T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/359 Karar No : 2025/1781 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile v…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/359 E. , 2025/1781 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/359 Karar No : 2025/1781 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile verilen 50.000,00-TL ve ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 240.000,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 50.000,00-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı; 240.000,00-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının kanuni temsilcisi olduğu ... Petrol İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye (...) ait akaryakıt istasyonunda 2008 yılında alınan numunelerin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu gerekçesiyle... tarih ve ...sayılı ve...tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla tesis edilen idari para cezalarının ödenmemesi üzerine, ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla, adı geçen şirketin müdürü olduğundan bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği; adı geçen şirketçe 2008 yılında işlenen fiillere ilişkin amme borçlarından kanuni temsilci olarak sorumlu tutulan davacının, 17/06/2013 tarihli hisse devri ve müdür değişikliği kararları ile şirkete ortak olduğu ve şirket müdürü olarak şirketi temsil ve ilzam etmesine karar verildiği ve bu hususların 03/07/2013 tarih ve 8355 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı, şirketin ortak ve yöneticileri ile ilgili yapılan sorgulama sonucunda bu tarihten önce davacının söz konusu şirkette herhangi bir kanuni temsilcilik sıfatı ya da ortaklığının bulunmadığı; kişinin belirsiz ve güvencesiz bir biçimde kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle, başkalarının eylem ve ihmali sonucu oluşan sorumluluğa ortak olması adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayacağından, 17/06/2013 tarihinden önceki dönemlere ilişkin şirket borçlarından anılan dönemde kanuni temsilci olmayan davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle adına, 2008 yılında işlenen fiillere ilişkin amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2020/2008, K:2024/2217 sayılı kararıyla; Maddî bir varlığı bulunmayan ve hukuk düzenince tüzel kişilik vasfı tanınan ticarî şirketlerin hukukî iş ve işlemleri, bunlar adına bunların yönetim ve idaresinden sorumlu gerçek kişiler tarafından yapılacağı; şirketin kanunî temsilcisi sayılan bu gerçek kişilerin, temsil ettikleri tüzel kişiliğin hukukî işlemlerini yürütmek, personelini ve mal varlığını idare etmek, yatırım ve faaliyetlerinin yönünü tayin etmek, iktisadi ve mali durumunun gerektirdiği tedbirleri almak gibi imkân ve kudreti haiz oldukları; bununla bağlantılı olarak, şirketin kamusal ödevlerini ifa etmek ve kamuya olan borçlarını kanunî süreleri içinde ödemenin de kanunî temsilcinin temel ödevleri arasında olduğu; kanunî temsilcinin, doğan kamu alacağının ödenmesini temin edebilecek en etkin konumdaki kişi olması nedeniyle ticarî şirketleri yöneten, şirketi temsilen iş ve işlemler yapan kanunî temsilcilerin şirketten tahsil imkânı bulunamayan kamu alacaklarından müteselsil sorumluluk esasına göre sorumlu tutulmaları gerektiği; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesinde öngörülen sorumluluk hâlinin kusursuz sorumluluk olduğu, anılan madde kapsamında sorumlu tutulacak olan kanunî temsilcinin, kusursuzluğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulamayacağı; kamu alacağının doğduğu ya da ödenmesi gerektiği zamanda kanunî temsilci olarak görev yapmasının, kanunî temsilcinin amme alacağından sorumlu tutulması için yeterli olduğu, ancak bu madde kapsamında kanunî temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle asıl borçluya başvurulması ve borcun asıl borçludan tahsil edilememiş ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerektiği; dolayısıyla henüz asıl borçlu şirket hakkında ödeme emri ile takip yapılmadan, kanunî temsilcinin sorumluluğuna evleviyet kuralı gereği gidilemeyeceği; Kamu alacağının tahsil edilebilir