11. Hukuk Dairesi 2008/12481 E. , 2010/3793 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.06.2008 tarih ve 2007/33-2008/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, …
**11. Hukuk Dairesi 2008/12481 E. , 2010/3793 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.06.2008 tarih ve 2007/33-2008/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı TPE’ne tescil başvurusunda bulunduğunu 'rnk' ibareli markanın daha önce tescili yapılan ' r.n.k e' ibareli marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olması nedeni ile tescil taleplerinin reddedildiğini, markalarının yeni ve ayırt edicilik unsuru taşıdığını ileri sürerek, TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Başkanlığı’nın 20.06.2007 tarih 2007-M-768 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tescil talep edilen marka ile redde dayanak yapılan markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre,davacının tescilini talep ettiği marka ile redde dayanak yapılan markanın birbirine benzediği, 'e' harfinin sönük bir fon oluşturduğu, ilk bakışta 'r.n.k' harflerinin dikkat çektiği, görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirlerine çok benzediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 17.15 TL temyiz ilam harcın temyiz edenden alınmasına, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.