Başvuru, davanın düşmesini sağlayabilecek nitelikteki bir iddiaya ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, davanın düşmesini sağlayabilecek nitelikteki bir iddiaya ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 4/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun telefon görüşmesinde hakaret ettiği iddiasıyla 2013 yılında hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Başvurucu hakkında, hakaret suçundan (kapatılan) İzmir Sulh Ceza Mahkemesine (Mahkeme) kamu davası açılmıştır. Başvurucu yargılama sırasındaki savunmasında, hakaret suçunun şikâyete bağlı bir suç olduğunu ve suç tarihinin 2011 yılı olması nedeniyle şikâyetin süresinde yapılmadığını beyan etmiştir. İddianemeye konu telefon görüşmesinin 2011 yılında gerçekleştirildiğine ilişkin katılan ve tanık beyanları da bulunmaktadır. Katılanın 30/1/2014 tarihli ilk celsedeki beyanlarının ilgili kısmı şöyledir:"2011 yılıydı sanırım gün ve ay olarak hatırlamıyorum, (...), telefonu ben aldım, (...), "orospu, kötü kadın, (...)" şeklinde konuşmaya başladı." Mahkemenin 7/5/2014 tarihli ve E.2013/1011, K.2014/465 sayılı kararıyla başvurucunun hakaret suçundan 800 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"Mahkememizce yapılan açık yargılama sonucunda, sanığın savunması, katılanın anlatımı, tanıkların beyanları, olayın oluş şekli, mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamından, (...) sanığın katılana telefonda hakaret etmek suretiyle üzerine atılı TCK'nun 125/1 maddesi kapsamındaki atılı suçu gerçekleştirdiği kanaatine varılarak, sanığın hakkında seçimlik ceza olarak adli para cezası tayin olunmuş, sanığa verilen cezada sanığın sabıkasız olmasına karşın, dosyaya yansıyan kişliği nazara alınarak TCK'nun maddesi ile CMK'nun madde hükümleri uygulanmayarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." Başvurucu 4/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz." Aynı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır."