İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/01/2026 Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... (T.C:...) Özel Güvenlik Görevlisi olarak 01.03.2007- 18.09.2023 tarihleri arasında ... Başmüdürlüğümüzün özel güvenlik işlerini yürüten çeşitli özel güvenlik şirketlerinde çalışmış ve emekli olması nedeniyle 18.09.2023 tarihinde iş akdi sona ermiş olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunun 112. Maddesi gereğince sorumlu oldukları Kıdem Tazminatı; Kam…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/14 KARAR NO: 2026/134 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2025 ESAS NO: 2024/353 KARAR NO: 2025/948 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/01/2026 Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... (T.C:...) Özel Güvenlik Görevlisi olarak 01.03.2007- 18.09.2023 tarihleri arasında ... Başmüdürlüğümüzün özel güvenlik işlerini yürüten çeşitli özel güvenlik şirketlerinde çalışmış ve emekli olması nedeniyle 18.09.2023 tarihinde iş akdi sona ermiş olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunun 112. Maddesi gereğince sorumlu oldukları Kıdem Tazminatı; Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmenlik hükümleri gereğince Özel güvenlik görevlisi ...'a kurumlarınca 16 yıl 5 Ay 25 günlük hizmeti karşılığı 384.294,50 net ödeme ile 2.939,10-TL damga vergisi olmak üzere toplam 387.233,60- TL Kıdem Tazminatı ve Kıdem Tazminatı TİS farkı ödenmiş olduğunu, Ödenen Kıdem Tazminatı ve Kıdem Tazminatı TİS farkına mahsuben; 01.09.2019-30.09.2019 döneminde sözleşme yapılan ...Limited Şirketi Kıdem Tazminatı ve Kıdem Tazminatı TİS farkından kendi dönemine tekabül eden 1.928,46-TL'yi faiziyle birlikte, 2-01.01.2021 - 31.12.2022 döneminde sözleşme yapılan ... Limited Şirketi ile ... Limited Şirketi iş ortaklığı Kıdem Tazminatı ve Kıdem Tazminatı TİS farkından kendi dönemine tekabül eden 46.925,86-TL'yi faiziyle birlikte, 3-01.01.2023-18.09.2023 döneminde sözleşme yapılan ... Limited Şirketi ile ... Limited Şirketi iş ortaklığı Kıdem Tazminatı ve Kıdem Tazminatı TİS farkından kendi dönemine tekabül eden 16.777,60-TL'yi faiziyle birlikte kurumlarına ödemiş olduğunu, 01.06.2016-15.06.2016 tarihi arasında doğrudan temin ile hizmet alımı yapıldığından bu süre kıdem tazminatı hesaplamasına dahil edilmemiş olduğunu,Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi gereğince; Kayseri Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı dosyası ile zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş, 25.03.2024 tarihindeki oturumda taraflar arasında anlaşma sağlanamamış olduğunu, davacı Kurum ile şirketler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerine göre; (Hizmet İşleri Genel Şartnamesi, İdari Şartname, Teknik Şartnameler hizmet alım sözleşmelerinin ekidir) davacı Kurumun bina ve eklentilerinin güvenlik hizmetleri için çalıştırılacak personelin tüm sorumluluğu firmaya ait olacak ve sözleşme konusu işlerin yapılması ve çalıştırılan işçiler bakımından İş Kanunu ve mevzuatın işverenlere yüklediği yükümlülükleri yerine getirmekten şirketler sorumlu olacak olduğunu, tüm işçilik alacaklarından yüklenici şirketlerin sorumlu olacağı hususu sözleşmenin eki sayılan teknik, idari ve genel şartnamelerde de belirtilmiş olduğunu, ayrıca firmalara sözleşme gereğince ödenen, sözleşme bedeli içerisinde tüm işçilik alacaklarının da yer aldığı yine sözleşmelerde belirtilmiş olduğunu, bu nedenle Kurumlarınca Özel Güvenlik Görevlisi ...'a ödenen bedelin dilekçede isimleri ve çalıştığı süreler detaylı olarak izah edilen firmalardan rücuen tahsilini talep etmek gerekmiş olduğunu, dava dışı özel güvenlik görevlisi ...; işten ayrıldığı tarihe kadar, davacı Kurum bünyesinde ihale ile özel güvenlik hizmetlerinde bulunan, farklı şirketlerde görev almış olduğunu, Sözleşmeler incelendiğinde, sözleşme konusu işlerin yapılması ve çalıştırılan işçiler bakımından iş Kanunu veya benzer mevzuatın işverenlere yüklediği yükümlülüklerin yerine getirmekten firmaların sorumlu olduğu açık olduğunu, ayrıca adı geçen firmalar ile davalı idare arasında imzalanan sözleşmelere göre faiz oranları belirlenmiş olduğunu, Faiz oranının belirlenmediği sözleşmelerde ticari faiz uygulanacağını, tüm bu nedenlerle ...'a ödenen işçilik alacaklarının dilekçede belirtilen firmalarla imzalanan sözleşmeler gereği ödeme tarihinden itibaren uygulanacak sözleşme faiziyle-faiz belirtilmeyen sözleşmelerde ticari faiziyle