aşamaya geldiği zamanda kanunî temsilci olarak görev yapmasının, kanunî temsilcinin amme alacağından sorumlu tutulması için yeterli olduğu; dolayısıyla fiil tarihinde görevde olmayıp amme alacağı tahsil edilebilir aşamaya geldiğinde görevde bulunan ve bu görevi devam eden kanunî temsilcinin sorumluluğuna gidilebileceği; Uyuşmazlıkta, 50.000,00-TL tutarlı ödeme emrinin dayanağı idari para cezasının, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 20/03/2007 tarihli fiil sebebiyle tesis edildiği; anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddedilerek 03/03/2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından söz konusu idari para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla asıl borçlu ... adına 16/10/2014 tarihli ödeme emri düzenlendiği; 240.000,00-TL tutarlı ödeme emrinin dayanağı idari para cezasının, ...tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 2008 tarihli fiiller sebebiyle tesis edildiği, anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddedilerek 06/11/2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından söz konusu idari para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla asıl borçlu ... adına 06/05/2015 tarihli ödeme emri düzenlendiği; Davacının...'ya 17/06/2013 tarihli hisse devri ve müdür değişikliği kararları ile ortak olduğu ve şirket müdürü olarak şirketi temsil ve ilzam etmesine karar verildiği ve bu durumun 03/07/2013 tarih ve 8355 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanarak ilan edildiği; Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının idari para cezalarına konu fiil işlenmesinden önce şirket müdürü olarak tayin edilmediği, ancak amme alacağının tahsil edilebilir aşamaya geldiği dönemde şirkette görev yapan kanunî temsilci sıfatı bulunduğundan söz konusu borçtan sorumluluğu bulunan davacı hakkında 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; Öte yandan, dosyada, asıl borçlu şirket hakkında idarece yeterli malvarlığı araştırması yapıldığı ve şirketten tahsil kabiliyeti olmadığını ortaya koyan bilgi ve belgeler bulunmadığından Bölge İdare Mahkemesince bu hususuna yönelik araştırma yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; Danıştay Onüçüncü Dairesinin, kanuni temsilci olan davacının kusur sorumluluğu değil kusursuz sorumluluğu bulunduğu sonucuna vararak cezaya sebep olan fiil döneminde şirkette bulunmasa dahi ödenmesi gerektiği zamanda şirkette bulunmasını borçtan sorumlu olması için yeterli bulduğu ancak, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesine 5766 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle 04/06/2008 tarihinde eklenen beşinci fıkrasında "Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur." hükmünün, Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru neticesinde verilen 19/03/2015 günlü ve E:2014/144, K:2015/29 sayılı kararda mükerrer 35. maddeye eklenen 5. ve 6. fıkraları iki ayrı gerekçeyle ve fakat her ikisinin de temelinde kanuni temsilcinin kusursuz sorumluluğuna işaret edilmesinin hukuka aykırı olduğuna vurgu yaparak iptal edildiği; Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi kararına rağmen kanuni temsilcinin, borcun doğduğu ya da ödenmesi gerektiği zamanlardan herhangi birisinde bulunmasını ve hatta doğduğu zamanda bulunmasa dahi ödenmesi gereken zamanda bulunmasını yeterli bularak kusursuz sorumlu olduğunu söylemenin hukuka uygun olmayacağı; Anayasa Mahkemesi kararının yanı sıra genel hukuk ilkeleriyle birlikte borçlar hukukunda da sorumluluk tartışması yapılırken öncelikle ilgilinin ya da davalı idarenin kusur sorumluluğu, ardından kusursuz sorumluluğu olup olmadığının değerlendirildiği; bunun istisnasının da ancak kanunda açıkça kusursuz sorumluluğu işaret eden bir yasa hükmünün bulunması halinde mümkün olduğu; vergi dava dairelerinin bir çok kararının da kanuni temsilcinin kusurlu, şirket ortağının ise kusursuz sorumluluğu olduğu yönünde olduğu; Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; 2010 yılında kesilen idari para cezasının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin, davacının şirket ortağı ve kanuni temsilci sıfatını 2013 yılında kazandığı göz önüne alınarak hukuka uygun olmaması sebebiyle ilk derece mahkemesince verilen iptal kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda ısrar edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı; Ayrıca, davacının 2013 yılında hem şirket ortağı hem de kanuni temsilci olduğu, fakat dava konusu ödeme emri kanuni temsilci sıfatıyla mükerrer 35. madde gereği tesis edildiği için Dairelerince uyuşmazlığın yalnızca kanuni temsilcinin sorumluluğu kapsamında irdelendiği ve davacının şirket ortağı olarak kusursuz sorumluluğu olduğu hususunun ödeme emrinin hukuka uygunluğuna sebep yapılamadığı; Her ne kadar ilk derece mahkemesi kararında, karara esas alınması mümkün olmadığı halde Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesine atıf yapıldığı hususu bozma üzerine yapılan esas incelemesi esnasında tespit edilmiş ve bu maddenin kararda yer almasının hukuka aykırı olduğu görülmüş ise de, Danıştay Onüçüncü Dairesinin bozma kararına ısrar edilmiş olması sebebiyle karardaki bu düzeltmenin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ısrar kararı hakkındaki değerlendirmesinden sonra yapılması gerektiği sonucuna varılarak ilk derece mahkemesi kararında düzeltme yapılamadığı beliritlerek istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; asıl borçlu şirket hakkında ödeme emri düzenlendiği, haciz işlemlerine başlanılmasının ardından anılan borçlunun borcunu karşılamaya yetecek nitelikte taşınır veya taşınmazının bulunmadığının merkezi sorgulama sonucu anlaşıldığı; kesinleşen ve asıl borçludan tahsil edilemeyen borcun tamamından sorumlu olan kanuni temsilciye gönderilen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının kanuni temsilcisi olduğu ...'ya ait akaryakıt istasyonunda 20/03/2007 tarihinde yapılan denetimde alınan numunenin teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun... tarih ve ...sayılı kararıyla 50.000,00-TL idari para cezası verilmiş, anılan karara karşı açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesinin 07/06/2012 tarih ve E:2010/3141, K:2012/1609 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/05/2013 tarih ve E:2013/303, K:2013/2076 sayılı kararıyla onanarak 03/03/2014 tarihinde kesinleşmiş, kesinleşen para cezasının tahsili amacıyla şirket adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiş, söz konusu ödeme emrine karşı açılan dava ...İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş, anılan karar Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/11/2020 tarih ve E:2015/3628, K:2020/3207 sayılı kararıyla onanmıştır. ...'ya ait akaryakıt istasyonunda 26/02/2008 ve 04/07/2008 tarihlerinde yapılan denetimlerde alınan numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu ve teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edildiğinden bahisle her bir fiil için ayrı ayrı olmak üzere Kurulun ... tarih ve ...sayılı kararıyla toplam 240.000,00-TL idari para cezası verilmiş, anılan karara karşı açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/05/2013 tarih ve E:2010/3138, K:2013/1361 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş söz konusu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/12/2013 tarih ve E:2013/3547, K:2013/4716 sayılı kararıyla onanarak 06/11/2014 tarihinde kesinleşmiş, kesinleşen para cezasının tahsili amacıyla şirket adına ...tarih ve ... takip no.lu ödeme emri düzenlenmiş, söz konusu ödeme emrine karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş, davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Anılan şirket tarafından idari para cezalarının ödenmemesi üzerine, ödenmeyen amme alacaklarının davacıdan tahsili amacıyla 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca 50.000,00-TL tutarlı ... tarih ve ... sayılı ve 240.000,00-TL tutarlı ... tarih ve ... sayılı ödeme emirleri düzenlenmiş, bu ödeme emirlerinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinin birinci fıkrasında, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. ", 54. maddesinin birinci fıkrasında, "Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. (...)"; 55. maddesinin birinci