11. Hukuk Dairesi 2008/9545 E. , 2010/717 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2008 tarih ve 2004/123-2008/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2008/9545 E. , 2010/717 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2008 tarih ve 2004/123-2008/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı Bakanlığa bağlı Okul Müdürlüğü arasında okul personeli maaşlarının 4 yıl süre ile müvekkili banka aracılığı ile ödenmesi konusunda 01.02.2001 tarihinde protokol ve protokolün ayrılmaz parçası olan aynı tarihli taahhütname imzalandığını, protokol hükümleri gereğince protokol süresinin davalı tarafından ihlali halinde bankanın bağış olarak vermiş olduğu nakit karşılığını işlemiş faiziyle birlikte geri almaya yetkili olduğunun hüküm altına alındığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak, feshi ihbar sürelerine riayet etmeden ve herhangi bir gerekçe göstermeden protokolü tek taraflı olarak feshettiğini ileri sürerek, 2.268.000.000.-TL cezai şart bedelinin, protokolün ayrılmaz parçası niteliğinde olan taahhütname gereğince nakit olarak davalıya verilen 1.2000.000.000-TL olmak üzere toplam 3.468.000.000.-TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hiçbir devlet memurunun Devlet’i borç altına sokacak sözleşme yapma yetkisine sahip olmadığını, okul müdürü ile davacı banka arasında imzalanan protokolün müvekkili Bakanlığı bağlamayacağını, okul müdürünün imzaladığı sözleşmeden dolayı müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, doğumu ve mevcudiyeti, asıl borcun doğumu ve geçerliliğine bağlı olan cezai şartın ve bağış olarak verilen meblağın geri alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, okul müdürlüğünün Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı faaliyet gösteren bir kurum olup, tüzel kişiliği bulunmadığı, okul müdürünün Bakanlığı borç altına sokacak sözleşme imzalama yetkisinin olmadığı, kaldı ki sözleşmenin haksız feshedildiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin cezai şart bedelinin tahsili istemine yönelik olan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davalı bakanlığa bağlı okulun personel maaş ve ücretlerinin davacı banka aracılığı ile ödenmesine ilişkin yapılan protokol ve taahhütname uyarınca cezai şart ve yapılan bağışın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, bağış olarak verilen iddia edilen meblağında iadesi istemi de yazılı gerekçelerle reddedilmiştir. Oysa, bağış olarak verildiği iddia edilen para, eğer adı geçen okula ödenmiş ise envanter kayıtlarına girip girmediğinin tereddütsüz belirlenmesi, bu paranın okul kayıtlarına intikal etmiş bulunması halinde, davacı bankanın bu bedeli talep etmekte haklı olduğunun ilke olarak kabulü, aksi halde para okul müdürüne veya okul koruma derneği gibi farklı bir tüzel kişiliğe ödenmiş olması halinde, ödenen kişi veya tüzel kişiliğin bundan sorumlu olacağının kabulü gerekirken, mahkemece, ilgili okul müdürünün, bağış olarak ödenecek paranın okulun dernek işlemlerinin mahkeme aşamasında olması nedeni ile ileride makbuz vermek taahhüdüyle okul hesabına nakden yatırılmasına ilişkin tarihsiz yazısı, bağış tutarının ilgili kurumun 22000006 nolu hesabına yatırıldığına ilişkin davacı Banka yazısı, 18.1.2001 tarihli muhasebe fişi makbuzu ve ilgili banka kayıtları belirtilen açıklamalar doğrultusunda yeterince ve denetime elverişli bir şekilde değerlendirmeden bu kalem istem yönündende yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.