3. Ceza Dairesi 2018/3051 E. , 2018/6087 K. Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 32/2, 31/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Sakarya Çocuk Mahkemesinin 19/09/2013 tarihli ve 2010/484 Esas, 2013/617 sayılı kararının kes…
**3. Ceza Dairesi 2018/3051 E. , 2018/6087 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 32/2, 31/3 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Sakarya Çocuk Mahkemesinin 19/09/2013 tarihli ve 2010/484 Esas, 2013/617 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin bildirilmesi üzerine, açıklanması geri bırakılan hükümlerin aynen açıklanması ile 5237 sayılı Kanunun 86/2, 32/2, 31/3 ve 52. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sakarya Çocuk Mahkemesinin 03/05/2017 tarihli ve 2016/404 Esas, 2017/231 sayılı kararını takiben, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının maddi hatanın düzeltilmesi talebinin reddine ilişkin Sakarya Çocuk Mahkemesinin 07/08/2017 tarihli ve 2016/404 Esas, 2017/231 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 26.02.2018 tarih ve 2017/12575 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.03.2018 tarih ve 2018/16940 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/02/2014 tarihli ve 2013/12-70 Esas 2014/57 sayılı kararında belirtilen “...Mahkemelerce hüküm kurulurken çeşitli hatalar yapılabildiği, örneğin zaman zaman nitelikli haller nedeniyle ceza artırılırken arttırım oranlarında, bazen de sonuçlarında hatalar yapılabildiği gibi indirim nedeninin uygulanması sırasında da hesap hatası yapılarak daha az ceza tayin edildiği, hatta nitelikli hal nedeniyle cezanın artırılması yerine indirilmesi yoluna gidildiği, ilgili kanun maddesinde suç için hapis cezası ile birlikte para cezası da öngörüldüğü halde, yalnızca hapis ya da para cezasına hükmedildiği, öngörülmüş cezanın alt sınırının da altında olacak şekilde bir ceza tayin edildiği veya belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması sırasında işlem hataları yapıldığı görülmektedir. Böyle durumlarda mahkemece yapılan hataların nedeni ve niteliği göz önünde tutularak, kanun maddesinin yanlış yorumlanmasının söz konusu olduğu hakimin takdirine bağlı ve bilinçli uygulamalardaki hata ve aykırılıkların aleyhte değiştirme yasağı kapsamında kaldığı kabul edilmelidir. Buna karşılık, cezaların belirlenmesi sırasında iradi olmaksızın ve güdülen amacın dışında yapılan basit toplama, çıkarma, çarpma ve bölme şeklinde belirtilebilecek dört işlem hataları, dosyamızda olduğu gibi çarpan ile çarpılanın belli olduğu durumlarda, çarpımda yapılan hesap hataları herkes tarafından objektif bir biçimde farkedilebilecek nitelikte maddi hatalar olarak kabul edilerek, aleyhte değiştirme yasağı kapsamında değerlendirilmemeli, sanık aleyhine temyiz bulunmayan hallerde dahi doğru uygulama yapılmak suretiyle hüküm hakimin ifadesi doğrultusunda düzeltilebilmelidir” şeklindeki ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 227-228 sayılı kararında belirtilen “Esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında ‘maddi yanılgı’ veya ‘yazım hatası ’ diye isimlendirilen beşeri hatalardır. Yargılama araçlarının belirli bir biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hataları ise hukuki yanılgılardır. Hukuki yanılgılar, ancak başka bir merci tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir tali muhakeme ile giderilebilir. Yargı ve kararlardaki maddi yanılgıların düzeltilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebilir.” biçimindeki açıklamalar karşısında, somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında üzerine atılı kasten yaralama suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 32/2, 31/3 ve 52. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adli para cezasına hükmolunması yerine, yazılı şekilde 2.000,00 Türk lirası adli para cezası cezasına hükmedilmesinin hesap hatası sonucu olduğu ve mahallinde mahkemesince düzeltilebileceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk ... hakkında Sakarya Çocuk Mahkemesinin 19/09/2013 tarihli ve 2010/484 Esas, 2013/617 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 32/2, 31/3, 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine aynı mahkemenin 03/05/2017 tarihli ve 2016/404 Esas, 2017/406 sayılı kararıyla hükmün aynen açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 32/2, 31/3, 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün kesinleştirilip infaza verildiği, mahkemece TCK'nin 86/2. maddesi gereğince belirlenen 120 gün adli para cezasından TCK'nin 32/2. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında 100 gün adli para cezası yerine 150 gün adli para cezası belirlendiği, TCK'nin 31/3. maddesi gereğince (1/3) oranında indirim yapıldığında 66 gün adli para cezası yerine 100 gün adli para cezasına hükmedildiği, sonuçta 1.320,00 TL adli para cezası yerine 2.000,00 TL adli para cezasına hükmedilerek suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayin edildiği, infaz Cumhuriyet savcısı tarafından hükümdeki maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunulması üzerine, aynı mahkemenin 07/08/2017 tarih ve 2016/404 Esas, 2017/406 sayılı ek kararıyla “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/12-482 E-2016/15 Kararından anlaşıldığı üzere; uygulama ve hesap hataları dışında kalan sonuç ceza üzerinde değişikliğe yol açmayan maddi yazım hataları yönünden ve zaman sınırlamasına tabi bulunmaksızın hatayı yapan merci tarafından düzeltilmesinin mümkün olduğu, kesinleşen kararda olağanüstü kanun yolları hariç hükmün değişme imkanı bulunmadığı, kesinleşmiş hükümdeki ceza miktarının hesap hatası yapıldığından bahisle veya başka bir nedene dayalı olarak arttırılamayacağı, değiştirilemeyeceği, yapılan hesap ya da yazım hatası sanığın daha fazla ceza almasına yol açacak şekilde sonuç cezanın belirlenmesine yol açmış ve hüküm bu sonuç üzerine kurulmuş ise hatalı da olsa açıklanan ve hükmedilen bu ceza miktarının, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlarda, ancak CMK'nin 309. maddesi gereğince Kanun yararına bozma yolu ile düzeltilebileceği” gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Bahse konu bu hata “maddi yanılgı” ya da “yazım hatası” olarak değerlendirilip tavzih yoluyla düzeltilemeyeceğinden, Sakarya Çocuk Mahkemesinin 07/08/2017 tarih ve 2016/404 Esas, 2017/406 sayılı ek kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, Sakarya Çocuk Mahkemesinin 03/05/2017 tarihli ve 2016/404 Esas, 2017/231 sayılı kararında hesap hatası yapılarak sanığa fazla ceza tayinin hususunun kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine; 04.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.