9. Hukuk Dairesi 2025/9561 E. , 2026/868 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1612 E., 2025/1375 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/369 E., 2022/168 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırla…
9. Hukuk Dairesi 2025/9561 E. , 2026/868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1612 E., 2025/1375 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/369 E., 2022/168 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı alt işveren ... İmalat Nak. Tur. İnş. San. ve Tic. AŞ'nin (... AŞ) Mardin'de bulunan davalı asıl işveren ... AŞ ... Fabrikası şantiyesi borulama işinde makine mühendisi olarak 24.06.2016-27.02.2017 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından 27.02.2017 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, işe iade davası açıldığını, kesinleşmiş kararın 28.09.2018 tarihinde tebliği üzerine süresi içinde işe iadesi için başvurulduğunu, ... AŞ'nin ihtarname ile davacıyı işe başlatmak için çağırdığını, davacının çağrıldığı iş arkadaşları ile birlikte Mardin'de bulunan işyerine gittiğini ancak ısrarlarına rağmen işe başlatılmadıklarını, davalının işe iade davetinin samimi olmadığını ileri sürerek boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının, Şirketten hiçbir alacağı olmadığını, davacının Şirket aleyhine Mersin 3. İş Mahkemesinin 2017/163 Esas sayılı dosyası ile işe iade davası açtığını, karar henüz kesinleşmeden Şirketçe davacının işe iade talebinin değerlendirildiğini, davalı Şirketin ... Noterliğinin 08.06.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işe başlayabileceğinin bildirildiğini, henüz ihtarname tebliğ edilmeden işyerinde kimsenin olmadığını, içeri alınmadığını iddia ettiğini ancak bunların söz konusu olmadığını, davacının asılsız iddialarda bulunarak işe başlamadığını, davacının bir yıldan az süre çalıştığını, bu nedenle kıdem ve işe başlatmama tazminatı talep edemeyeceğini, fazla çalışma yaptığında ücretinin ödendiğini, işyerinde pazar günleri, dinî ve resmî bayramlarda çalışma yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların, davacının alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının davalı işyerinde 24.06.2016-27.02.2017 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine işe iade talebiyle Mersin 3. İş Mahkemesinin 2017/163 Esas, 2017/360 Karar sayılı dosyasında açtığı davada işe iade isteminin kabulüne ilişkin kararın 03.10.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının süresinde 26.10.2018 tarihli ihtarname ile işe başlatılmasını talep ettiği, ihtarnamenin davalıya 01.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 19.11.2018 tarihli ihtarname ile işe iade talebini kabul ettiği, davacının 28.11.2018 tarihinde işyerine gittiği ancak içeri alınmadığının dinlenen davacı tanık beyanları ve tutulan tutanak ile sabit olduğu, davalının işe davetinde ciddi olmadığına dair Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatına hak kazandığının anlaşıldığı, aynı gün incelenen Mersin 3. İş Mahkemesinin 2022/1613 Esas, 2022/1614 Esas, 2022/1615 Esas, 2022/1616 Esas ve 2022/1617 Esas sayılı seri dosyalarda da fazla çalışma yapıldığının hem tanık beyanlarından hem de dosyalarda bulunan bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarından anlaşıldığı, davalının fazla çalışmanın ücretin içinde olduğu şeklindeki savunması bir arada değerlendirildiğinde tanık beyanlarına göre hesaplanan fazla çalışma alacağı talep koşullarının oluştuğu, sözleşmede fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğuna ilişkin bir ibarenin bulunmadığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı, ancak dinlenen tanık beyanlarından davacının ayda kaç hafta tatilinde çalıştığının tespit edilemediği, yine davacının hangi genel tatil günlerinde çalıştığının tespit edilemediği, bu sebeple hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı taleplerinin reddi gerektiği, davacının 01.11.2018 tarihinde davalıya tebliğ olan ihtarnamede boşta geçen süre ücretini talep ettiği, bu durumda boşta geçen süre ücretinde faiz başlangıcının ihtarnamenin tebliği tarihi olan 01.11.2018 tarihi olması gerektiği, işe başlatmama tazminatının faiz başlangıcının fesih tarihi olan 01.12.2018 tarihi olması gerektiği, davacının 28.11.2018 tarihli ihtarname ile ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının ödenmesini talep ettiği, ihtarnamenin davalıya 10.12.2018 tarihinde tebliğ olduğu, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının faiz başlangıcının 10.12.2018 tarihi olması gerektiği, fazla çalışma alacağı faiz başlangıcının arabuluculuk son tutanak tarihi olan 25.12.2018 tarihi olması gerektiği, davalıların bu yöndeki istinaf itirazlarının da yerinde olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı alacaklarının kabulüne, fazla çalışma ücreti alacağının kısmen kabulüne, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının işe başlama talebinde samimi olmadığını, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı talep edemeyeceğini, b. Davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını, c. Davacı işçinin fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı iddialarını hiçbir şekilde ispat edemediğini, fiks ücretle çalışan davacının bu alacakları talep etme hakkı da bulunmadığını, d. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Husumete ilişkin yapılan itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, b. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplamaların hatalı olduğunu, c. Davacının işe iade talebinin samimi olmadığını, d. Hükmedilen alacakların faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, davacının işe başlama talebinde samimi olup olmadığı, talep ettiği kıdem, ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı, fazla çalışma ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacakların hesabı ile faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasında işe başlatmama sonucunda geçerli hâle gelen fesih tarihindeki ücretin belirlenmesi noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması hâlinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu hâlde, ihbar ve kıdem tazminatı ile işe başlatmama tazminatı belirtilen fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanır. Ücret miktarının ispat yükü davacıda olduğundan, işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin ispat yükü de davacıya aittir. İşçinin başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin belirlenmesinde, davacı ile aynı işyerinde çalışmakta olan emsal işçi ücreti dikkate alınır. İspat yükünün dağılımına göre davacının kendisine emsal olabilecek işçiyi veya işçileri bildirmesi gerekir. Emsal işçinin belirlenmesinde ilk şart, bu işçinin hem geçersiz sayılan (ilk) fesih tarihinde hem de başlatmama suretiyle fesih tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olmasıdır. Bu özelliği taşıyan işçinin varlığı hâlinde ise emsal işçinin davacı ile eşdeğer görevde çalışıp çalışmadığı, kıdeminin davacının kıdemi ile aynı veya kıdemine yakın olup olmadığı gibi kriterler yönünden araştırma yapılmalı, bu araştırmanın sonucuna göre o işçinin emsal işçi olarak kabul edilip edilemeyeceği belirlenmelidir. Emsal işçi ücretinin belirlenememesi yahut emsal işçinin bulunmaması, bir diğer ifade ile işçinin ispat yükünü yerine getirmemesi durumunda ise işçinin işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği kabul edilmelidir. Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; geçersiz fesih tarihindeki ücretin o dönemde geçerli asgari ücrete oranı alınarak bu oranın işe başlatmama tarihindeki geçerli asgari ücret ile çarpılmak suretiyle davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücreti bulunmuştur. Ne var ki işverenin, her hâlükârda işçinin geçersiz fesih tarihindeki ücretine (asgari ücret oranında) zam yapma zorunluluğu olduğu şeklindeki bir kabul ile sonuca gidilmesi yerinde değildir. İşe başlatmama tarihindeki ücret miktarının ispatı işçiye aittir. Dosya kapsamından işçinin, işe başlatılmadığı tarihteki ücretin geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.