8. Hukuk Dairesi 2016/13086 E. , 2019/6223 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, tarafların babası ...’un 17.8.2004 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından sonra mirasçıların bir araya gele…
**8. Hukuk Dairesi 2016/13086 E. , 2019/6223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, tarafların babası ...’un 17.8.2004 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından sonra mirasçıların bir araya gelerek miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, ayrıca tarafların annesi ...’un da 17.10.2009 tarihinde vefat ettiğini, vefatından önce 22.11.2006 tarihli vasiyetname düzenlediğini açıklayarak, 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki işyerinin miras taksim sözleşmesinde özellikleri tanımlanan bölüm mülkiyetinin, miras taksim sözleşmesi ile anne ...’a bırakılıp, anne ...’un az yukarıda bahsedilen vasiyetname ile davacıya bıraktığı beyan edilen 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 1.katında yer alan dairenin tamamının olmaz ise taşınmazın ½ mülkiyetinin, miras taksim sözleşmesi ile anne ...’a bırakılan 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 2.katında yer alan dairenin 1/2 mülkiyetinin, miras taksim sözleşmesi ile anne ...’a bırakılan 423 ada 1 parselde kayıtlı deponun 1/2 mülkiyetinin vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacı tarafından dayanılan miras taksim sözleşmesinin doğru olduğunu, ancak 225 ada 8 parsel sayılı taşınmazın arsa olarak görünmesine rağmen üzerinde üç daire ve bir dükkan bulunduğunu, bu taşınmazdaki dairenin davacı adına tescili için kat irtifakı/kat mülkiyetinin kurulması ve miras taksim sözleşmesine göre bu işlemlerin masraflarının taraflarca birlikte karşılanması gerektiğini, davacının bu işlemlerin yapılması için vekil edenine başvurmadığını, bu haliyle vekil edeninin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, miras taksim sözleşmesi ile davacıya bırakılan bir taşınmazın davacı tarafından satıldığını, diğer bir taşınmazın ise kiraya verildiğini, davacının iyiniyetli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.