T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:09/10/2025 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Hacze İtiraz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerl…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:09/10/2025 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Hacze İtiraz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, istinaf incelemesine konu olan işbu dosyada, ilk derece yargılaması sırasında ihtiyati haciz taleplerine ilişkin değerlendirme yapılırken, sürecin henüz başlangıç safhasında bulunulması, taraf beyanlarının olgunlaşmamış olması ve icra dosyasına dair belgelerin tamamlanmamış olması nedeniyle, bu talebin koşullarını değerlendirmeye elverişli bir hukuki zemin mevcut olmadığını, mahkemenin de bu sebeple ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de, gelinen aşamada, dava dosyasına sunulan deliller ve taraf beyanları ile birlikte, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan tüm maddi ve hukuki koşullar açıkça oluştuğunu, bu hususta Antalya Bölge Aliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ile ... Karar sayılı ilamında "davacı tarafın icra takibi ve ödeme emrinin tebliğine ilişkin belgeleri sunarak, yeniden ihtiyati haciz talebinde de bulunabileceği" dikkate alınarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, zira dosyada mübrez bulunan ve işbu dilekçe ekinde ibraz edilen ödeme emri, arabuluculuk tutanakları, icra dosyası dikkate alındığında muacceliyet şartının gerçekleştiğini, davanın alacak davası olduğunu, alacağı konu talep ettikleri sadece borç açıklaması ile gönderilen paranın ödenmesine ilişkin olduğunu, müvekkilinin, davalıdan başkaca alacaklı olmasına rağmen bu davada talep edilmediğini, dava konusu alacak-borç ilişkisinin müvekkili şirketin usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, taraflarınca sunulan belgeler ve ekler ile bu kayıtların net biçimde ortaya konulduğunu, davalı tarafça borç açıklaması ile gönderilen paranın iadesinin tam, eksiksiz yapılmadığını, bu kapsamda verilen çek ve ödemeler dikkate alındığından ... tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda haklı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, öncelikle yargılamanın uzaması, davalının ekonomik güç içerisinde olması, dosyada bulunan tüm belge, kayıtlar da dikkate alınarak ihtiyat haciz taleplerini yenileyerek, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 26/08/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"...Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz uygulanmasını talep etmiştir. İhtiyati haciz kararı icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ihtiyati tedbir benzeri ancak daha etkili bir tedbir işlemi olup, verilen ihtiyati haciz kararı ile kesin bir alacak tutarı hüküm altına alınmış olamaz. Yaklaşık ispat koşullarının varlığı aranır. ... tarihli Mali Müşavir ...'ın sunduğu bilirkişi raporu nazara alındığında; davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile ... Euro ile sınırlı olacak şekilde teminat karşılığında 2004 sayılı İİK'nın 281/2. maddesi gereğince ihtiyati haciz şartları da gerçekleşmiş olmakla, ihtiyati haciz talebinin kabulüne" karar verilmiştir. DAVALININ İTİRAZLARININ ÖZETİ: Davalı vekili, ihtiyati haciz sebebinin ispat edilemediğini, yaklaşık ispat şartının yeterince sağlanamamış olduğunu, mahkemenin kararını büyük ölçüde ... tarihli bilirkişi raporuna dayandırıldığını, ancak bir bilirkişi raporunun ancak tarafların tüm delilleri tam ve eksiksiz olarak sunduğu, savunma haklarını tam olarak kullandığı nihai yargılama aşamasında kesin ispat aracı olarak değerli olduğunu, ihtiyati haciz gibi geçici bir tedbir aşamasında henüz tüm deliller toplanmamış, tüm itiraz ve savunmalar dinlenmemişken sadece bilirkişi raporuna dayanarak alacağın varlığının kanaatine varılmasının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının icra dairelerince infazının müvekkilinin tedarikçileri, bankaları ve müşterilere nezdinde ciddi bir güven kaybına neden olacağını, davacı tarafın ihtiyati haciz için kanuni şart olan "haciz sebebini" hiçbir somut delil ile ispat edemediğini, iddia edilen alacağın varlığının ihtiyati tedbir için yeterli olan yaklaşık ispat seviyesine dahi ulaşmadığını, hükme bağlanan teminat miktarının kanuni oranının uygun olmadığını ve konacak haczin müvekkilinin banka hesap hareket akışını ticari itibarını zedeler nitelikte olduğunu beyan ederek, 26/08/2025 tarihli davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair ara kararına haklı itirazları doğrultusunda ara karardan rücu edilmesine İİK'nın 257. vd. maddeleri, HMK'nın 389. maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca iptaline, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 09/10/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"...davacı alacak istemli davada ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkememizin 26/08/2025 tarihli ara kararı ile talebin kabulüne karar verilmiş, davalı vekili ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. İhtiyati haciz kararı icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce uygulanan ihtiyati tedbir benzeri ancak daha etkili bir tedbir işlemi olup, verilen ihtiyati haciz kararı ile kesin bir alacak tutarı hüküm altına alınmış olamaz. Yaklaşık ispat koşullarının varlığı aranır. Talep eden eden tarafından sunulan deliller nedeni ile mahkememizce ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunun kabulü yönünde karar verilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacağı için ihtiyati haciz istenebilir. Kendisi dinlenmeden ihtiyati haciz kararı verilen borçlu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesi gereğince itiraz edebilir. İhtiyati hacze itiraz sebepleri şekli nitelikte olup tahdidi olarak belirtilmiştir. Bunlar mahkemenin yetkisine, mahkemenin görevine, teminata ve ihtiyati haciz sebeplerine itirazdır. Dava dilekçesi ekinde yer alan ve dosyada yer alan deliller mali müşavi bilirkişi raporu nazara alındığında, ihtiyati haciz kararı vermeye yetecek yaklaşık ispat koşullarını oluştuğu kanaatine varılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş; aynı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebinin varlığına ilişkin herhangi bir somut olgu, delil veya emareye dayalı bir tespitin ilk derece mahkemesince yapılmadığını, İİK'nın 257/2. maddesinde belirtilen hususların da dosya kapsamında mevcut olmadığını, yaklaşık ispat şartının sağlanmadığını, ihtiyati haczin müvekkili üzerindeki orantısız ve yıkıcı etkisinin göz ardı edildiğini, ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için yasal şartların oluşmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu karar, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin 09/10/2025 tarihli ara karardır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...