Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4115 E. , 2024/4638 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4115 Karar No : 2024/4638 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Lojistik ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., …
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4115 E. , 2024/4638 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4115 Karar No : 2024/4638 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Lojistik ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2013 yılına ilişkin geçmiş yıl zararının dönem kârından mahsup edilmesi gerektiği yönündeki ihtirazi kaydıyla verilen 01/04/2018- 31/03/2019 özel hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesi üzerine, ihtirazi kayda itibar edilmeyerek yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmının iptali ile bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 9. maddesi uyarınca, beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararların kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabileceği dikkate alındığında, 01/04/2017 tarihi itibarıyla özel hesap dönemine geçen davacının 2013 yılı zararı, 31/12/2018 tarihine kadar ortaya çıkan kârlara mahsup edilebileceğinden ve söz konusu zararı daha önceki yıllarda imkân bulunmasına rağmen mahsup etmemesi bu hakkın kullanılmasına engel teşkil etmeyeceğinden, dava konusu tahakkukta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle tahakkuk eden verginin ihtirazı kayda konu edilen kısmı kaldırılmış ve ödenen verginin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alan düzenlemeye göre, bir hesap dönemi içerisinde oluşan zararın, müteakip beş hesap döneminde oluşacak kârla mahsup edilmemesi hâlinde mahsup imkânının ortadan kalkacağı, geçmiş yıl zararlarının beyannamelerde ayrı ayrı belirtilmesinden maksadın, geçmiş yıl zararının üzerinden beş yıl geçmesini önlemek ve kâr olduğu dönemde hangi dönemin veya dönemlerin mahsup edildiğinin takibini sağlamak olduğu, daha önce indirim hakkı bulunduğu hâlde bu hakkını kullanmayan mükelleflerin, zararını izleyen yıllarda indirim konusu yapamayacağı, vergi dairesi başkanlıkları tarafından verilen özelgelerde de uygulamanın bu yönde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Takvim yılı dönemi esas alınarak vergilendirilmekte iken, yurt dışı ortağına grup içi konsolide mali tablolar hazırlanırken uyum sağlamak amacıyla, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 174. maddesiyle tanınan imkândan faydalanılarak, 09/01/2017 tarihli dilekçe ile özel hesap dönemi tayin edilmesi için başvuruda bulunduğu, Maliye Bakanlığının 20/01/2017 tarihli yazısıyla, 01/01/2017 ila 31/03/2017 tarihleri arasında kıst hesap dönemi belirlendiği, geçmiş yıl zararlarının indirilmesine ilişkin olarak 5520 sayılı Kanun’da aranılan şartların sağlanmasına rağmen, tebliğ sınırlaması uyarınca, 01/04/2018 ila 31/03/2019 özel hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde 2013 yılı zararlarının mahsup edilemediği, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 9. maddesine göre, idarenin, tebliğ ile yalnızca maddenin uygulanmasına ilişkin usulleri belirleme yetkisi bulunmaktayken, Kanun’da belirtilen beş yıllık sürenin, 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile beş hesap dönemi olarak düzenlendiği dolayısıyla bu uygulamanın beş hesap dönemi olarak sınırlandırılmasının vergilerin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile yasaya uygun Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.