7. Ceza Dairesi 2022/6591 E. , 2025/4716 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E, H A G B A Ç I K L A M A S I MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/413 E., 2021/813 K. SUÇ : Sözleşerek firar HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön incele…
**7. Ceza Dairesi 2022/6591 E. , 2025/4716 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E, H A G B A Ç I K L A M A S I MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/413 E., 2021/813 K. SUÇ : Sözleşerek firar HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suç tarihinde onbaşı rütbesine haiz olan sanık hakkında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 71. maddesi uyarınca rütbenin geri alınmasına karar verilmemesi hukuka aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Temyiz dışı sanıklar Topçu Er ... ve Topçu Er ...n, 23.10.2010 tarihinde gazinoda sohbet ederken akşam kışla dışında gezip, geri gelme konusunda konuştuğu, bu sırada onları duyan diğer sanıklar Topçu Onb. ... ve Topçu Çvş. ...'ün onlarla birlikte kışla dışına çıkmak istedikleri, böylece herhangi biri öncülük etmeksizin sanıkların yat içtimasından sonra sivil kıyafetlerle tel örgülerden kışla dışına çıktıkları, çarşıda birkaç saat gezip alkol aldıktan sonra kışlaya dönmek üzere bir ticari taksiye bindikleri, ancak bu arada sanıkların firar ettiğinin Birlik Komutanlığınca öğrenilmesi üzerine Merkez Komutanlığında nöbetçi subay olarak görevli Topçu Bçvş. ... tarafından sanıkların bindiği araçta, kışlaya 500-600 metre kala 24.10.2010 tarihinde saat 02.45’de yakalandıkları olayda; 1.Sanığın ikrarı, temyiz dışı diğer sanıkların savunmaları, tanıklar ... ve...un anlatımları, (Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin 02.07.2013 tarihli bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın suçunun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/2. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/2. maddesi uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetildiğinde, denetim süresi içinde yeniden kasten suç işlediği anlaşılan sanık hakkında önceki hükmün aynen açıklanmasında bu nedenle bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin "23.10.2010-24.10.2010" şeklinde gösterilmesi yerine "23.10.2010" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 4. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir. 5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 6. Sanık hakkında kurulan hükümde, açıklanmasına karar verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının karar numarasının "2015/807" yerine "2008/807" şeklinde hatalı yazılması ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanacağı gözetildiğinde, zaten uygulama olanağı bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. ve 51. madde hükümlerinin karar yerinde tartışılması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan "2008/807" ibaresinin çıkartılarak yerine "2015/807" ibaresinin eklenmesi ve hükmün 5. ve 6. maddelerinin hükümden çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.