Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5419 E. , 2024/2577 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5419 Karar No : 2024/2577 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih v
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5419 E. , 2024/2577 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5419 Karar No : 2024/2577 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, ... Otomotiv İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2014 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarının 7256 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılarak davadan vazgeçilmesi nedeniyle davanın bu kısım yönünden konusuz kaldığı, ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının davacının kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı tarihten sonra verilen düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergi ve cezalara ilişkin olduğu anlaşıldığından davacının söz konusu kamu alacağının ödenmemesinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ... takip numaralı ödeme emri yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, ... takip numaralı ödeme emri ise iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının 07/08/2014 ila 08/12/2014 tarihleri arasında şirketin kanuni temsilcisi olduğu, ödeme emrine konu alacağın bir kısmının ise davacının kanuni temsilci sıfatının bulunduğu 2014 yılının Ağustos ila Aralık dönemlerine ilişkin olarak 27/01/2015 tarihinde verilen düzeltme beyannamelerine istinaden tahakkuk eden alacaklardan oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacının kanuni temsilcilik görevinin sona ermesinden sonra verilen düzeltme beyannameleri davacının kanuni temsilcilik dönemini içermekte ise de bu durum tek başına sorumluluğu gerektirmez. 213 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca davacıya atfedilecek bir kusurun ortaya konulması gerekir. Bu bakımdan, davacının kanuni ödevlerini yerine getirip getirmediği araştırıldıktan sonra takibe konu alacağın doğmasında sorumluluğu olup olmadığı belirlenerek bir karar verilmesi gerektiğinden yazılı gerekçeyle ödeme emrinin belirtilen kısmını iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına kısmen katılmıyoruz.