(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/2033 E. , 2012/2306 K. Reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık ...’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.05.2006 gün ve 2004/180 Esas, 2006/182 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği…
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/2033 E. , 2012/2306 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık ...’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.05.2006 gün ve 2004/180 Esas, 2006/182 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın aşamalardaki savunmalarında, sara hastalığının bulunduğunu ve bazen ne yaptığını bilmediğine ilişkin savunması karşısında, fiili işlediği sırada şuurunu veya hareket serbestisini tamamen veya kısmen kaldıracak surette akıl hastalığı bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan rapor alınmak suretiyle tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Sanığın yoldan geçmekte olan, suç tarihinde 10 yaşı içinde bulunan mağduru kolundan tutup depoya çekerek gerçekleştirdiği eyleminin 765 sayılı TCK.nın 431. maddesinde düzenlenen kaçırma suçunu oluşturduğu dikkate alınmayarak aynı Kanunun 430/1. maddesi uyarınca sanığın cezalandırılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.