fıkrasında, "Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir 'ödeme emri' ile tebliğ olunur." kuralları yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Hukuk düzenince tüzel kişilik vasfı tanınan ticarî şirketlerin hukukî iş ve işlemleri, bunlar adına bunların idaresinden sorumlu gerçek kişiler tarafından yerine getirilmektedir. Bu kapsamda, şirketin kanunî temsilcisi olan gerçek kişiler; temsil ettikleri tüzel kişiliğin hukukî işlemlerini yürütmek, personelini ve mal varlığını idare etmek, yatırım ve faaliyetlerinin yönünü tayin etmek, iktisadî ve mâlî durumunun gerektirdiği tedbirleri almak gibi birtakım görev ve yetkilere sahiptirler. Bununla bağlantılı olarak, şirketin kamusal ödevlerini ifa etmek ve kamuya olan borçlarını kanunî süreleri içinde ödemek de kanunî temsilcinin temel ödevleri arasında yer almaktadır. Kanunî temsilci, kamu alacağının doğmasına yol açan işlem veya fiilin nihaî sorumluluğunu taşıyan kişi olup sahip olduğu imkân ve gücü kullanarak, alacağı doğuran işlem veya fiilin ortaya çıkmasını önleyebilecek veya doğan kamu alacağının ödenmesini temin edebilecek en etkin konumdaki kişidir. Bu nedenle, ticarî şirketleri yöneten, şirketi temsilen iş ve işlemler yapan ve zararı doğuran olayın gerçekleştiği veya ödenmesi gerektiği tarihte görev yapan kanunî temsilci, kamu alacağının doğmasına yol açan işlem veya fiilin sorumluluğunu taşıyan ya da fiil nedeniyle ortaya çıkan kamu alacağının şirketin mal varlığından ödenmesini sağlayacak kişi olduğundan ve sahip olduğu imkân ve gücü kullanarak, alacağı doğuran işlem veya fiilin ortaya çıkmasını ya da aykırılığın günün koşulları dikkate alınarak derhal giderilmesini önleyebilecek en etkin kişi konumunda bulunduğundan, şirketten tahsil imkânı bulunmayan kamu alacaklarından sorumlu tutulması gerekmektedir. 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde, amme alacaklarının tahsili bakımından kanunî temsilcilerin sorumluluğu düzenlenmiş olup, bu madde gereğince bir tüzel kişiden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından tüzel kişinin kanunî temsilcisi sorumlu tutulabilecektir. Ancak bunun için söz konusu amme alacağının kesinleşmesi sonrasında öncelikle şirketten tahsile çalışılması, tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin anlaşılması hâlinde ikinci derecede sorumlu olan kanunî temsilciye yönelinmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 50.000,00-TL tutarlı ödeme emrinin dayanağı idari para cezasının,... tarih ve ...sayılı Kurul kararıyla 20/03/2007 tarihli fiil sebebiyle tesis edildiği; anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddedilerek 03/03/2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından söz konusu idari para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla asıl borçlu ... adına 16/10/2014 tarihli ödeme emri düzenlendiği; 240.000,00-TL tutarlı ödeme emrinin dayanağı idari para cezasının,... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla 2008 tarihli fiiller sebebiyle tesis edildiği, anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddedilerek 06/11/2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından söz konusu idari para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla asıl borçlu ... adına 06/05/2015 tarihli ödeme emri düzenlendiği; davacının ...'ya 17/06/2013 tarihli hisse devri ve müdür değişikliği kararları ile ortak olduğu ve şirket müdürü olarak şirketi temsil ve ilzam etmesine karar verildiği ve bu durumun 03/07/2013 tarih ve 8355 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanarak ilan edildiği görülmektedir. Bu bağlamda, her ne kadar davacı, idari para cezalarına konu fiillerin işlenmesinden önce şirket müdürü olarak tayin edilmese ve fiillerin işlendiği dönemde şirket müdürü sıfatını taşımasa da kamu alacağının tahsil edilebilir aşamaya geldiği dönemde şirkette görev yapan kanunî temsilci sıfatını taşıdığından davacının söz konusu borçtan 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi kapsamında sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle, davacı hakkında 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };