16. Hukuk Dairesi 2002/12335 E., 2003/230 K. 16. Hukuk Dairesi 2002/12335 E., 2003/230 K. - KADASTRO TESBİTİNE İTİRAZ - KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ - MİRASÇILAR ARASINDA ZAMANAŞIMI İŞLEMEZ - MİRASÇILAR ARASINDAKİ HİSSE SATIŞININ İSPATI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ] - 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 639 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 13 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 46 ] "" Taraflar arasında kadast…
16. Hukuk Dairesi 2002/12335 E., 2003/230 K. **16. Hukuk Dairesi 2002/12335 E., 2003/230 K.** **- KADASTRO TESBİTİNE İTİRAZ - KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ - MİRASÇILAR ARASINDA ZAMANAŞIMI İŞLEMEZ - MİRASÇILAR ARASINDAKİ HİSSE SATIŞININ İSPATI**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ] - 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 639 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 13 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 46 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 111 ada 77 parsel sayılı 15974 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzi komisyonunun 1958 yılında adına belirtmesi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü Ahmet adına tesbit edilmiştir. Davacı Halil, taşınmazın taksimen kendisine kaldığı, davalının fer'i zilyed olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı Ahmet adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davalı taraf yararına zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Çekişmeli parselin öncesinin tarafların kök miras bırakanı Halil'den intikal ettiği, 1938 yılında ölümüyle mirasçılar arasında yapılan paylaşım sonucu çekişmeli taşınmazın gayri resmi eşi olan Ayşe ile müşterek çocukları Halil ve Fatma'ya isabet ettiği, Ayşe'nin daha sonra küçük çocukları Halil ve Fatma'yı yanına alarak Ahmet ile resmen evlendiği, bu evliliklerinden Hasan ile Vahide'nin olduğu ve taşınmaza davalı taraf zilyet bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Ahmet ve oğlu Hasan'ın zilyetliklerinin malik sıfatıyla olup olmadığı ve bu zilyetliğin iktisap sağlayıp sağlamayacağı konusundadır.