T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/984 - 2026/421 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/984 KARAR NO : 2026/421 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.03.2024 NUMARASI : 2022/809 Esas 2024/188 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 11.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/984 - 2026/421 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/984 KARAR NO : 2026/421 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.03.2024 NUMARASI : 2022/809 Esas 2024/188 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 11.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29.09.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı aracın önündeki aracı geçmek isterken ... yönetimindeki ... plakalı aracın şeridine girerek çarpması sonucunda çift taraflı yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacı ...'ın yaralandığını, trafik kazası tespit tutanağına göre ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, diğer araç sürücüsünün kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını belirtilerek, HMK'nın 107. Maddesi gereğince şimdilik 50,00-TL sürekli, 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 150,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.01.2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 269.802,52-TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 20.881,64-TL, bakıcı gideri talebini 6.471,00-TL olmak üzere toplam 297.155,16-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zorunlu başvuru şartını yerine getirmediğini, kusur oranları belirlenmeden davalı sigorta şirketin sorumluluğunun belirlenebilmesinin mümkün olmadığını, dosya kapsamında kusura ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiğini, tanzim edilen kaza tespit tutanağında her iki aracında kusurlu olduğunun belirtildiğini, rapor alınmasının zorunlu olduğunu, davacı yanda maluliyet oluşmadığını, raporda uygulanan yönetmeliğin hatalı olduğunu, davalı şirketin geçici iş göremezlik zararlarından ve tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, davacı kaza anında emniyet kemeri takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının SGK'dan veya çalıştığı kurumdan tazminat alınmışsa bu miktarın mahsup edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davalı şirketin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın davacının yolcu olduğu araca çarpması sonucu davacının yaralandığı, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nca düzenlenen 07.06.2023 tarihli raporda, davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince alınan ve Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11.04.2023 tarihli maluliyet raporunda davacının kaza nedeni ile % 6 oranında sürekli ve 4 ay süre ile geçici işgöremezliğinin oluştuğu ve bakıcıya ihtiyacının 1 ay olduğunun belirtildiği, 01.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak davacının zararının hesaplandığı, zararların poliçe limitini aşmadığı belirtilerek, davanın kabulü ile 269.802,52-TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 20.881,64-TL geçici işgöremezlik tazminatı ile 6.471,00-TL bakıcı gideri alacağı toplamı olan 297.155,16-TL maddi tazminatın 02.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan ATK raporunda maluliyete ilişkin belirlenen oran ve sürelerin hukuka aykırı olduğunu, anılan raporda belirlenen % 6 oranındaki maluliyetin hakkaniyete aykırı olduğunu, hesap bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer veriler de hata olduğunu, asgari ücret kamu düzenine ilişkin olduğundan hükme en yakın tarihteki asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davalı lehine usuli kazanılmış hak olmaması, hak kaybı oluşmaması açısından hükme esas alınan raporda gelire ilişkin verilerin doğru olmadığını, istinaf tarihinde de asgari ücret verilerinde ciddi bir değişiklik olduğunu, kararın ortadan kaldırılması durumunda güncel asgari ücret verileri ve güncel hesaplama yöntemleri göz önünde bulundurularak yeniden hesap raporu alınması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda baştan sona tüm hesabın AGİ hariç asgari ücret miktarı esas alınarak hesaplama yapılmış olmasının fahiş bir hata olduğunu, gerekçeli kararda faiz başlangıcının yanlış belirlendiğini, davalı sigorta şirketine mail yoluyla 01.11.2022 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketinin 12.11.2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, faiz başlangıç tarihinin 02.12.2022 olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza tarihi ile maluliyet raporu arasında 7 aylık bir süre bulunduğunu, davacı yanın stabilizasyon süreci henüz bitmediğini, bilirkişiler tarafından alınan raporda uygulanan yönetmeliğin hatalı olduğunu, dava konusu trafik kazası 29.09.2022 tarihinde gerçekleşmiş olup Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 11.04.2023 tarihli maluliyet raporunda davacının kaza nedeni ile % 6 oranında sürekli ve 4 ay süre ile geçici işgöremezliğinin oluştuğu ve bakıcıya ihtiyacının 1 ay olduğunun belirtildiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in ekinde yer alan tablodaki eklem açıklığı modeline göre patolojinin stabil, kalıcı ve en az bir yıldır devam ediyor olması öngörüldüğünü, iyileşme süreci tamamlanmadan rapor alındığını, raporun Maluliyet ve Çalışma Gücü ve Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için davanın haklı olduğu varsayılsa bile, davalı şirketin ancak yasal faizle sorumlu tutulabileceğini, kararda hükmedilen faiz ve yargılama giderlerinin de hatalı olduğunu, davalı şirketin poliçe teminatı kapsamında olmayan geçici iş göremezlik bedeli, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K.) Bu kapsamda, mahkemece hükme esas alınan ve davacının maluliyetine esas teşkil eden Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11.04.2024 tarihli raporda davacının 29.09.2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına meydana gelen sol radius kemik kırığı nedeniyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında Kas-İskelet Sistemi — Üst ekstremite eklem hareket açıklığına bağlı sorunlar nedeniyle kişinin tüm vücut engellilik oranının % 6 (yüzdealtı) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, belirtilmiş olup, söz konusu rapor anılan ilke, esaslara uygun, tedavi evrakları ile uyumlu ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olayda kaza tarihi 29.09.2022 olup bu tarih itibarı ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. Anılan rapor söz konusu yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmiş ve davacıdaki sol radius kemik kırığına bağlı sol el bileği için üst ekstremite eklem hareket açıklığı nedeniyle oluşan maluliyet oranı % 6 olarak belirlenmiştir. Açıklandığı üzere davacıda kas iskelet sistemi arazı üst ekstremiteye ilişkin olup alt ekstremite ya da omurgaya bağlı bir araz söz konusu olmadığından 12 aylık iyileşme süresinin beklenilmesine gerek yoktur. (Yargıtay 4. HD'nin 18.05.2023 tarih ve 2021/26089 E. 2023/6657 K.) 2. Yargıtay uygulamalarına göre tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın BAM Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine dair 30.05.2014 tarih ve 2024/3323 E. 2024/5474 K, 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu görülmekle tarafların aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile toplanan tüm deliller karşısında; hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğrayan davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri zararının bulunmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde belirlenmesine, iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmış olmasına, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri zararı bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmasına, maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 20.881,64 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 5.075,00 TL'nin mahsubu ile kalan 15.806,64 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.