11. Hukuk Dairesi 2025/400 E. , 2025/3317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/60 Esas, 2024/640 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA
**11. Hukuk Dairesi 2025/400 E. , 2025/3317 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/60 Esas, 2024/640 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 13.02.2004 tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesinin 18.09.2009 tarihinde sona erdiğini, taraflar arasında 2006-2009 yılları arası dönemi kapsar şekilde deniz tankerleriyle akaryakıt taşınması ve bedelinin tahsiline yönelik iki ayrı hizmet sözleşmesi akdolunduğunu bu sözleşme kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmesi için davalıya ihtarname keşide edilmesine rağmen sonuç alınamadığını, fatura bedellerinin tahsili amacıyla aleyhine girişilen takibe davalı tarafça kendileriyle ilgili bulunmadığından bahisle itiraz edilmiş ise de itirazın haksız olduğunu, zira imzalanan sözleşme hükümlerine göre dava dışı müşteriler tarafından ödenmeyen fatura bedellerini davalı tarafın ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe ve davaya konu yapılan faturaların müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacı yanca dava dışı müşteriler adına düzenlendiğini, akdolunan hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkilinin nakliyesini yaparak bedelini tahsil ettiği tutarları sözleşme gereği almaya hak kazandığı primleri mahsup etmek suretiyle bakiyesini davacıya ödediğini, takibe konu faturaların çoğunun mükerrer düzenlendiğini, davalının bir alacağı bulunmadığına dair e-mailleri de olduğunu davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacının takibe koyduğu faturaların davalı aracılığı ile teslim edildiğine ve davalıya yönelik olarak düzenlendiğine dair davacı tarafça geçerli kanıt sunulmadığı, taraflar arasındaki münhasır delil sözleşmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 192. maddesi yönüyle geçersiz olduğu, dava dışı kurumdan yapılan araştırmada da davacının faturaların davalı ile bağlantısının tespit edilemediği, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ait fatura içerikleri incelendiğinde dava konusu faturalar ile tarih ya da miktar anlamıyla da benzerlik olmadığı, birbiriyle örtüşmediği ve davacının davasının subuta ermediği, taraflar arasında sözleşme olması, ticari ilişki bulunması ve davacının hak arayışında olması karşısında icra takibinin kötü niyetli yapılmadığı ve kötü niyet tazminatı koşullarınında bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine, koşulları oluşmayan kötü niyeti tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi nedeniyle faturalara dayalı bakiye alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.