Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/431 E. , 2024/4354 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/431 Karar No : 2024/4354 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılardan ...'e (Kapatılan) Fatih Üniversitesi Re
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/431 E. , 2024/4354 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/431 Karar No : 2024/4354 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılardan ...'e (Kapatılan) Fatih Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Dragos Sema Hastanesinde 29/07/2015 tarihinde yapılan ''endoskopi'' tıbbi müdahalesi neticesinde yaşamsal organlarına kalıcı ve ağır zarar veren sonuçların ortaya çıkmasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık ... için 300.000,00 TL manevi ve eşi ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararıyla, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesi kapsamında Maliye Bakanlığı tarafından yapılacak ödemelerin, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla yapılabileceği, davacıların talebinin manevi tazminata ilişkin olduğu, ilgili davada manevi tazminat koşullarının olup olmadığı ve dolayısıyla manevi tazminata ilişkin bir hüküm kurulmadığı, devralınan varlıklarla ilgili, kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükler kapsamında bir alacağın varlığından söz edilmesine olanak bulunmadığı, ilgili yasal düzenleme gereğince idari başvuru üzerine idari mercii tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabileceği, bu aşamada yargısal denetimin sadece idari mercii tarafından verilen kararının hukuksal denetimiyle sınırlı olduğu dikkate alındığında, kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükler kapsamında değerlendirilemeyecek olan manevi tazminat başvurusunun reddedilmesine dair işlemde hukuka aykırılık görülmediği, bu nedenle davacının tazminat talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararı hukuka ve usule uygun bulunarak ve davacıların kişisel kusura dayalı zararlar için adli yargıda zararı verdiği iddia edilen şahıslar aleyhine şahsi tazminat davası açabilecekleri, bu yolla açılacak davanın da 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16. maddesinin 4. bendinde belirtilen, 675 sayılı KHK kapsamında açılan, kapatılan kurum ve kuruluşlarla ilgili alacak davalarına ilişkin olarak adli yargıda dava konusu edilemeyecek türde bir dava olmayacağı, şahsi kusurdan kaynaklı bir tazminat davası niteliğinde olacağı şeklindeki açıklama eklenerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Mahkemece işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hak arama hürriyetinin engellendiği, hak ve nesafet ilkelerine aykırı verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinde, "20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve haklan ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, ....bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir" düzenlemesine yer verilmiştir. 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Dava ve takip usulü" başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrasında, 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır hükmü düzenlenmiş, aynı maddenin 4. fıkrasında, "Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, her ne kadar İdare Mahkemesince, "670 sayılı KHK'nın 5. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede, 670 sayılı KHK'nın 5. maddesi kapsamında Maliye Bakanlığı tarafından yapılacak ödemelerin, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla yapılabileceği, davacıların talebinin manevi tazminata ilişkin olduğu, ilgili davada manevi tazminat koşullarının olup olmadığı ve dolayısıyla manevi tazminata ilişkin bir hüküm kurulmadığı, devralınan varlıklarla ilgili, kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükler kapsamında bir alacağın varlığından söz edilmesine olanak bulunmadığı, ilgili yasal düzenleme gereğince idari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabileceği, bu aşamada yargısal denetimin sadece idari merci tarafından verilen kararının hukuksal denetimiyle sınırlı olduğu dikkate alındığında, kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükler kapsamında değerlendirilemeyecek olan manevi tazminat başvurusunun reddedilmesine dair işlemde hukuka aykırılık görülmediği, bu nedenle davacının tazminat talebinin de reddi gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve istinaf başvurusu da "davacıların kişisel kusura dayalı zararlar için adli yargıda zararı verdiği iddia edilen şahıslar aleyhine şahsi tazminat davası açabilecekleri, bu yolla açılacak davanın da 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 16. maddesinin 4. bendinde belirtilen, 675 sayılı KHK kapsamında açılan, kapatılan kurum ve kuruluşlarla ilgili alacak davalarına ilişkin olarak adli yargıda dava konusu edilemeyecek türde bir dava olmayacağı, şahsi kusurdan kaynaklı bir tazminat davası niteliğinde olacağı" şeklindeki açıklama eklenerek reddedilmiş ise de yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca kapatılarak Hazine ve Maliye Bakanlığına devredilen Fatih Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Dragos Sema Hastanesinde davacılardan ...'e 29/07/2015 tarihinde yapılan ''endoskopi'' tıbbi müdahalesi neticesinde yaşamsal organlarına kalıcı ve ağır zarar veren sonuçların ortaya çıkmasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık davacı ... için 300.000,00 TL manevi ve eşi ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla uyuşmazlığın esasına girmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmeden verilen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yönündeki temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/10/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.