11. Hukuk Dairesi 2012/967 E. , 2012/17441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2010 tarih ve 2009/778-2010/692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2012/967 E. , 2012/17441 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2010 tarih ve 2009/778-2010/692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Fon Kurulu'nun 30.03.2007 tarih ve 2007/138 sayılı kararıyla Medya Grubu'na dahil şirketlerin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Fon tarafından devralınmasına karar verildiğini, takip alacaklısı Bilgin İletişim ve Bilişim Hizmetleri Film Prod. San. Tic. A.Ş.'nin bu kapsamda yer alan şirketlerden olduğunu, alacaklı şirketin tasfiyesine karar verilmesi üzerine müvekkilinin kanuni halef sıfatı kazandığını, davalı tarafından 18.02.2003 tarihinde ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen sermaye taahhüt borcu nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve müvekkili lehine alacağın en az %40'ı oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, TMSF'na devir sonrasında şirketin ve aile bireylerin tüm malvarlığı değerlerine tedbir konulduğunu, şirketler üzerinde hiçbir hak ve insiyatiflerinin kalmadığını, 5411 sayılı Kanun'un 133. maddesi gereğince davacı tarafından dava hakkında alınmış bir fon kararının ya da genel kurul kararının sunulmadığını, bu nedenle dava şartının oluşmadığını, müvekkilinin sermaye taahhüdünün bulunmadığını, bulunsa bile BK'nun 126. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini ve müvekkili lehine %40'tan az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 18.02.2003 tarihi ile devir tarihi olan 30.03.2007 tarihleri arasında, BK'nun 126. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmediğinden, devir sonrası için ise 5411 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığından bahisle, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının, belirlenen 15.000 TL asıl alacak, 29.268,08 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 44.268,08 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.611,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.