10. Hukuk Dairesi 2024/661 E. , 2024/14149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1585 E., 2023/1513 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/31 E., 2023/362 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adl
**10. Hukuk Dairesi 2024/661 E. , 2024/14149 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1585 E., 2023/1513 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/31 E., 2023/362 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilinin davalıya ait işyerinde 10.03.2017 tarihinde montaj ustası olarak işe başladığını, 26.05.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini, müvekkilinin yaklaşık yerden 9 metre yükseklikte platform üzerinde, kendisine verilen görev gereği montaj işi yapmakta olduğunu, normal işini yaparken, olay yerinde kullanılan vinci kullanma yetkisi, eğitimi, sertifikası olmayan ... 'ün düğmesine basmak sureti ile vinci hareket ettirdiğini, vincin hareket ettiğinden habersiz işini yapmakta olan müvekkilinin vincin gövdesi ile platform arasına sıkıştığını, iki metal kütlesi arasına sıkışan müvekkilinin ezilmek sureti ile ağır bir şekilde yaralandığını, müvekkilinin sol bacak bileğinde çatlak kırık, özellikle sol bacak, basen ve vücudunun değişik bölümlerinde kaslarında ezilme meydana geldiğini, leğen kemiğinin yerinden kırıldığını, ezilmeye bağlı midesi ve iç organlarında da hasar oluştuğunu, yediğini sindiremediğini, belinde eğrilme ve kayma oluştuğunu, ayrıca bel fıtığı da oluştuğunu, bir süre hastanede yatarak tedavi olduğunu, taburcu olduktan sonra da 12.11.2017 tarihine kadar evinde sürekli yatarak tedavi gördüğünü, halen sağlığına kavuşmadığını, cinsel fonksiyonlarını da kaybettiğini, testislerinde ve cinsel organında ezilme meydana geldiğini, sinirlerinde harabiyet oluştuğunu, aile hayatının da olumsuz etkilendiğini, montaj ustası olarak aylık net 2.400,00 TL ücret aldığını, bir öğün yemek yardımından yararlandığını, servis hizmeti sağlandığını, hiçbir iş güvenliği önlemi almayan, ehliyeti olmayan vasıfsız, eğitimsiz bir kişiye vinci kullanmasına izin veren ve buna göz yuman işverenin olayın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası yüzüstü bırakılarak kendisine geçmiş olsun bile denilmediğini beyanla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini" dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava dilekçesinde yer alan tüm iddialara itiraz ettiklerini, müvekkili şirkete atfedilecek kusur olmadığı gibi kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının da hem davacı işçinin hem de üçüncü kişi işçinin (...) kusurlu eylemi sonucu kesilmiş olduğunu, müvekkili şirketin işveren olarak iş sağlığı ve güvenliği için her türlü önlemi aldığının açıkça tespit edildiğini, ...'ün müvekkili şirkette 26.04.2017-02.07.2017 tarihleri arasında montaj elemanı olarak çalıştığını, müvekkili şirketin gerekli uyarıları yapmasına rağmen işçi ...'ün yaptığı işten bağımsız olarak vinç kumandasını eline alıp; adeta oyuncak misali kumanda ve vinç ile oynadığını, işi ve görevi olmadığı halde işvereninden habersiz sergilediği bu davranışın ağır ihmal derecesinde kusurlu bir davranış olduğunu, müvekkili şirketin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında tüm önlemleri aldığını, tüm işçilerine gerekli eğitimleri sağlandığını, iş yerine gerekli uyarılar asıldığını, mesai saatleri içerisinde her dakika bir işçinin yanında durup onu kontrol etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kazaya kusurlu davranışları ile sebebiyet veren 3. kişinin ... olduğunu, yargılama neticesinde davacı işçiye bir maddi tazminat ödenmesine karar verilecek olursa, maddi tazminat tutarının doğru hesaplanabilmesi için SGK tarafından işçiye bağlanacak kazanç bedelinin belirlenmesini beklemek gerekeceğini, davacı yanın manevi tazminat talebi de fahiş olduğunu beyanla davanın reddini" savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davacı işçinin, davalı firmada 11.03.2017 tarihinde montaj işçisi olarak çalışmaya başladığı, 26.05.2017 tarihinde yaklaşık 7 metre yüksekliği bulunan bir ekipmanın üzerinde montaj işlerini yürüttüğü sırada, hemen hemen ekipman ile aynı yüksekliğe sahip gezer köprülü (kirişli) vincin çalışan ... tarafından hareket ettirilmesi sonucu üzerinde çalıştığı ekipman ile vinç arasında sıkışarak yaralandığı, kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13/a maddesi anlamında iş kazası olduğu, alınan kusur raporuna göre işverenin %80, davacının %10, dava dışı ...'ün ise %10 kusurunun bulunduğu, davacının maluliyetinin %16,2 olduğu, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen hesap raporu doğrultusunda 432.452,15 TL maddi tazminatın kabulüne karar verildiği, manevi tazminat yönünden ise ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, tespit edilen maluliyet oranı, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikler göz önünde tutularak 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesi ile 1-Müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığını, işverenin iş kazalarından kaynaklı hukuki sorumluluğunun kusura bağlı olduğunu, müvekkili şirketin, işyerinin güvenliğinin sağlanması için iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almakta olduğunu, kazadan sonra düzenlenen iş kazası analiz raporunda kaza nedenleri arasında tehlikeli durumlar başlığı altında; platform yüksekliği ve tavan vinci arasında yeterli mesafenin olmaması, platformun yüksek olması, çalışma ortamının sağlanmaması şeklinde sayıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir iş kazasının meydana gelmemesi için kendi bünyesi içinde gereken tüm önlemleri aldığını, diğer yandan müvekkili şirketi bünyesinde istihdam ettiği çalışanlarına da, yeterli ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini verdiğini, davacı ve ...'ün iş kazasının meydana gelmesinden kısa bir süre önce Kanun ve mevzuat gereğince iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, 2-Müvekkili şirketin herhangi bir kusurlu davranışı bulunmamakta olup aksine işveren olarak iş sağlığı ve güvenliği için her türlü önlemi aldığının açıkça tespit edildiğini, tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, 3-Somut olayın meydana gelmesinde davacı ve üçüncü kişinin birlikte kusuru bulunduğunu, müvekkili şirket çalışanı olan ...'ün, yetkisi ve görevi olmadığı halde vinç kumandası ile oynadığını ve kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkili şirket tarafından ...'e vinç kumandasını kullanması yönünde bir talimat verilmediği gibi iş tanımında da böyle bir görevi ve yetkisi bulunmadığını, kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının da üçüncü kişinin ve davalı işçinin eylemleri neticesinde kesildiğini, 4-Davacı işçiye platform üzerinde çalışırken iş güvenliği gereği verilen eğitimler sırasında; vinç kumandasını yanından ayırmaması gerektiğinin hatırlatılmış olduğunu, kaldı ki davacı işçinin de bu durumun pekala farkında ve bilincinde olup, kazadan sonra dahi müvekkili şirkete karşı açıkça kumandayı yanında taşıması gerektiği halde taşımadığını dile getirmiş olduğunu, 5-Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının iş kazasının oluşumuna tedbirsiz davranışlarıyla sebebiyet vermesi ve zararın artmasına neden olması sebebiyle hükmedilecek tazminattan yüksek yargı kararları doğrultusunda indirim yapılması gerektiğini, 6-Bilirkişi raporuna karşı itirazları dikkate alınmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda hatalı bir şekilde ...'e hiçbir eğitim verilmediği bildirilse de işbu dilekçede tekraren belirttikleri ve dosyada da mübrez olduğu halde ...'e 4 ana başlıkta eğitimler verildiğinin sabit olduğunu, bilirkişi raporunun açıkça dosyadaki delillere ve dinlenen tanık beyanlarına tamamen aykırı olarak ve genel kabuller üzerinden hazırlanmış bir rapor olduğunu, 7-Dosya kapsamında en son alınan 01.03.2023 tanzim tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirket aleyhine hesaplanan tazminat bedelinin oldukça fahiş olduğunu, mütefarik kusur sebebiyle davacı ve üçüncü kişi konumunda bulunan ...'ün payına düşen kusur oranının hatalı şekilde düşük hesaplanması sebebiyle ek bilirkişi raporu alınması yönünde itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesi kararının tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.