birlikte davalı şirketlerden sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen rücuan tahsilini talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla taraflarınca ...'a Kıdem Tazminatı ve Kıdem Tazminatı TİS Farkı olarak ödenen 321.601,68- TL' nin davalı şirketlerden; a- 113.072,00-TL'sının ... Limited Şirketinden, b- 46.990,00-TL'sının ... Şirketlerinden, c- 84.273,00-TL'sının ... Şirketlerinden, d- 4.821,00-TL'sının ... Şirketinden, e- 19.541,75-TL'sının ... Şirketlerinden, f-23.462,93-TL'sının ... Şirketinden, g-29.441,00-TL'sının...Limited Şirketinden 05.12.2023 tarihinden itibaren uygulanacak sözleşme faizleri, faiz oranı belirlenmeyen sözleşmelerde ticari faiziyle birlikte sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen davalılardan rücuan tahsilinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının talepleri zamanaşımına uğramış olup öncelikle zamanaşımı definde bulunmakta olduklarını, 6552 sayılı kanun ile 4857 sayılı iş kanunu 112. maddesine eklenen fıkra ile kamu ihale kanunun 62. maddesinin 1. fıkrası (e) bendi emredici nitelikte olup işçinin iş akdinin kıdem tazminatını ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi durumunda alacaklarından kamu kurumunun sorumlu olduğu açıkça belirtilmekte olduğunu, danıştay, kamu ihale kurulu ve sayıştay; iş kanunu 112. maddesinin emredici norm olduğunu kararlarında belirtmiş olduğunu, davacı ile yapılan sözleşme içeriğinde alacak kalemlerinin davalıya rücu edilebileceğine ilişkin hüküm bulunmamakta olduğunu, yargıtay 23. hukuk daresi'nin 2014/6531 esas 2015/4785 karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalının sorumluluğuna hükmedilecekse bile tbk m. 167. gereği, dava dışı işçinin davalı şirket nezdinde çalıştığı dönemle sınırlı olarak davacı ile yarı oranda sorumluluğuna hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, dava dışı işçi, davalı şirkette en son 31.12.2011 tarihinde çalışmış olup -kabul anlamına gelmemekle birlikte- davalı şirketin kıdem tazminatından sorumlu olacağı miktar 31.12.2011 tarihinde iş sözleşmesi devredilmeden önce işçinin almış olduğu son ücret üzerinden hesaplanması gerekmekte olduğunu, bu hususta Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2024/224 Esas, 2024/299 Karar sayılı ve 01.02.2024 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, Söz konusu hesaba ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi'nin 2020/2905 Esas, 2023/1934 Karar sayılı ve 09.11.2023 tarihli kararında, rücuen tazminat dosyasında kıdem tazminatı hesabının, işçinin alt işverende çalıştığı süre boyunca ve aldığı son ücret üzerinden yapılacağı hüküm altına alınmış olduğunu, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2014/10259 E, 2015/20260 K., Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2014/10259 Esas, 2015/20260 Karar sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, taraflar arasında sorumluluk paylaşımına ilişkin akdedilen herhangi bir sözleşme bulunmaması nedeniyle davalı şirketin sorumluluğu kendi dönemiyle ve kendi döneminde ödediği son ücretle sınırlı olarak en fazla 1/2 oranında olduğunu, davacı tarafından dava dışı işçiye herhangi bir yargılamaya konu edilmeden rızaen 387.233,60 tl kıdem tazminatı ve kıdem tazminatı tis farkı ödemesi yapılmış olduğunu, işçilik alacakları yargılamaya muhtaç olduğundan rızaen ödenen tazminatın davalı şirkete rücu edebilmesi mümkün olmadığını, toplu iş sözleşmesi kapsamında ödenen kıdem tazminatından davacı davalı sorumluluğuna gidilebilmesi için toplu iş sözleşmesi üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte olduğunu, davalının sorumlu olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte davacının ödeme yaptığı tarihte davalının temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğinden bu tarih itibariyle faiz işletilmesi mümkün olmadığını, davalı şirket yapılan ödemelerden haberdar olmamakla birlikte işbu dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesiyle öğrenmiş olduğunu, bu sebeple davacının taleplerine ödeme itibariyle faiz yürütülmesi mümkün olmadığını, tarafların imzalamış olduğu ihale sözleşmesinde açıkça yazıldığı üzere yetkili mahkemenin ankara mahkemeleri olarak belirlenmiş olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu sözleşmelerde açıkça görüleceği üzere ilgili sözleşmelerden kaynaklı ihtilaflarda yetkili mahkeme Ankara Mahkemeleri olarak belirlenmiş olduğunu, işbu sebeple dosyanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu belirterek, davanın davalı bakımından reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde: Dava Konusu Talepler Zamanaşımına Uğradığından Haksız Davanın Reddi Gerekmekte olduğunu, rücu davalarına ilişkin olarak zamanaşımını düzenleyen TBK mad. 73’den açıkça anlaşılacağı üzere zamanaşımı süresi davacının ödemeyi yaptığı anda başlamakta olduğunu, zira davacı kurum alt işverenlerin tamamını ve işçilerin hangi kurumda ne kadar çalıştığını bilmekte ayrıca SGK bilgilerine dahi haiz olduğunu, nitekim bu durum dava dilekçesinde de açıkça belirtilmiş olduğunu, Husumet itirazları bulunmakta olduğunu, dava Dışı ... Davacı Nezdinde Çalışmış, Emir ve Talimatlarını Davacıdan Almış Olup, Dava Dışı İşçinin Alacaklarından davalı Şirketin Sorumlu Olmaması Sebebiyle Davanın Reddi Gerekmekte olduğunu, davanın davalı Şirket yönünden pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı Şirket ile Davacı Arasında Akdedilen Sözleşme ve Eki Şartnamelerde, İşçilik Alacaklarından davalı Şirketin Sorumlu Olduğu Yönünde Bir Hüküm Bulunmamakta olduğunu, Bu Nedenle; Huzurdaki Davanın Haksız ve Dayanaksız Olduğu Açık olduğunu, davacı ile davalı Şirket arasındaki rücu ilişkisi sözleşmesel ilişkiye dayanmakta olup davalı Şirketten sözleşmesel sorumluluğu içinde olmayan bir yükümlülüğe katlanmasının beklenebilmesi mümkün olmadığını,Taraflar arasında akdedilen Hizmet Alımına Ait Sözleşme'nin 1 numaralı eki olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi ilgili maddeleri incelendiğinde, Yüklenicinin (Müvekkil Şirketin) çalışan personellerin çalıştıkları süre zarfında hak kazanmış olduğu aylık ücretlerinin ödenmesine ilişkin sorumluluğu olduğu, bundan başka bir sorumluluk düzenlemesi yer almadığı açıkça görülmekte olduğunu, Hizmet Alım Genel Şartnamesi madde 38’nin dikkate alınması gerektiğini, 734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalelerinde çalışan işçilerin kıdem tazminatından doğan sorumluluk, 11.09.2014 tarihli 6552 Sayılı Yasa'nın 8. Maddesi ile 4857 Sayılı Yasa'nın 112. Maddesine ilave edilen hüküm ile asıl işveren konumundaki ilgili kamu kurum kuruluşuna yüklenmiş olduğunu, ayrıca davacı yan ile davalı şirket arasında akdedilen Hizmet Alım Sözleşmesinin Teknik Şartnamenin (E) Yüklenicinin sorumluluk esasları başlıklı maddesinin 6. fıkrasında açıkça "Kıdem Tazminatı Hariç Olmak Üzere" olmak üzere denmekte olduğunu, bu sebeple dava dışı işçilerin maaş ödemelerinden başka davalı şirketin herhangi bir sözleşmesel yükümlülüğü bulunmadığından iş bu haksız ve kötü niyetli davanın reddi gerekmekte olduğunu belirterek, Davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı...Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde: Dava haksız ve mesnetsiz olduğundan reddedilmesi gerektiğini, dava dışı işçinin farklı işverenler nezdindeki tüm çalışması davacı kamu kurumunda geçmiş olup, feshe konu tasfiyenin sorumluluğu da asıl işverenin kamu kurumu olan davacının olduğunu, 6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklikler sonrası kıdem, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşu tek başına sorumlu olduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalelerinde çalışan işçilerin kıdem tazminatından doğan sorumluluk, 11.09.2014 tarihli 6552 Sayılı Yasa'nın 8. Maddesi ile 4857 Sayılı Yasa'nın 112. Maddesine ilave edilen hüküm ile asıl işveren konumundaki ilgili kamu kurum kuruluşuna yüklenmiş olduğunu, dilekçede açıklanan kanun ve yönetmelik maddelerinin dikkate alınması gerektiğini, açıklanan yönetmeliğin ilgili maddeleri ile yaklaşık maliyetin içinde nelerin olduğunun sayılmış olduğunu, dikkat edilecek olursa işçiye ödenecek tazminatın yaklaşık maliyet kalemlerinin içeriğinde yer almadığı açıkça belli olduğunu, Kıdem tazminatının ihale yaklaşık maliyetine dahil edilemeyeceği hususu, Kamu İhale Kurumu’nun, 28.11.2012 Karar tarihli ve 2012/UH.III.-4475 Karar No’lu kararı ile de açığa kavuşturulmuş olduğunu, Dava konusu sözleşmeyle yapılan işler ihaleye çıkıldığında davacı tarafından bir idari şartname yayınlanmış ve davalının bu şartnameye göre ihaleye girmiş olduğunu, Kurumca hazırlanan idari şartname sözleşmenin ayrılmaz bir parçası ve eki olup teklif fiyata dâhil hususların içinde nelerin yer aldığı tek tek sayılmış olduğunu, bu şartname gereğince; “Teklif Fiyata Dâhil Olan Giderler”; işçilik ücreti, 6 gün ve 45 saat üzerinden belirlenmiş olup, yol ve yemek ücreti eklenmek suretiyle sınırlandırılmış olduğunu, mahkemece, ihale işlem dosyası içerisinde yer alan teklifler, maliyet analizleri, idari ve teknik şartname ve sözleşme incelendiğinde kıdem tazminatının maliyetler içerisine konulmadığı görüleceğini, bu sebeple idarenin ödemediği tazminat kalemi için rücu hakkı bulunmamakta olduğunu, yine, ... