7. Hukuk Dairesi 2023/1818 E. , 2024/619 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/574 E., 2022/645 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Dernek veki…
**7. Hukuk Dairesi 2023/1818 E. , 2024/619 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/574 E., 2022/645 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Dernek vekili ve davalı Üniversite vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı-birleştirilen davada davalı ... vekili Av. ... ve davalı-birleştirilen davada davalı TC. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Yardım ve Yardımlaşma Derneği vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı-birleştirilen davada davacı vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı AOÇ vekili, müvekkiline ait olan 2098 ada 46 parsel sayılı taşınmaza davalı ... tarafından otopark ve kafeterya olarak kullanmak suretiyle haksız müdahalede bulunduğunu belirterek, davalının müdahalesinin men’ine ve yapıların kâl’ine karar verilmesini; birleştirilen 2010/355 Esas sayılı davada, davalı kurumun haksız müdahalesinden dolayı dava tarihinden geriye doğru beş yıl için 2.015.416 TL ecrimisil bedelinin tahsilini; birleştirilen ve T.C ... Üniversitesi Hastanesi Yardım ve Yardımlaşma Derneği'ne karşı açılan 2011/132 Esas sayılı davada ise davalı derneğin aynı taşınmaza haksız müdahalede bulunduğunu, otopark olarak kullanıldığını belirterek davalının müdahalesinin men’i ile yapıların kâl’ine, dava tarihinden geriye doğru beş yıl için 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın imar planında yeşil alan olarak göründüğünü, davacının bu alandan kira geliri elde edemeyeceğini, taşınmazın tapu kaydında “amme hizmetine tahsislidir” şerhi olduğunu, taşınmazı kamu yararına uygun kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.05.2015 tarihli ve 2009/429 Esas, 2015/238 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın kısmen kabulüne, krokide A harfi ile gösterilen kafeterya, B harfi ile gösterilen kafeterya bölümüne, su deposu olarak gösterilen bölüme, prefabrik derslik olarak gösterilen bölüme ve havalandırma santrali olarak gösterilen bölüme müdahalesinin men'ine, krokide gösterilen bu bölümlerdeki yapıların kâl'ine, taşınmazın diğer bölümlerine yönelik talebinin husumetten reddine, birleştirilen 2010/355 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 75.592,59 TL ecrimisil bedelinin, 13.158,87 TL'sine 10.08.2006, 13.831,33 TL'sine 10.08.2007, 15.127,32 TL'sine 10.08.2008, 16.101,52 TL'sine 10.08.2009, 17.373,54 TL'sine 10.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı üniversiteden tahsiline, birleştirilen 2011/132 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile krokide kulübe olarak gösterilen bölüme ve asıl davada belirtilen yerler dışındaki yerlere davalı derneğin müdahalesinin men'ine, kulübe olarak gösterilen yapının kâl'ine, toplam 598.880,82 TL ecrimisil bedelinin davalı dernekten tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/12833 Esas, 2015/14919 Karar sayılı kararı ile; birleştirilen 2011/132 Esas sayılı davada zamanaşımının asıl davanın açıldığı tarihe göre değerlendirilmesi gerekirken mahkemenin davalı dernek bakımından zamanaşımı def'inin kabulü kararının yerinde olmadığını, davacı lehine belirlenecek vekâlet ücretinin harcı tamamlanan dava değerine göre belirlenmesi gerekirken davacı yararına eksik vekâlet ücreti takdirinin de isabetsiz olduğunu; davalıların, mülkiyeti davacıya ait imar öncesi 2098 ada 46 parsel sayılı taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakları olmadan el attıkları saptanarak müdahalenin önlenmesi ve ecrimisile karar verilmiş olmasının doğru olduğunu, bu hususa yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verildiğini, ecrimisil hesabında davalı tarafça dosyaya sunulan emsal kira sözleşmesinin mahkemece değerlendirilmediğini, dava konusu 2098 ada 46 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapıldığı ve yeni parseller oluştuğu halde imar öncesi 2098 ada 46 sayılı parsel üzerinden karar verildiğini, ayrıca, 16.10.2014 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen ve yıkımına karar verilen kafeteryaların dava konusu taşınmaz dışında kalan kısımları bakımından bir araştırma yapılmadığı gibi yıkım dışında kalan kısımların bulunduğu komşu parsellerin numaralarının saptanmadığı, çekişme konusu taşınmaza ... olan bölümün yıkılması halinde geri kalan kısmın kullanılıp kullanılamayacağı, ana yapının zarar görüp görmeyeceği hususlarının üzerinde durulmadığı, son imar durumunun araştırılması ve dava konusu 2098 ada 46 sayılı taşınmazın tüm gitti kayıtlarının getirtilmesi gerektiğini, tapu kaydının beyanlar hanesindeki "amme hizmetine tahsislidir" şerhinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtilerek hüküm bozulmuştur. 3. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 13.4.2017 tarihli ve 2016/9843 Esas, 2017/1914 Karar sayılı kararı ile davacı vekili ve davalı ...’nün karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. 4. Mahkemenin 30.10.2019 tarihli ve 2017/220 Esas, 2019/687 Karar sayılı kararı ile asıl davada davacının kafeteryalara ilişkin talebinin kabulü ile; davalı Üniversitenin krokide A harfi ile gösterilen kafeterya, B harfi ile gösterilen kafeterya bölümüne müdahalesinin men'ine, krokide gösterilen bu bölümlerdeki yapıların kâl'ine, krokide su deposu olarak gösterilen bölüme, prefabrik derslik olarak gösterilen bölüme ve havalandırma santrali olarak gösterilen bölüme müdahalesinin men'ine ve bu bölümlerdeki yapıların kâl'ine dair hükmün kesinleşmiş olması sebebiyle bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davacının, davalı üniversite yönünden taşınmazın diğer bölümlerine yönelik talebinin husumetten reddine dair hükmün kesinleşmiş olması sebebiyle bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, birleştirilen 2010/355 Esas sayılı davada davanın feragat nedeniyle reddine, birleştirilen 2011/132 Esas sayılı davada, davanın ecrimisil talebine yönelik kısmın feragat nedeniyle reddine, davalı derneğin krokide kulübe olarak gösterilen bölüme ve asıl davada belirtilen yerler dışındaki yerlere müdahalesinin men'ine, kulübe olarak gösterilen yapının kâl'ine dair hükmün kesinleşmiş olması sebebiyle bu hususta yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. 5. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 6. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.9.2020 tarihli ve 2020/769 Esas, 2020/5140 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma içeriğine uygun hüküm tesis edilmediğini, önceki bozma ilamında imar uygulamasının incelenmesinin gerektiğinden bahsedildiğinden el atmanın önlenmesi ve kâl isteklerinin bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğini söyleme imkanı olmadığını, imar uygulaması nedeniyle yeni parsellerin oluştuğu ve müdahaleli alanların m²’sinde de değişiklik olduğundan yeniden hüküm tesisine yer olmadığına dair kararın isabetli olmadığı, bozma öncesi dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına göre harç ikmal edilmiş ise de dava konusu edilen yerin değerinin keşif tarihine göre belirlendiği, bozma sonrası sunulan raporda ise dava tarihine göre değer tespit edildiğinden bu değerin esas alınması gerektiği, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği; birleştirilen 2010/355 Esas sayılı davada davalı ... temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, birleştirilen 2011/132 Esas sayılı davada davalı derneğin temyiz itirazlarının incelenmesinde; el atma ve kâl taleplerinin bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğini söyleme imkanı bulunmadığını, davacı vekilinin 14.5.2019 tarihli duruşmada davalı derneğin, taşınmazda gerçekleştirdiği müdahalesine son vererek taşınmazı terk ettiğini, davanın diğer davalı ...’ne karşı devam ettiğini beyan ettiğine göre, el atmanın önlenmesi ve kâl talepleri yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, yine el atmanın önlenmesi kâl talepleri yönünden bozma sonrası verilen ve dava tarihine göre değer tespiti yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, davalı derneğin sair temyiz itirazlarının reddi gerektiğini belirterek hüküm bozulmuştur. 7. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2021/307 Esas, 2021/5250 Karar sayılı kararı ile davacı vekili ve davalı ...’nün karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; dava konusu 2098 ada 46 No.lu parsel 84328 No.lu planla 63934 ada 1 ve 2 No.lu parsel olduğu, ... Mahallesi 7286 ada 5 No.lu parselin 5/650 ek planla 7286 ada 8 parsel olduğu, ... mahallesi 7287 ada 2 parselin 5/650 ek planla 7287 ada 7 parsel olduğu, ... Mahallesi 7287 ada 5 parsel 5/650 ek planla 7287 ada 6 parsel olduğu, celp edilen tapu kaydına göre de 63934 ada 1 ve 2 No.lu parselin tamamının davacıya ait olduğu, imar uygulamasına yapılan itirazlar sonucu idare mahkemesince iptal kararı verildiğinden plansız konuma düştüğü ve tapu kaydında