2. Hukuk Dairesi 2017/6959 E. , 2018/1344 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet ve Eşya Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, maddi tazminatın ve yoksulluk nafakasının miktarı, manevi tazminat talebinin reddi ve kabul edilen ziynetlerin gramlarının düşük tutulması yönünden, davalı erkek tarafından ise, tamamı yönünden t…
**2. Hukuk Dairesi 2017/6959 E. , 2018/1344 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet ve Eşya Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, kusur belirlemesi, maddi tazminatın ve yoksulluk nafakasının miktarı, manevi tazminat talebinin reddi ve kabul edilen ziynetlerin gramlarının düşük tutulması yönünden, davalı erkek tarafından ise, tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece davalı erkeğe kusur olarak yüklenen çocuk sahibi olmak için tedaviye yanaşmadığı vakıasına davacı kadının dava dilekçesinde dayanmadığı, dosyaya sonradan sunduğu beyan dilekçesi ile dayandığı bu nedenle bu vakıanın davalı erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece davalı erkeğe kusur olarak yüklenen vakıaların yanı sıra davalı erkeğin davacı kadına hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin bu davranışı davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder. Açıklanan nedenlerle davacı kadının manevi tazminat (TMK m.174/2) talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 4-Davacı kadın dava dilekçesi ile sadece 500 TL tedbir nafakası talebinde bulunmuş, yoksulluk nafakası talep etmemiştir. Dosyaya 25.12.2014 tarihinde sunduğu beyan dilekçesi ile yoksulluk nafakası isteğinde bulunmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde iddia ve savunmanın hangi aşamaya kadar genişletilebileceği yahut değiştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Taraflar dilekçeler aşaması dışında ancak "ıslah" yahut karşı tarafın "açık muvafakati" ile iddia ve savunmalarını genişletip, değiştirebileceklerdir (HMK m. 141). Islah veya açık muvafakatin yokluğu halinde iddia ve savunmanın geııişletilemeyeceği kanunun emredici hükmüdür. Somut olayda davalının "açık muvafakati" olmadığı gibi davacı tarafından usulünce yapılmış bir "ıslah" işlemi de bulunmamaktadır. O halde davacı kadının süresinden sonra talep ettiği yoksulluk nafakası talebi ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.02.2018 (Pzt.)