11. Ceza Dairesi 2016/1809 E. , 2016/4702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında TCK'nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, gerekçeli karar başlığına eksik yazılan suç tarihininde 2003 ve 2004 yıllarının mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür. 1- Türkiye Cumhuriyeti
**11. Ceza Dairesi 2016/1809 E. , 2016/4702 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Tekerrüre esas sabıkası nedeniyle sanık hakkında TCK'nun 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, gerekçeli karar başlığına eksik yazılan suç tarihininde 2003 ve 2004 yıllarının mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür. 1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 230 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden farklı suç olan sahte fatura kullanma suçunun oluştuğunu kabul eden bilirkişi raporuna atıfla gerekçeden yoksun şekilde hüküm kurulması, 2- 213 sayılı VUK'nın 227/3 ve 230. maddelerinde öngörüldüğü üzere anılan suçların oluşabilmesi için düzenlenen sahte faturaların yasada öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesine rağmen, sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için, fatura asıllarından yeter sayıda temin edilip dosya arasına konulduktan sonra yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediğinin incelenmeden hüküm kurulması, Kabule göre de; 3- Sanık hakkında 2003, 2004, 2005 takvim yıllarında "sahte fatura düzenlemek" suçlarından kamu davası açıldığı cihetle; her takvim yılında kendi içerisinde "teselsül eden" sahte fatura düzenlemek suçlarının birbirlerinden bağımsız ve ayrı suçları teşkil edeceği ve buna göre zamanaşımı hususu da gözetilerek; sanık hakkında her takvim yılı için ayrı ayrı hüküm tesisi yerine hangi takvim yılında hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin tek suçtan ceza tayini yasaya aykırı, 4- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...' ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 23.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.