11. Hukuk Dairesi 2022/5359 E. , 2024/1754 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1602 Esas, 2022/1304 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/515 E., 2021/395 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölg…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5359 E. , 2024/1754 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1602 Esas, 2022/1304 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/515 E., 2021/395 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka ile kredi sözleşmesi yaparak bu sözleşme kapsamı ile sınırlı olmak üzere birtakım evraklar imzalandığını, kendisine verilen kredi mukabilinde iki adet taşınmazına ipotek tesis ettirdiğini, davacının eşi Nesrin Koçgan'ın da aynı banka şubesinde şahsi hesabı bulunduğunu, banka ile yapılmış olan kredi sözleşmesinde davacının eşi Nesrin Koçak'ın rızası ve bilgisi dışında bu sözleşmeye kefil edildiğini, Nesrin Koçak'ın sözleşmeye kefil edilmiş olduğunu öğrendikten sonra ihtarname keşide ederek bankaya gönderdiğini, 1 ay sonra banka elindeki belgelerden dava konusu kambiyo senedi ihdas ederek bu davaya konu icra takibini başlattığını, tarafınca takibe konu senet üzerinde tahrifat olması nedeniyle açılan davanın reddedilerek onandığını ve işbu davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu, senet metni üzerindeki yazıların ayrı kişilerce konulmuş olduğu, tespit edilmesi karşısında takip dayanağı senedin sahte olduğunun ortaya çıktığını, vadesi gelmeyen alacağın tahrif edilmiş belge ile tahsile çalışıldığını, davacının bugüne kadar hiçbir hesap kat ihtarnamesi gönderilmediğini, davacı kullanmış olduğu kredi mukabilinde ödemelerini düzenli olarak yaptığını, davacının eşinin noter ihtarı çekmesi sonrasında kasıtlı icra takibi yaptığını, davalı bankanın kredi teminatı olan ipoteklere müracaat etmek yada hesap kat ihtarı göndermek yerine doğrudan sahte belge ile kambiyo takibi yapmayı benimsediğini, bono üzerinde nakden kaydı olup davalı tarafın bunu talil ettiğini, banka kayıtları incelendiğinde bu işlem tarihleri ve meblağı teyit eden bir para alışverişi olmadığının görüleceğini ileri sürerek davanın kabulü ile davacının Gölcük İcra Müdürlüğünün 2015/3582 E. sayılı takibe konu olan 341.000,00 TL bedelli senet sebebiyle borçlu bulunmadığının tespitine, %20'den az olmamak üzere davalı alacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP