(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2012/9373 E. , 2012/11043 K. "" MAHKEMESİ : ... 4. İCRA MAHKEMESİ Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ... ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş,Dairemizin mahkeme hükmünün onanmasına ilişkin 10.10.2011 tarihli kararına Yargıtay C.Başsavcılığının 27.11.2011 tarihli itirazı üzerin…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2012/9373 E. , 2012/11043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... 4. İCRA MAHKEMESİ Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık ... ın beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya daireye gönderilmiş,Dairemizin mahkeme hükmünün onanmasına ilişkin 10.10.2011 tarihli kararına Yargıtay C.Başsavcılığının 27.11.2011 tarihli itirazı üzerine Ceza Genel Kurulunun 10.07.2012 tarih ve 2011/529 esas, 2012/349 sayılı kararı ile 6352 sayılı yasanın 99 ve 101. maddeleri uyarınca öncelikle Dairemizce değerlendirilmesi için dosya yeniden gönderilmiş,Dairemizin mahkeme hükmünün bozulmasına ilişkin 09.10.2012 tarihli kararındaki maddi hatanın düzeltilmesi istemini havi Yargıtay C.Başsavcılığının 04.12.2012 tarihli yazısı Dairemize gelmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Somut olayda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında; İİK'nun 44. maddesinde “ticareti terk eden tacir” ifadesi kullanılmış olup bu ifadenin yalnızca gerçek kişi tacirleri kapsadığına ilişkin herhangi bir kısıtlayıcı hükmün bulunmadığı, bu sebeple limited şirketlerin temsil ve idareye yetkili müdürlerinin de, şirketin ticareti terk etmeleri halinde İİK'nun 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisna getirilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi cezalandırılmalarına da bir engel bulunmadığı; diğer yandan, İİK'nun 44. maddesinde yapılan değişikliğin “ticareti terk eden kötü niyetli borçluların” bu davranışlarının önlenmesi amacıyla yapıldığının da gerekçede açıkça ifade edildiği, Yüksek Özel Dairenin kararında tüzel kişi tacirler hakkında 44. maddesinin 2. fıkrasının uygulama kabiliyetinin olmadığı belirtilmiş ise de, aynı maddenin 1. fıkrasının gözönüne alınmadığına değinilmiş ve bozma kararı verilmesi gerekirken onama kararı verilmesinin isabetsizliği ileri sürülerek hükmün bozulması talep edilmiştir.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının aynı konudaki itirazına ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/02/2012 tarih ve 2012/16.HD - 505, 509 ve 513 Esas sayılı dosyalarında özetle; ticareti terk eden borçlunun 6762 sayılı Türk Ticaret Yasası anlamında tacir olmasının gerektiği, 6762 sayılı Kanunun 18. maddesinde ticaret şirketlerinin de tacir olduğunun belirtilmesi nedeniyle ticaret şirketlerinin ve bu anlamda limited şirketin anılan Kanunun 18. maddesi uyarınca tacir olduğunda kuşku bulunmadığı, İİY'nın 44. maddesinde 'ticareti terk eden tacir' ifadesi kullanılmış olup, bu ifadenin yalnızca gerçek kişi tacirleri kapsadığına ilişkin