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kamu İhale Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’e göre de, kıdem tazminatının genel giderler kalemi içinde yer almadığı belirtildiğini, Kurum tarafından ödeme yapılan işçinin şirketleri nezdindeki çalışması bu tebliğden sonraki dönemde olduğundan ve kıdem tazminatı da genel giderler arasında kabul edilemeyeceğinden, kurumca ödenen kıdem tazminatına ilişkin sorumlulukları bulunmamakta olduğunu, bu hususun ayrıca;10.09.2014 tarih ve 6552 sayılı Kanunda düzenlendiğini,davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının alacak iddiaları zamanaşımına uğramış olduğunu, davanın kamu ihale kurumuna ihbarı gerekmekte olduğunu, açıklanan nedenlerle, davacının hem 6552 sayılı yasayla getirilen değişiklik başta olmak üzere tüm yasal düzenlemeler sebebiyle hem de davalı ile imzalamış oldukları sözleşme ve eki ihale dokümanları gereğince kıdem tazminatı için rücu hakkı bulunmadığını belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalılar ...Limited Şirketi, ...Limited Şirketi ile ... Limited Şirketi cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 1-Davalı ... Limited Şirketinden 113.071,70-TL alacak bedelinin, davalılar ... Ltd. Şti, ...Ltd. Şti. ile ... LTD ŞTİ’lerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere 46.990,00-TL alacak bedelinin, davalılar ... Ltd. Şti ile...Ltd. Şti.’lerinden tahsilde tekerrür olmamak şartı ile 84.273,44-TL alacak bedelinin, davalı ... Ltd. Şti’den tahsilde tekerrür olmamak üzere 4.821,00-TL alacak bedelinin, davalılar ... Ltd. Şti ile ... LTD ŞTİ’lerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere 19.541,67-TL alacak bedelinin, davalı ... Şirketinden 23.462,85-TL alacak bedelinin, davalı... LTD. ŞTİ’den 29.441,00-TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, birlikte sorumlu şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar ...Ltd. Şti. Ve ... Limited Şirketi vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...Ltd. Şti. vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi davacı ile yapılan sözleşme içeriğini incelemediğini, davacı idare ile yapılan sözleşme dava konusu alacak kalemleri yönünden müvekkile bir sorumluluk yüklemediğini, sözleşmede işbu alacak kalemlerinin müvekkile rücu edilebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, kıdem tazminatı toplu iş sözleşmesi farkı ödemesinden davalı müvekkilin sorumluluğuna gidilebilmesi için toplu iş sözleşmesi üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesince bu konu hakkında herhangi bir inceleme yapılmadığını, yapılan ödemenin en fazla yarısı yönünden ve müvekkil şirketin dava dışı işçiye ödemiş olduğu son ücret esas alınmak suretiyle sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğini, müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilecekse bile söz konusu alacağa yasal faiz işletilmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak verilen yerel mahkeme ilamının kaldırılmasına, davanın tümden reddine, kıdem tazminatı toplu iş sözleşmesi farkı alacağından müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla, toplu iş sözleşmesinin dosyaya celbi sağlanmasına, akabinde konu hakkında bilirkişi incelemesi yapılmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması ve müvekkil şirket aleyhine bir hüküm tesis edilecek olması halinde, dava dışı işçiye yapılmış olan ödemelerin en fazla yarısı oranında olmak ve Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 01/06/2021 tarih ve 2021/5506 E - 2021/9779 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere müvekkil şirketin yalnızca kendi dönemi ile dava dışı işçiye kendi döneminde ödemiş olduğu son ücretin esas alınması suretiyle hesaplama yapılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; öncelikle belirtmek isteriz ki dava dışı işçiler, davacı nezdinde çalıştığını, emir ve talimatlarını davacıdan almış olup, dava dışı işçilerin alacaklarından müvekkil şirketlerin sorumlu olmaması sebebiyle davanın reddi gerekmekteyken kabulüne karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğunu ve ortadan kaldırılması gerektiğini, müvekkil şirketler ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde, işçilik alacaklarından müvekkil şirketlerin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle; huzurdaki davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, dava dışı işçilerin iş sözleşmesi davacının emir ve talimatları doğrultusunda feshedildiğini, dolayısıyla müvekkil şirketin zaten halihazırda bir sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkil şirketin, davacının yapmış olduğu ödemeden sorumlu olduğu kanaatine varılacak olsa dahi davacı ile müvekkil şirketin ödemeden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmelidir. yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine, mahkemenizin incelemesi sonuna kadar icranın geri bırakılabilmesi için tehiri icra talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay kararlarında ve BAM kararlarında özetle; müvekkil kurumun davalı şirketlere yönelik olarak ödemiş olduğu tüm tazminatları rücu edebileceği oldukça açık ve net bir şekilde belirtilmiştir. bu durum sayın yüksek dairenizce de defaatle hüküm altına alındığını, işbu nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini, göz önüne alınacak sair nedenlerle ... Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, dava dışı işçiye ödenen işçi haklarından kaynaklı bedellerin alt işveren davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkindir. A) Davalı ... Limited Şirketinin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; 23.462,93 TL alacak miktarı üzerinden dava açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama sonucu işbu davalı yönünden 23.462,85 TL üzerinden karar verildiği görülmüştür. Davalı ... Limited Şirketi işbu kararı istinaf etttiğinden istinaf edilen karar miktarının/dava değerinin 23.462,85 TL olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” İşbu dava 03/05/2024 tarihinde açılmış olup, dava tarihi itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 28.250,00 TL’dir. Davalı ... Limited Şirketi tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin dava değerinin ise 23.462,85 TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 28.250,00 (yirmisekizbinikiyüzelli) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan, mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve 352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle Davalı ... Limited Şirketi nin istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle Davalı ... Limited Şirketinin istinaf ettiği karara ilişkin dava değerinin/miktarının kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altında olması nedeniyle kesin sayılan kararla ilgili işbu istinaf dilekçesinin/talebinin HMK 341/2 ve HMK 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. B)Davalı ...Ltd. Şti.nin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, dava dışı işçiye ödenen işçi haklarından kaynaklı bedellerin alt işveren davalıdan tahsilinin yasal koşullarının oluştuğunun tespiti ile ispatlanan alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle Davalı ...Ltd. Şti. Nin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından Davalı ...Ltd. Şti.nin istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)Davalı ... Limited Şirketinin istinafı yönünden; 1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/11/2025 tarih ve 2024/353 E - 2025/948 K sayılı nihai kararına karşı Davalı ... Limited Şirketi vekilinin yaptığı istinafa konu dava değerinin dava tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından,Davalı ... Limited Şirketinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf eden Davalı ... Limited Şirketi peşin yatırdığı 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf başvurusunda bulunan Davalı ... Limited Şirketi tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına, B)Davalı ...Ltd. Şti.nin istinafı yönünden; 1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/11/2025 tarih ve 2024/353 E - 2025/948 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla Davalı ...Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ...Ltd. Şti.nin istinafı yönünden; Alınması gerekli olan 7.723,92 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.931,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.792,92 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı ...Ltd. Şti. den alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ...Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 22/01/2026