilinin evi satılarak ödendiğini ve bankanın dain mürtehin sıfatının kalktığını belirterek kararın kaldırılmasını ve vefat tazminatının sadece müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi tarafından aldırılan 06.02.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, murisin ölümüne neden olan pnömöni ve konjestif kalp yetmezliği ile sözleşme tarihinden önce kendisinde mevcut olan hastalıkları arasında illiyet bağı bulunduğu bildirilmiş ise de hastalıkların niteliği dikkate alınarak kardiyolog bilirkişiden rapor alınması gerektiği, bu suretle eksik tahkikatın tamamlandığı, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre, poliçe düzenlenmeden önce beyan edilmeyen hastalıklar ile vefat nedeni arasında illliyet bağı bulunduğu tespit edildiğinden murisin doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği anlaşılmakla davalı şirketin herhangi bir tazminat ödemekle sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davacılar vekilinin eksik incelemeye ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; murisin ölüm nedeninin pnömoni yani zatürre olduğunu, bu yüzden murisin ölüm nedeni olan hastalık ile sözleşme öncesinde muriste bulunan hastalık arasında illiyet bağının bulunmadığını, yerel mahkemenin dosyayı Adli Tıp Kurumu'na göndermeden karar verdiğini, murisin düzenli olarak kredi taksitlerini ve sigorta primlerini ödediğini, sigorta şirketinin ne banka kredisine ne de müvekkiline ödeme yapmadığını, yerel mahkemenin ise sigorta primi olarak toplam kaç TL tahsil ettiğini ve sigorta şirketi hesabına aktardığını araştırmadan dosyayı bilirkişiye gönderdiğini, banka ve sigorta şirketinin tedbirli bir tacir gibi davranıp, murisin hasta olup olmadığını araştırması ve murisi bu konularda ikaz etmesi gerektiğini, ancak murise poliçe doldurulurken hiçbir uyarıda bulunulmayıp, bilgisayardan çıkartılan matbu sigorta formunun acelece "formalite" denilerek imzalatıldığını belirterek vefat tazminatının müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davasında haklı olmayan, davası sübut bulmayan davacının yapmış olduğu yargılama masraflarına kendisi katlanması gerekirken, müvekkili davalıdan alınıp davacıya verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı lehine takdir edilen vekalet ücreti, istinaf duruşmasına katılan ... davasında haklı olan tarafa verilmesi lazım gelen bir ücret kalemi olmasına, davacı tarafın davasının reddedilmesine, istinaf duruşmasına katılmamasına rağmen davacı lehine vekalet ücreti takdirinin kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; banka kredisi nedeniyle düzenlenen hayat sigortası poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı HMK) 323, 326, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435, 1439 ve 1440 ıncı maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; 6100 sayılı HMK’nın 323/1-ğ maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama gideri olduğu, 326/1 nci maddesinde ise, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağı düzenlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, davası reddedilen davacı tarafın yapmış olduğu yargılama masraflarına kendisinin katlanması gerektiği gözetilerek yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerekirken davalıdan alınıp davacıya verilmesi hukuka aykırı olduğu gibi, davacı tarafın davasının reddedilmesine, istinaf duruşmasına katılmamasına rağmen davacı lehine vekalet ücreti takdiri de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Ne var ki yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370/2 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 3 numaralı bendinde yer alan "davalıdan alınıp davacıya verilmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine "davacı üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılmasına, 4 numaralı bendinde yer alan "davalıdan alınıp davacıya verilmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine "davacıdan alınıp davalıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.