bulunan "amme hizmeti” şerhinin terkin edildiği, alınan bilirkişi raporlarına göre davalı üniversitenin davacıya ait parselde krokide A harfi ile gösterilen kafeterya, B harfi ile gösterilen kafeterya bölümüne, C harfi ile gösterilen su deposuna, D harfi ile gösterilen prefabrik dersliğe, E harfi ile gösterilen havalandırma santraline müdahalesinin devam ettiği, birleştirilen 2010/355 Esas sayılı dosyada davacı vekili 18.12.2018 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, birleştirilen 2011/132 Esas sayılı dosyada, davacı vekili 18.12.2018 tarihli dilekçesinde ecrimisil yönünden davadan feragat ettiği, ancak feragatin sebebi davalının ecrimisil bedelini ödemesi olduğundan davalılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, davacı vekili 14.05.2019 tarihli duruşmada davalı derneğin taşınmazı terk ettiğini beyan ettiği gerekçesiyle, asıl davada davalı üniversitenin 63934 ada 1 parselde bulunan ve krokide A harfi ile gösterilen kafeterya, B harfi ile gösterilen kafeterya, C harfi ile gösterilen su deposu, D harfi ile gösterilen prefabrik derslik ve E harfi ile gösterilen havalandırma santraline vaki müdahalesinin men'ine, krokide gösterilen bu bölümlerdeki yapıların kâl'ine, davacının, davalı Üniversite yönünden taşınmazın diğer bölümlerine yönelik talebinin husumetten reddine, birleştirilen 2010/355 Esas sayılı dosyada davanın feragat nedeniyle reddine, birleştirilen 2011/132 Esas sayılı dosyasında, davanın ecrimisil yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı derneğe yönelik olarak açılan müdahalenin men'i ve kâl talebinin konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde duruşmalı olarak davalı Dernek vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Dernek vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tarafları arasındaki sulh protokolü dikkate alınmadan hüküm kurulmasının yanlış olduğunu, mahkemece tutanağa geçirilerek sulh protokolü hükümlerine göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılması gerektiğini, dava feragat ve davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği için nispi değil maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Üniversite vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında kafeteryanın bütününün yıkımdan etkileneceği ve fahiş zarar doğacağı belirtilmesine rağmen kâl kararı verildiğini, parsel sınırları sürekli değiştiğinden müvekkil kurumun kötüniyetli olmadığını, yıkımına karar verilen yapı değerlerinin yanlış belirlendiğini, mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl, birleştirilen davalar ecrimisil, el atmanın önlenmesi ve kâl talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 314 ve 315 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Üniversite vekilinin tüm, davalı Dernek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı Dernek vekilinin harç ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan bölümünün karar ve ilam harcı baslıklı III. kısmının 1. fıkrasında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı; 2-a fıkrasında ise, 1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlar ve davanın reddi kararlarında maktu karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda; konusu belli bir değerle ilgili bulunan davada esas hakkında karar verilmesi halinde nispi harç alınacağı, usule ilişkin nihai kararlarla, davanın konusuz kalması halinde verilecek kararlarda maktu harç alınacağı kuşkusuzdur. Somut olayda, davacı dava tarihi itibariyle davasında haklıdır. Her ne kadar açılırken dava nispi harca tabi ise de, yargılama sırasında konusuz kaldığından, davalı aleyhine maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekmekte olup, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davalı dernek ile davacı arasında 29.03.2018 tarihli sulh protokolü imzalanmıştır. 6100 sayılı Kanunun 314 ve 315 inci maddesi gereğince, vekalet ücretine ilişkin taraflar arasındaki sulh protokolü doğrultusunda karar verilmesi gerekir. VI. KARAR 1. Yukarıda V-C-3-1 paragrafında açıklanan sebeplerle davalı Üniversite vekilinin tüm, davalı Dernek vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda V-C-3-2 paragrafında açıklanan sebeplerle temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 17.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı Üniversite’den alınarak davacıya verilmesine, 17.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Dernek’e verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.