Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2701 E. , 2024/3918 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2701 Karar No : 2024/3918 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Petrol Nakliyat Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmekted…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2701 E. , 2024/3918 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2701 Karar No : 2024/3918 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Petrol Nakliyat Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Kabuksuz ceviz ticari tanımlı eşyanın ithalatını gerçekleştiren davacının, davaya konu... tarih ve ... sayılı beyannamesine eklediği ithalat uygunluk belgesini farklı ithalatları sırasında da kullandığı, söz konusu ithalat uygunluk belgesinin, "ithalat uygunluk belgesi karar ve kayıt defteri"nde bulunmadığı ve anılan belgeyle fazla miktarda eşya ithal edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergisi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; dosyasının incelenmesinden; davacı adına karara bağlanan ek tahakkuk ve para cezasının, 18/07/2019 tarihinde, tebliğ mazbatasına "geçici olarak gittiğini, muhatapla çalıştığını/oturduğunu beyan eden ehil ve reşit sahibi ... imzasına tebliğ edildi." ibaresi düşülmek suretiyle adı geçen şahsa tebliğ edildiği, davacı şirketin kurucularının "..." ve "...", yetkilisinin ise "..." olduğu, tebligatı alan şahsın şirketi temsile yetkisinin bulunmadığı, ilgili tarihte "... Mühendislik İnşaat Ticaret Limited Şirketi" isimli firmanın sigortalı çalışanları arasında yer aldığına ilişkin beyanı ve Sosyal Güvenlik Kurumu dökümlerinin dava dosyasına sunulduğu görüldüğünden; dava konusu ödeme emri muhteviyatı ek tahakkuk ve para cezası kararlarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle kesinleşmiş bir amme alacağının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrine dayanak para cezası ve tahakkukların usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, kararlara karşı itiraz yoluna gidilip dava açılmadığı, amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleştiği ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacı şirkete ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan iş yeri adresinde, iş saatleri içerisinde, şirket yetkililerinin bulunmadığı sırada, şirket çalışanı olmayan bir kişinin, davacı adına gelen tebligatı şirket çalışanı olarak imza karşılığı almasının normal ve mutad olmaması karşısında, tebligat yapılan şahsın şirket çalışanı olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Elektronik Tebligat Yönetmeliği uyarınca, davacı adına elektronik tebligat kapsamında aktif elektronik tebligat adresinin bulunup bulunmadığı ile elektronik tebligat yapılamamasının zorunlu bir sebebe dayanıp dayanmadığı hususlarında yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre varılacak sonuca göre ödeme emrinin hukukiliği araştırılmak suretiyle yeniden karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı eşya için eklenen ithalat uygunluk belgesini farklı ithalatları sırasında da kullandığı, söz konusu ithalat uygunluk belgesinin, "ithalat uygunluk belgesi karar ve kayıt defteri"nde bulunmadığı ve anılan belgeyle fazla miktarda eşya ithal edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergisi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasının davacının beyannamesinde de yer alan adresine 18/07/2019 tarihinde dağıtıcı vasıtasıyla tebliğ edildiği, buna karşı itiraz yoluna gidilmediği ve dava açılmadığı, kesinleşen amme alacağının tahsilini teminen düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 51. maddesinde, mali tebliğlerin, kendi yasalarında açıklık bulunmayan hallerde bu Kanun'un genel hükümlerine göre yapılacağı hüküm altına alındığından ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda da, tebligat hususunda özel bir hüküm mevcut olmadığından, gümrük vergilerine ve cezalara ilişkin kararların Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilmesi gerekmektedir. 7201 sayılı Kanun'un 12. maddesinde, hükmi şahıslara tebliğin, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılacağı, 13. maddesinde de, hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesinde, maddede sayılan gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılmasının zorunlu olduğu, ve elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılacağı, elektronik yolla tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasların yönetmelikle belirleneceği hükümlerine yer verilmiş; anılan maddeye dayanılarak hazırlanıp 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 6. fıkrasında da, elektronik tebligatın muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Öte yandan, 4458 sayılı Kanun'un 201. maddesinde; süresi içinde ödenmeyen kesinleşmiş gümrük vergileri hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emrinin içeriği vergi ve para cezası kararının serbest dolaşıma giriş beyannamesinde yer alan "... Yolu Üzeri ... Km ... Yolu, VAN" adresine dağıtıcı vasıtasıyla tebligata çıkarıldığı, "Muhatabın geçici olarak gittiğini, muhatapla çalıştığını/oturduğunu beyan eden ehil ve reşit sahibi ... imzasına tebliğ edildi." şerhinin düşülerek tebligatın yapıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacının, "..." isimli bir çalışanı olmadığı, anılan şahsın aynı tarihlerde başka bir şirketin sigortalı çalışanı olduğu iddia edilmiş ise de, davacıya ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan işyeri adresinde, çalışma saatleri içerisinde, şirket yetkililerinin bulunmadığı sırada, şirket çalışanı olmayan bir kişinin, davacı adına gelen tebligatı şirket çalışanı olarak imza karşılığı almasının normal ve mutad olmaması karşısında, tebligat yapılan şahsın şirket çalışanı olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 01/01/2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği dolayısıyla elektronik tebligat yöntemine göre tebligat yapılmasının zorunlu olmasına karşın, söz konusu tebliğ evrakının incelenmesinden tebliğ evrakının elektronik olarak değil, posta yoluyla tebligata çıkarıldığı görülmüştür. Bu itibarla, uyuşmazlığın çözülebilmesi için öncelikle, davacının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile ilgili Yönetmelik uyarınca, elektronik tebligat kapsamında aktif elektronik tebligat adresinin bulunup bulunmadığı, elektronik tebligat yapılamamasının zorunlu bir sebebe dayanıp dayanmadığı hususlarında inceleme ve değerlendirme yapılması, alacağın kesinleştiği sonucuna ulaşılması halinde davaya konu ödeme emrinin hukukiliği irdelenmek suretiyle yeniden karar verilmesi gerektiğinden, alacağın kesinleşmediği gerekçesiyle verilen temyize konu kararın bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 03/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu işlemin "... Yolu Üzeri ... Km ... Yolu" VAN" adresine dağıtıcı vasıtasıyla tebligata çıkarıldığı ve "Muhatabın geçici olarak gittiğini, muhatapla çalıştığını/oturduğunu beyan eden ehil ve reşit sahibi ... imzasına tebliğ edildi." şerhinin düşüldüğü buna karşın, davacı tarafından mazbatada anılan şahsın kendi çalışanlarından olmadığı beyanı ile eklenen Sosyal Güvenlik Kurumu sorgu ekranında böyle bir çalışanının bulunmadığının görüldüğü ve davalı idare tarafından da aksi yönde herhangi bir belge sunulamadığının anlaşılması karşısında, mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın onanması gerektiği oyuyla daire kararına katılmıyorum.